Ahmet ZORLU

ÇEŞNİ ..

Ahmet ZORLU

-Çevre ve Şehircilik Bakanımız ve yanında dizilenler, 4 yaşında bir çocuğun eline verilen, edep dışı bir pankart.

Poz verip gülüşüyorlar.

Ayırtır, Günahtır.

Çocuklarımızı araç olarak kullanmayın lütfen..

-Reis çıktı diyor ki, “Yeni Anayasa metninde Cumhurbaşkanı Meclisi Fesheder diye bir hüküm yok. Bunu ıspat edin, istifa ederim.”

Doğru, “Eline  sopayı alıp milletvekillerini meclisten kovar” diye bir hüküm yok.

Ama ülkeyi erken seçime götürme yetkisi de Meclisi Feshetmekle aynı anlamı taşımıyor mu?

Bu da partinizin bastırdığı broşürde açık açık belirtildi.

Yani, Ülkeyi erken seçime götürmek ile meclisi feshetmek aynı anlama geliyor, bize göre..

-Yeni Anayasa’da, ‘Partili Cumhurbaşkanının  kuracağı kabinede bakan olarak yer alacak milletvekilleri, milletvekilliğinden istifa eder’ diye bir hüküm var.

Bunu anlamakta zorlanıyorum, “Olur ya, bakan olduktan sonra gidip seçmenine ve milletvekillerine hesap verir” diye mi korkuluyor da istifa ettiriliyor.

Yani bakanlığa gelecek kişi neden milletvekilliği vasfından ayrılmak zorunda kalıyor.

-Sayın  Başbakan yeni sistemi, yani 16 Nisan’da oylayacağımız sistemi bir cümleyle özetledi;

“Belediye Başkanı neyse, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi de o..”

Belediye Başkanları, yönettikleri beldede, bir arsanın çapındaki tadilatı bile meclise götürüp onay alıyor. Bazen oy çokluğu ile geçmesi durumunda yasaya aykırı ise, muhalefet konuyu yargıya götürüyor ve kararı iptal ettiriyor.

Oysa yeni Anayasada başkan ve kuracağı hükümet, uygulamaları konusunda meclise bilgi vermek zorunda bile değil..

Ama diyorsa ki Sayın Başbakan, “Düzce Belediye Başkanı gibi” o zaman itirazımız olmaz. Baksanıza yedi sülalesini belediye yöneticisi yapmış..

-Sayın Cumhurbaşkanı, içlerinde Kayserili bakanın da bulunduğu bazı bakanların göreve getirdikleri üst düzey yöneticilerin atama kararnamelerini imzalamıyormuş. Yakından bildiğimiz bazı isimler, görevlerini vekaletle sürdürüyormuş.

Acaba referandumdan hayır çıkması durumunda bu üst düzey yöneticilerin asaleti onaylanacak mı? Ya da Evet çıksa bile, Fetö’nün AKP kanadına el mi atılacak?

Ne diyorsun Hayati, ispiyoncular da etkilenecek mi bu atama kısıtlamasından..

-Dün bir AKP’li dostuma, “Sayın başkan, referandum gezilerinde objektiflere yansıyan partinizin tepelerindeki isimlerin görüntülerindeki yüz ifadeleri çok karamsar. Hayırdır, referandumda evetten umut mu kestiniz” diye sordum..

Aldığım cevap, beklentimin ötesindeydi;

“Yok ondan değil, Evet çıkarsa halimiz nice olacak karamsarlığıdır yüzlerimize yansıyan” dedi.

-Kaymakamın biri, 16 Nisan’a kadar Nutuk’un satışını yasaklamış, yönettiği ilçede..

Eğer Atatürk’ün eğitimde herkese sağladığı fırsat eşitliği olmasaydı, Kaymakam değil, Padişahın çeşnicibaşı ya da dalkavuğu olacağını bilmiyor muhterem..

-MHP İl Başkanı dün gazetemizde yayınlanan demecinde, Sayın Bahçeli’nin konuştuğu mitinge 70 bir kişinin katıldığını söylemiş..

Bu haberi aynı partiden bir dostuma sordum, çok anlamlı bir cevap verdi ve dedi ki;

“Arkadaş ya sayı saymasını bilmiyor, ya hiç dayak yememiş…”

Ben aynı kanaatte değilim. Sadece küçük bir yazım hatası sanırım, yedi ile sıfır arasına nokta koymayı unutmuşlar..

-Kayseri’de AKP evet için boş bulduğu her alanı pankart, döviz ve afişlerle doldurdu.

Eldeki stok bitmeyince, cadde ve bulvarların orta refüjlerindeki elektrik direkleri geldi akıllarına.

Ama sıkı bağlayamamış olmalılar ki, Sayın  Cumhurbaşkanının, Sayın Başbakanının bez posterlerinin büyük bölümü yerlerde.

Maazallah Reis görürse..

Espri bir yana..

Kayseri’deki bir gözlemimle bitirmek istiyorum yazımı..

Şehrimizde Evet cephesi de Hayır Cephesi de yoğun şekilde çalışıyor. Başka illerde konuşturulmak istenmeyen çok sayıda isim de geldi şehrimize ve kamuya ait salonlarda halka görüşlerini aktarma imkanı buldu.

İl Yöneticilerimizin, huzur konusundaki hassasiyetin ötesinde, iki kesimin de rahat çalışması noktasında gösterdikleri hassasiyetin 16 Nisan akşamına kadar süreceğinden de endişen yok.

Demokrasinin uygulanması noktasında iki kesime de aynı mesafede duran ve çalışmaların önünü açan Sayın Vali’den Mahalle bekçisine kadar herkese şehir adına teşekkür ederim.

Zira 17 Nisan’da da bu şehirde yaşayacak, birbirimizin yüzüne bakacak, birbirimizden alış-veriş yapacak, çay evinde ülkenin sorunlarını konuşacağız.

Bölen değil, birleştiren her uygulama ve her söylem bu açıdan önemlidir.

Referanduma yönelik çalışmaların ‘Demokrasi Şöleni’ şeklinde sürmesi dileğiyle..

Yazarın Diğer Yazıları