Ahmet ZORLU

BÜYÜTTÜĞÜNÜZ TÜRKİYE..

Ahmet ZORLU

Yoksulluk, yolsuzluk, yasakları kaldıracağız, dediniz oy verdik bekledik, sonuç fiyasko. Tersini yaptınız..

İstikrar sürsün, Türkiye Büyüsün dediniz, ‘Hadi bakalım bir dönem daha’ dedik, sonuç hezimet. Büyümeyi bırakın, küçülttükçe küçülttünüz ülkeyi..

Asker dediniz ordumuzun hali ortada, üniversite dediniz rektörler emir erine döndürüldü. Vesayet anlayışı dediniz kamuyu harabeye çevirdiniz.

Komşularla sıfır sorun dediniz, dost komşu sayısını sıfıra indirdiniz.

Masrih Kriterleri olmazsa, Ankara kriterleri olur dediniz, besleyip büyüttüğünüz, kilit görevlere getirdikleriniz Devlet Yönetimini ele geçirmeye kalkıştılar.

Analar ağlamasın dediniz, memleket ağlayan anaların gözyaşları ile sulandı.

Şimdi de diyorsunuz ki, “Evet deyin, Türkiye uçsun..”

Türkiye’yi uçuracak hangi uygulamayı gündeme getirdiniz de birileri size ayak bağı oldu.

Bakın size son 10 günde yaşananlardan örnekler vereyim de, sonra sorumu sorayım..

  1. Dünyanın en önemli reyting şirketi Moody’s ekonomimizin görünümünü durağandan negatife indirdi. Yani, artık yatırım yapılacak ülke değiliz.
  2. İşsizlik oranları açıklandı. Son 10 yılın zirvesinde. Resmi rakamlara göre, 4 milyon işsiz insanımız var. Aileleriyle birlikte hesap ederseniz dram daha net şekilde ortaya çıkar.. 4 Milyon paket makarna, 4 milyon ton kömür demektir bu..
  3. Daha 15 gün önce ziyaret ettiğiniz Rusya Afrin’de PYD ile kap kurdu. Rus Komutanlar PYD’lilerle birlikte Megri Megri naraları atıyor. Ruslardan yüz bulan PYD Keskin Nişancısı öncesi sabah askerimizi şehit etti.
  4. Barzani Kerkük’ü fiilen işgal etti.  Oradaki Türkmen soydaşlarımızın vatandaşlık hakları bile tehlikede ama sesimiz çıkmıyor.
  5. Dost dediğiniz, iktidara gelmesini umutla beklediğiniz Trump yönetimi, hem Menbiç’te hem Rakka operasyonunda YPG ile birlikte hareket edeceğini açıkladı. Yani, YPG politikanız tamamen çöktü.
  6. Merkel giderek sertleşiyor. Almanya ve Hollanda ile kavgaya girdik, ama bütün Avrupa karşımıza dikildi. Bulgar Hükümeti, Türkiye’nin seçimlerine müdahale ettiği iddiasıyla Büyükelçisini geri çağırdı. Ulusal güvenliğini tehdit etme gerekçesiyle Edirne Valiliği Özel Kalem Müdürü’nü sınır dışı etti.
  7. 7.   Ve Sayın Cumhurbaşkanımız, önceki gün Anadolu Yayıncılarına hitaben yaptığı konuşmada, sadece Avrupa Ülkelerinin hükümetlerini değil, batılıların hepsini birden hedef tahtasına koyarak, “Karşımıza maske ile çıkanlara haydut muamelesi yapmaya karar verdik. Bize parmak sallayan Avrupalılara sesleniyorum; Türkiye itilecek, kakılacak, onuru ile oynanacak, bakanları kapılardan kovulacak, vatandaşları yerlerde sürüklenecek bir ülke değildir. Dünyanın her yerinde bu yaşananlar çok yakından takip ediliyor. Siz böyle davranmaya devam ederseniz, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Avrupalı, Batılı, güvenle, huzurla sokağa adım atamaz.” demesin mi…
  8. Avrupa’dan ve ABD’den gelen uygulamalar için dost bildiğimiz ülkelerin tek bir tanesi Türkiye’nin yanında yer alacak açıklama yapmıyor.

Dün Avrupa basını ağır birliği yapmışçasına aynı manşetlerle çıktı. Yazmak bile istemiyorum, dünkü manşetleri..

Ama herkes gibi ben de endişeliyim.

Ama Avrupa ülkelerinde gözlerini açmış, cebinde çifte pasaport taşıyan insanlarımızın Türkiye’de yaşayan bir yakını olarak endişeliyim.

Zira gelen haberler iç açıcı değil.

Danimarka Hükümeti, işsiz Türk Vatandaşlarından türbanlı olanlara sosyal yardım vermeme kararı aldı.

Bazı Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın çalıştığı kurumlara giden polis Türk çalışanları tek tek fişlemeye başladı.

Şimdi, gelinen bu noktada siz diyorsunuz ki, “Evet oyu verin, Türkiye uçsun..”

Tamam verelim, verelim de Türkiyeyi nasıl uçuracaksınız. Bu güne kadar yaptıklarınızın  üzerine ne koyacaksınız.

Artık kuru sloganist söylemlere karnımız tok.

Zira yerli uçağımız göklerde dediniz, fabrikası bile yok ortada.

Yerli otomobilimiz yollarda dediniz onu bile beceremediniz.

Yerli tankımız cephede dediniz, tankın motoru yok.

Türkiye’nin motoruna bile su kaynattınız.

Tulumbayı susuz bıraktınız.

Ve biz her şeyin farkındayız.

O zaman 16 Nisan ‘dan önce bizi öyle bir ikna edin ki, Evet’e tereddütsüz mührümüzü vuralım.

Yazarın Diğer Yazıları