Ahmet ZORLU

ÇELİŞKİLER, ÇELİŞKİLER..

Ahmet ZORLU

Hükümetin 2018 yılı enflasyon hedefi yüzde 7..

Aynı Hükümetin yılsonu gerçekleşen enflasyonu yüzde 20.30.

Hükümetin Hazine ve Maliye Bakanı çıkıp “Enflasyonda hedefleri tutturduk” diyor.

2013 yılı Ekim Ayında, Onuncu 5 yıllık kalkınma planı açıklanıyor. Bu plana göre 2018 sonu dolar kuru 1 lira 97 kuruş olarak öngörülmüş.

Geçtiğimiz Ağustos Ayı’nın bir sıcak gününde dolar 7 lira 20 kuruşa kadar çıkmış, sonra 5,5 liraya gerilemiş.

Devlet Büyüğümüz çıkıp diyor ki, “Dolar karşısında paramız son 3 ayda yüzde 20 değer kazandı..”

Paramızın dolar karşısında kaybettiği miktar gözlerden kaçırılıyor.

15 Aralık 2018’den itibaren hükümet bir uygulamayı hayata geçirdi. Ülke dışına çıkan beyinlerin yeniden Türkiye’ye dönüşü için bir kampanya başlatılarak, dönen parlak beyinlere 20 bin liraya kadar maaş ödenecekti. Hiç biri geri dönmediği gibi,  New York Times Gazetesi’nde yayınlanan bir araştırma yazısı;

“2018 yılı sonu itibarıyla 253 bin 640 Beyaz ve Mavi yakalı Türkiye’den ayrılıp Avrupa ve ABD başta olmak üzere, gelişmiş demokrasilerle yönetilen ülkelere yerleşti.”

Aynı gazetenin bir başka iddiası; “12 bin dolar milyoneri varlıklarını Türkiye’den başka ülkelere taşıdı..”

Ve İktidara yakın Sabah Gazetesi’nin köşe yazarından önemli bir iddia;

“Sabancı Ailesinin fertleri toplu halde Malta vatandaşı oldu..”

Bu haberlerin içerisinde, sanırım üzerinde durmamız gerekeni 253 bin 640 beyaz ve mavi yakalının ülkeyi terk etmesi olmalı.

Bunlar, ikinci, üçüncü dili, ana dilleri gibi konuşabilen, düşünen, kafa yoran insanlar.

Bunlar doktor, mühendis, bilgisayar uzmanı, avukat, öğretmen.

Bunları bir araya getirdiğinizde Yozgat büyüklüğünde, Kırşehir büyüklüğünde bir kentte yaşayan insan topluluğu kadar, nitelikli insan topluluğu.

Onlar yaşadıkları dünyayı, yaşadıkları çevreyi güzelleştirmek, kalkındırmak adına kafa yormaya hazırdı. Ancak onlara çalışma fırsatı verilmedi, canları kadar çok sevdikleri ülkelerinde.

Çünkü hatırlı partiliden, ‘Hamili kart yakinimdir’ yazısı almak yerine, yüksek puanlı okullarda eğitim görmüş, ülkenin her yanında başarılı işler yapacaklarına inandıkları için, parlak birer üniversite mezunu olarak iş hayatına atılmaya hazırlanmışlardı.

Onların büyük bölümü girdikleri ‘Kamu Personeli Seçme Sınavları’nda parlak dereceler almış, ama  okumuş cahillerin karşısına çıkarılıp mülakatta eleneceklerini akıllarının ucundan bile geçirmemişlerdi.

Onlardan birinin anlattıkları bu gün gibi aklımda. Diyordu ki “KPSS’de Türkiye Derecesi yapmıştım. Mülakata çağırdılar, bana ‘Kiprinin kaç dikeni var’ diye sormuşlardı. İşte o gün  tüm inancımı, ülkeme duyduğum hizmet aşkını, yönetenlere olan saygımı o salonda bırakıp kendimi zor dışarı atmıştım ve daha salonun kapısında kararımı verip Kanada’da geleceğimi aramaya karar vermiştim. Şimdi güzel ülkemin ne hale geldiğini, ne hale getirildiğini binlerce kilometre uzaktan seyrediyor ve kahroluyorum”

Bakınız iki gündür bir enflasyon hikayesi var gündemde. Emekliye, memura düşük zam vermek adına baskılanan bir enflasyondan söz ediyoruz. Enflasyon rakamları açıklanmadan önce, dolardaki artış zaten memur ve emeklinin cebine girecek parayı aldı götürdü. İki aydır kundağa sarılı vaziyette uykunun keyfini çıkaran dolar birden bire harekete geçti. Ama neredeyse bunu bile ekonomik başarı olarak nitelendirecek devlet büyüklerine sahibiz Allaha Şükür!

Yapmayın beyler, etmeyin beyler.

Konda Araştırma Şirketi’nin bir araştırması var önümde. On yıllık toplumsal değişim araştırması. Dindarım diyenlerin sayısı azalmış, biliyor musunuz? Buna karşılık deist ve ateistlerin oranı artmış güzel ülkemde. Sadece bu kadar mı, ‘mutluyum’ diyenlerin oranı da yüzde 57’den 52’ye düştü. Bu araştırmanın en acı yanı nedir biliyor musunuz?

10 yıl önce ülkemde, ‘Gazete okuyorum’ diyenlerin oranı yüzde 61 iken bu gün yüzde 27’ye gerilemiş. Buna karşılık sosyal medya kullanımı ise aynı zaman diliminde yüzde 27’den yüzde 63’e yükselmiş.

Ve son bir veri.

Kayseri’de boşanma davalarına bakan Aile Mahkemesi sayısı 7’ye yükseldi. Buna rağmen her mahkemenin raflarında dosyalar yığılı. İcra Dairesi sayısındaki istikrarlı artış, icra müdürlüklerinde dosya sayısındaki istikrarlı artış da aynı hızla devam ediyor.

Dedim ya;

Çelişkiler ülkesinde yaşıyoruz.

Başarısızlığı, felaketi, bize başarı ambalajında sunan bir yönetimimiz var.

Ama minare kılıfa sığmaz hale geldi.

Benden söylemesi.

Benden uyarması..

Yazarın Diğer Yazıları