Ahmet ZORLU

CEHALET..

Ahmet ZORLU

O dar günlerde, o zar günlerde ülkeye bir gelecek kazandırmak için yaptırdığı tüm eserlerin, satılıp yok edilişine sessiz kaldın.

Adının silinmesi için sergilenen çabaları görmemezlikten geldin.

Fikirlerine geldi sıra.

Heykellerine saldıranları, silah arkadaşlarına hain diyenleri alkışladın, koruyup gözettin.

“Keşke Yunan Galip gelseydi” diyen İngiliz artıklarını bile utanmadan omzunda taşıdın.

Atatürk için akla hayale gelmeyecek yalan ve iftiralar ürettin.

Ey Cahil, ey Ahmak, ey Budala.

Sadece adını bildiğin o Atatürk var ya o Atatürk.

İşte o Atatürk’ten önceki Padişahlık döneminde nüfus sayımında erkekler ve hayvanlar sayılır, kadınlar sayıma tabi tutulmazdı.

Neden biliyor musun?

Çünkü kadın, insanı bırak hayvandan bile sayılmazdı da ondan.

Yani davar yerine bile konmazdı kadın, Atatürk’ten önce.

O Atatürk, sönmüş bir ocağın küllerinden yepyeni, pırıl pırıl bir devlet yarattı.

Nereli olduğunu bilmiyorum ama,  dedelerinin yaşadığı topraklar belki de, Atatürk’ün önderliğindeki Kurtuluş Savaşı öncesi Ya İtalyan, ya Fransız, ya da İngiliz işgali altındaydı.

Samsunda 1919’da yaktığı kurtuluş meşalesinin altında toplandı, yurtseverler.

Senin gibi örümcek kafalılar ise, ‘Katli vaciptir’ diye fetva çıkarmışlardı onun için.

“Ordu yoksa kurulur, para yoksa bulunur” diyerek yollara düştü.

Önce ülke topraklarını düşman çizmesinden temizledi, sonra ülkenin kaderini tek adamın elinden alarak Millet İradesine teslim etti. Yani Cumhuriyeti kurdu. Demokratik bir rejimin temellerini attı. O senin özendiğin Vahdeddin Efendinin İngiltereye kaçarken bıraktığı iç ve dış borçları bile ödedi. Ülkenin en stratejik kurumlarını yabancı sermayenin elinden alarak millileştirdi.

Tebadan millet yarattı.

Sonra ne mi yaptı.

Türk Kadınına seçme ve Seçilme Hakkı verdi.

Hem de, daha Fransız kadını, İsviçre Kadınına bu hak verilmemişken.

Sonra ne mi yaptı.

Bu günkü iktidarın sata sata bitiremediği Milli Sanayi Hamlesini başlattı, onlarca milli kurumu kazandırdı bu millete.

Fabrikalar yaptırdı, deden ve baban çalışsın diye.

Üniversiteler açtı, hastaneler kurdu, okullar inşa ettirdi.

Kurduğu Cumhuriyeti, Türk Gençliğine emanet etti, biliyor musun?

Ama onun kurduğu Cumhuriyette, eğitimin temel misyonu ‘Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür’ nesiller yetiştirmekti.

Senin dini duygularını ve cehaletini kullanarak seni sömüren şeyhlik müessesesinin yerine İslamı en doğru şekilde anmatsın diye Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurdu.

Sen yüce kitabımızı okuyup anlayasın diye, kendi cebinden para vererek Kur-an’ı Kerim’i tefsir ettirdi.

Atatürk, bıraktığı ‘Gençliğe Hitabe’de gençliğe seslenirken, “Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diyordu, ta 1927 yılında.

Bilseydi, 95 yıl sonra, senin gibi bazılarının damarlarındaki kanın bozulacağını, herhalde o zaman  senin gibilerin içinde bulunduğu “Gaflete, dalalete ve hatta hıyanete”de dikkat çekerdi.

Sen ise bu gün, Atatürk’e saldırmanın dayanılmaz hafifliğinin zevkini yaşıyor, saldıranları alkışlıyorsun.

Hiçbir mazeret, hiçbir özür kapatamaz ettiğin haltı.

Sen ve senin gibilerle aynı havayı teneffüs ettiğim için kendime kızıyorum.

Ne ara bu hale geldiniz be.

Yazıklar olsun, sen ve senin gibilere.

Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyetin 95. Yılında Ulu önderin tam 26 ülkede anıtı, heykeli veya büstü var.

Heykeli, anıtı veya büstüne saldırılan tek ülke Türkiyedir.

Adalete bir hatırlatma yapmak da gerekir senirim.

Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun kanun numarası : 5816

Kabul tarihi : 25/7/1951

Resmî gazete yayın tarihi: 31.07.1951

Anayasa Kanun numarası 7872

Madde 1; Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu yaptıklarınla belki bir yıl hapis cezası alırsın o da muhtemelen ertelenir ama;

Sen millet vicdanında en ağır cezayı aldın ve ertelemesiz, infaz edildi bile cezan.

Utanıyorum, sen ve senin gibi cahillerden, insanlıktan nasiplenmemişlerden.

Utanıyorum, senin gibi örümcek kafalıların saçtığı zehrin güzelim ülkemi kirletmesinden.

Utanıyorum, sen ve senin gibilerden.

Not; Bu yazı Atatürk’ün Aziz Hatırası Türkiye Cumhuriyeti’nde, Atatürk’ün Aziz Hatırasına saldırmak için fırsat kollayan ve saldıranlara yöneliktir.

 

Yazarın Diğer Yazıları