CAMBAZ BİLE DİKKAT ÇEKMİYOR ARTIK..
Ahmet ZORLU
Yıllardır uygulana gelen 'Cambaza bak" politikası artık iflas etmiştir ülkemizde.
Zira, eğer bir toplumun mutfağında yangın çıktıysa, gemileri yakar, mutfağında yangını çıkarandan ilk fırsatta hesap sorar.
Kurnazlık dolu çıkışlar, darbe söylemleri, dini değerlerin istismarı, milliyetçiliğin körüklenmesi, hayali düşman üretme politikaları bile kurtarmaz iktidarları, milletin mutfağında ekmek azaldıysa.
Bu iktidar sayesinde hem mutfaklar, hem de ülkem coğrafyasının bir bölümü maalesef alev alev yanıyor.
Sen teröristlerin askeri birliğin önündeki bayrağı indirmesini bile askere ve polise seyrettireceksin. 'Terör yuvalanıyor, operasyon yapmamız lazım' diyen askere 'Bekle bakalım' diye izin vermeyeceksin.
Terör örgütü kentlerde bağımsız yönetimler ilan edecek, polisini, adliyesini, vergi dairesini kuracak ve biçare seyredeceksin.
Üçüncü bir ülkenin gözetiminde Oslo'da oturup resmi görüşmeler yapıp mutabakat zabıtları imzalayacaksın, Ülkeme türkülerinde küfreden Şivan Perver denilen soysuzu getirip el ele pozlar vereceksin, hendeklerin kazılmasına, kentlerin silah deposu haline getirilmesine, teröristlerin kentlerde yuvalanmasına ses çıkarmayacaksın.
Nevruz Bayramında, bir milyon kişiye Diyarbakır Meydanında teröristbaşının bildirisini dinletecek, havuz tv'lerinde canlı yayınlanmasını sağlayacak, sonra bildiriyi alkışlayacaksın. Övgü dolu mesajlar, övgü dolu köşe yazıları yayınlatacaksın.
Sonra Milliyetçilik silahını eline alıp sokağa çıkacaksın öyle mi..
Akil Adamlar diye, alanlarındaki en radikalleri seçip devletin imkanları ile il il gezdirerek 'Cici Apo' imajı yerleşmesi için çalıştıracaksın, sonunda onlar bile politikalarına isyan edecek noktaya gelecek.
Baktın ki, kamuoyu yoklamaları, Kürt Halkının desteğini çektiğini ortaya koyunca da, en keskin 'Milliyetçi' olacaksın öylemi..
Ya da teröriste terörist diyemeyecek, garilla payesi vereceksin, sonra da belediye başkanlarının yerine kayyum atanmasını tavsiye edeceksin, yerler mi..
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde vakit geçirmeden bir araştırma komisyonu kurulmalı ve terörün bu günkü noktaya gelişinde ihmali ve katkısı olanlar tek tek bu komisyona hesap vermelidir.
Zira artık dayanacak sabrımız kalmadı.
Her gün ülkemin bir yerlerine bayrağa sarılı cenaze gönderme görüntüleri sıradan vakalar haline geldi.
Gelelim ekonomiye..
Dün ekonomiden sorumlu bakanın bir gazetede açıklamasını gördüm. 110 bin tane ihracatçımızın yedek kulubesinden sahaya ineceğini ve dünyaya yayılacağını söylüyor.
Bırakın ekonomi ile ilgisi olan insanları, sokaktaki vatandaş bile ülkemin ekonomik kaosa son hızla ilerlediğini artık kabul etmiş durumda.
Emekliye ayda 100 lira maaş zammı, gıda fiyatlarına ve ısınma giderlerine yüzde 33 zam.
Asgari ücretliye 300 tl maaş zammı ve beraberinde işsizlik.
Zira 1300 lira asgari ücret ödemek istemiyor küçük işletmeler. O nedenle, akla hayale gelmedik oyunlar sahneleniyor.
Dün açıklandı. Kayıtdışı ekonomide OECD Ülkeleri arasında ilk sıraya yerleştik hamdolsun.
Daha geçen yıl bu mevsimde kilosuna 2 lira verdiğimiz portakal, mandalina sent pazarlarında bile 4 liranın üzerinde satılıyor.
Fakirin sofrasının süs olan zeytin yüzde 80 oranında zamlandı. Zeytinyağı artık seyirlik oldu. Peynirin en yağsızı, en kalitesizinin bile kilosu yüzde 40 oranında arttı.
Genç işsizlikte, resmi rakamlara göre yüzde 20, gayri resmi verilere göre yüzde 30'lardayız.
Mutfakta kazan kaynamıyor artık.
Türkiye'nin kentleri, geri ülkelerin kentlerinin sokaklarından fazla Suriyeli dilenci barındırıyor.
Ailelerde ekonomik kaynaklı boşanmalar, aile içi şiddet hiç bir dönemde görülmediği kadar arttı.
Toplumsal bir çöküş yaşıyoruz.
Ama bizi yönetenlerin tek bir ideali var, o da Parlamenter Demokrasiyi ortadan kaldırıp Başkanlık sistemini inşa etmek..
Çünkü, 14 yılda yaptıklarının hesabını vermelerini, tüm yetkileri elinde toplamış bir başkan önleyecektir.
Fakat herkesin şunu iyi bilmesini istiyorum.
Artık bu şartlarda, bu ülke yönetilemez.
Ya yönetenler akıllarını başlarına alır, ülkemin kangrene dönüşen sorunlarının üzerine cesaretle gider, öncelikleri yeniden değerlendirir.
Ya da, seçim kararı alıp emaneti çok değil bir yıl içinde millete teslim eder.
Zira, artık Cambaza baktırılarak oyalanan millet gerçekleri görüyor, idrak ediyor ve oynanmak istenen büyük oyunun farkında..