BOZDUKLARINIZI ONARIN, SORUN ÇÖZÜLSÜN ..
Ahmet ZORLU
İki gündür izliyorum, Dolar Bozdurma kampanyası doları aşağı çekecek mi? diye ama maalesef olmuyor.
Milli duruş açısından önemli elbette, doların yükselişine karşı konulan ortak tepki, ancak çözüm değil.
Zira, vatandaşın yastık altı öyle sanıldığı gibi kabarık değil.
Kabarık yastık altına sahip olanlar ise, işin etrafından dolanıyorlar..
Döviz hesabı olan iller sıralamasında Kayseri ilk sırada ise demek ki, göstermeliğin ötesine geçmiyor bu iş.
Sayın Cumhurbaşkanımız da dolarlarını bozdurarak kampanyaya katılmış.
Adalet Bakanının yalancısıyım, meclis kürsüsünden bir kağıt gösterip, “Bakın bozdurdu” demiş, ancak makbuzun fotokopisi istenince Meclis Başkanı, “Burası banka şubesi değil” diye çıkışarak muhalefetin talebinin önünü kesmiş.
Beyler, sorun vatandaşın yastık altı değil.
Bunu anlatmaya çalışıyorum.
Millet olarak, ekonomi ile demokrasinin birbirine çelik halatla bağlı olduğunu kavramadığımız sürece bu işin önünü alamayız.
Bakınız dünyaya, en gelişmiş 20 ülkenin sadece 2 tanesinde Başkanlık rejimi var, ama güçler ayrılığı ilkesi ile birlikte.
Ama en geri 20 ülkenin 20’si de başkanlık sistemi ile yönetiliyor.
Bir ekonomist değilim, ama dış mihrakların da katkısı ile yaratılan bu sıkıntıdan çıkışın reçetesini ben bile biliyorum.
Ben de ekonomistlerin yalancısıyım, ama diyorlar ki;
“Hükümet vatandaşları dolar bozdurmaya teşvik edeceğine, önce bozduğu siyasal ve sosyal dengeleri onaracak düzenlemeler yapsın, dolar 3 liranın altına düşmezse namerdiz?”
Peki nedir bu sosyal ve siyasal düzenlemeler.
1. Hükümetin başındakiler çıkıp, OHAL bir daha uzatılmayacak desin..
2. Hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanı, içinde ne olduğu bile bilinmeyen başkanlık sistemi ısrarından vazgeçerek, parlamenter demokrasinin güçlenmesi için önlemler alınacağını açıklasın.
3. Tarafsız Yargı anlayışının dip yaptığı toplumu, bu anlamda inandırıcı kılacak önlemler alınsın. Mesela HSYK’nın bağımsızlığı tam olarak sağlansın.
4. Suriye Macerasından vazgeçilsin, ama Türkiye’ye yönelik her türlü müdahalenin en şiddetli şekilde cezalandırılacağını 7 düvele ilan etsin.
5. Yayınlanan OHAL Kararnamelerinde, terörle ve Fetö ile ilgisi olmayan düzenlemelerden geri adım atılsın.
6. Basın-Yayın kurumları üzerindeki baskıyı rahatlatacak düzenlemeler hemen hayata geçirilsin, görevinden dolayı tutuklu bulunan gazetecilerin tutuksuz yargılanmaları sağlansın.
7. Avrupa Birliği, ABD gibi ülkelerle ilişkiler, bu güne kadar olduğu gibi, tam bağımsızlık ve karşılıklı çıkar ilişkileri esası çerçevesinde yeniden düzenlensin.
8. Merkez Bankası’nın üzerindeki baskı tamamen kaldırılarak hareket alanı genişletilsin.
9. Sayın Cumhurbaşkanının, İdam gibi, başka ülkelerin yönetimlerine sataşma, meydan okuma gibi alışkanlıklardan vazgeçmesi talep edilsin.
10. Çevremizdeki ülkelerden başlamak üzere, ülkelerin toprak bütünlüğü ve toplumların iradesine saygı gösterilsin.
Ne diyorsunuz, yukarda sıraladıklarımın hiç biri büyük mali yatırım da gerektirmiyor.
Ayrıca bu düzenlemeleri yapmayı hiçbir dış mihrak da engelleyemez.
O Halde, hayali düşmanlar yaratarak, milli duyguları istismar ederek, dolar yakarak, Türk Parası ile Dış Ticaret gibi hayali uygulamalara yönelerek bu işin üstesinden gelmemiz imkansız.
Yapısal reformlara öncülük ederek, milletin arasına ekilen nifak tohumlarını ortadan kaldırarak, terörün her türlüsüne karşı koyarak, başka ülkelerin iç işlerine soktuğumuz burnumuzu geri çekerek, üretim ve istihdam temelli atılımlar yaparak bu işin üstesinden ancak gelinebilir.
Yukarda sıralanan 10 maddenin büyük bölümü, toplumun, milletin de nefes alacağı düzenlemeler değil mi?
Bir denersek ne kaybederiz.
Gerçekten, ekonomide bozulan dengeleri onaracaksa, niye karşı cıkalım ki.
O halde bizi yönetenlere biz de buradan bir kez daha seslenelim ve diyelim ki;
“Bana, olmayan dolarını bozdur diye çağrı yapacağına, ülkede demokrasinin yeniden hayat bulması, Laik, Sosyal Hukuk Devleti’nin onarımdan geçirilmesi konusunda bir adım at bakalım. Gerçekten dolar gerileyecek mi, hep birlikte görelim..”