Ahmet ZORLU

BU BİR TUZAKTIR..

Ahmet ZORLU

Koskoca televizyon kanalında, ‘Rektör’, ‘Öğretim Üyesi’, ‘Yazar’ etiketi taşıyanlar oturmuş, TEOG konusunda Cumhurbaşkanının açıklamasından sonra, bu sınav sisteminin ne menem bir bela olduğuna, çocukların geleceğini kararttığına kitleleri inandırmaya çalışıyor.

Milli Eğitim Bakanı da, yalanı o kadar ileri götürdü ki, “4 Yıldır TEOG Sistemini kaldıracak düzenleme üzerinde çalışıyoruz” diyor.

Be mübarek adam,  TEOG’un zaten 4 yıllık geçmişi var.

Bu sistemi çıkarmadan mı kaldırmak için çalışmaya başladınız.

Bütün anne babalar, TEOG’un kaldırılması ve nota göre okul tercihi gibi bir noktaya gelinmesi, ‘Hamili kartlıların Fen ve Anadolu liselerine’ sizin çocuklarınızın da İmam-Hatiplere gitmesi sonucunu getirecektir.

Bakınız Sayın Cumhurbaşkanı, TEOG’la ilgili açıklamayı yaptığı programdan çıkmadan sosyal medyada şu yorumu yapmıştım.

Aynen buraya alıyorum;

Reis açıkladı;

TEOG KALKIYOR..

Dileyen dilediği İmam Hatip Lisesine kaydını hiç bir sınav kaygısı olmadan yaptırabilecek artık..

Evet yapılacak düzenlemenin özetiydi, sosyal medyaya düştüğüm bu not.

Zira iktidar,  talepleri dikkate almadan, çok sayıda eğitim kurumunu İmam Hatip Lisesi’ne dönüştürdü.

Bir çok ilçede öğrencilerin gidecekleri ikinci bir eğitim kurumu yok ve lise eğitimi görmek istiyorlarsa ya açık lise, ya da İmam-Hatip Lisesi’ne gitmek zorunda bırakıldılar.

Yine bir çok ilçede düz lise kontenjanları dolunun ötesindeyken, İmam-Hatip liseleri öğrenci sıkıntısı çekiyor.

Bu durumda yapılacak olan, başarı kriterini ortaya koyan sınav sistemlerini ortadan kaldırarak, çocuğun geleceğini okul yönetiminin takdirine bırakmak.

Günümüzde okulların başındaki insanların da nasıl anti liyakat esası ile seçildiğini yeniden anlatmamıza gerek yok.

Dolayısıyla,  fen liseleri, Anadolu liselerinin kapıları sonuna kadar partiliye,  eşe dosta açılacak ve başarı kriteri, hamili kart kriterine dönüştürülecek.

Şimdi diyeceksiniz ki, “Neden İmam-Hatip liselerine bu kadar karşısın. Bırakalım çocuklarımız din eğitimi alsın..”

Bu da bir bakış açısı.

Ama biliyor musunuz, 2017’deki üniversite yerleştirmelerine baktığımız zaman, sınava giren 240 bin İmam-Hatip mezunu gencin sadece 40 bini, onlar da sıradan üniversitelerin sıradan bölümlerine yerleşebildi.

200 Bin İmam-Hatip Lisesi mezunu, üniversitelerin öğrenci avına çıktığı bir dönemde herhangi bir üniversiteye yerleşemedi.

Bu gerçeği gören Sayın Cumhurbaşkanı ikinci Bombayı da ABD’den patlattı ve Üniversite girişinde uygulanan sınav sistemini de kaldıracaklarını açıkladı.

Zira, eğitim kalitesi düşük.

Siz sanıyor musunuz, TEOG kalkar,  bir çok çocuk fen ve Anadolu liselerine yerleşir, böylece üniversitelerin iyi noktalarına partilinin çocuğu yerleşir.

Hayır kardeşim öyle de olmuyor.

Yine 2017 üniversite yerleşmelerinden bahsedeyim size.

Her zaman olduğu  gibi fen lisesi çıkışlıların yüzde 68’i yerleşti üniversitelere.

Düz liseler yüzde 54 ile ikinci sırada.

Ve bu yıl ilk kez düz liseler Anadolu Liselerini geçerek, üniversite yerleşiminde Anadolu Liseleri üçüncü olabildi.

Neden biliyor musunuz.

Çünkü bazı İmam-Hatip Okulları, ‘Anadolu İmam Hatip Lisesi’ olarak faaliyet gösteriyor ve Anadolu Liselerinin, Üniversite yerleşim başarısını bu faktör etkiledi, düz liseler üniversite yerleşmesinde Anadolu Liselerinin önüne geçti.

Dolayısıyla bu tuzak,  İmam-Hatip liselerini seçeneksiz hale getirmeye yöneliktir ve Teog kaldırıldıktan sonra, üniversite yerleştirmelerinde Anadolu liselerinden sonra Fen Liselerini de alt sıralara itecektir.

Yani lise eğitimi kalitesi geri gidecek, fen liseleri, Anadolu liseleri ve düz liseler de İmam Hatipleştirilecektir.

Üniversiteye girişte de bir başarı kriteri bırakılmayacağına göre, artık partili kartıyla tıp fakültelerine yerleşmiş doktor adayları,  parti yöneticisin torpiliyle hukuk fakültelerine girmeyi başarmış, baba tosunlarının önü açılacak, iyi bir eğitim diye dirsek çürütenleri ise hazin bir gelecek bekleyecektir.

,,,,,,,,,,,,,,,

Kayserispor Kulubü Başkanı Erol Bedir aradı önceki gün.

Erciyesspor’un parasızlık yüzünden deplasmana gidememesi, buna karşılık Kayserispor’un gazetecileri de toplayıp özel uçakla Van’a uçması sonrası, sosyal medyada paylaştığım, “Bu ayıp sana yeter Kayseri” sözü, kendisine bir başka şekilde aksettirilmiş olmalı ki, seyahatin finansı ve takımların durumu ile ilgili bilgiler verdi.

Bedir, Van Deplasmanı için uçağın ve diğer masrafların Ankara’daki bir işadamı tarafından karşılandığını, kiralanan ucağın 150 kişilik olması üzerine de gazetecilerin de maça gittiklerini anlattı.

Bedir Erciyessporun, Kayseri’de yaşaması gereken bir takım olduğunu, ancak kendisinin üstlendiği Kayserispor’un yükü nedeniyle  bu takıma eğilemediklerini de dile getirdi ve “Van deplasmanına gidememesi beni de sizin kadar üzdü.  Erciyesspora sahip çıkmak ve içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlamak gerekiyor” dedi.

Sayın Bedir’in bu yaklaşımını gecmişte Erciyessporun sırtından ünlenen, namlananlardan da bekliyorum. Zira bu gün başarıları ile kivanç duyduğumuz Kayserispor’un adını kazıdığınızda altından Erciyesspor çıkar.

Bu kenti yönetenlerin bu hassasiyetle, Kayseri’nin bir zamanlar gururu olan Erciyesspor için gerekli önlemleri almaları en büyük temennimdir.

Erol Bedir’e de gösterdiği duyarlılık nedeniyle ve Kayserispor’u bu zor deplasmana kiraladığı uçakla gönderen, oradaki giderlerini de karşılayan işadamımıza da teşekkür ediyorum..

Yazarın Diğer Yazıları