BİR GARİP İHALE..
Ahmet ZORLU
Önceki gün, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bir ihale ilanı yayınlanmış Ekap’ta.
Bir tanıdığım aradı ve ihale ilanını incelememi istedi.
Tıbbi Medikal Sektöründe yaşanan çarpık ilişkileri de yakından takip ettiğimi bildiğinden, beni yormadan ilanın dosyasını attı.
Dünkü köşe yazıma konu edecektim, ama tamamen teknik detaylarla dolu ilan olduğu için, anlayan birine inceletmeyi tercih ettim.
İlanın içeriği konusunda teknik bilgiye sahip değilim, ancak ihale ilanının altındaki 3 imzanın ikisini yakından biliyorum.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Ekipleri tarafından daha 10 gün önce gözaltına alınmış, sorgulanmış, biri Prof. Dr., biri Doktor iki ismin imzası var.
Yeniden haber kaynağımı aradım ve dedim ki, bu ‘İsimler dışında hangi noktaya dikkat etmem gerekiyor..’
Verdiği cevap enteresan;
“Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yakında Şehir Hastanesi olarak inşa edilen binaya taşınacak. Bu binaya taşındıktan sonra tıbbi malzeme alımı da dahil bazı uygulamalarda sistem değişiyor. Yani ihalelerde son karar, birim amirlerinin değil, oluşan satın alma merkezinin olacak. Bu biline biline böyle bir stok ihalesi için neden bu kadar acele ediliyor, bu bir. Şartnameyi inceleyen, konunun uzmanları, bir çok ürün çeşidinde şartnamenin bir firmayı tarif ettiği ve bu firmanın geçmişte sizin yazılarınıza konu olmuş kişiye ait olduğunu da göreceksiniz bu iki. Daha haklarındaki yasal takip sürerken, böyle bir ihale komisyonunu oluşturan 3 kişiden ikisinin bu isimlerden seçilmesi, bu da üç” dedi ve kapattı.
On dakika sonra dayanamamış olacak ki, yeniden aradı ve “İhale ilanındaki üçüncü kişi de yakında Doçent olacak. Şimdiden buraya yazıyorum. Zira kendisine bu güvence verildi” dedi yeniden kapattı telefonu.
Kimseye haksızlık etmemek adına, bu sektörde geçmişte veya bu gün hizmet veren bazı dostlarımı tek tek arayıp sordum.
Teknik detaylar bir yana, ihalenin zamanlaması ve ihale komisyonu noktasında haber kaynağımın dile getirdiği konularda aynı görüşleri paylaştılar.
Dürüstlüğü, çalışkanlığı ve bilimsel kimliğinden zerre kadar şüphe duymadığım Kayseri Kamu Hastaneleri Genel Sekreterinin, haklarındaki yasal soruşturmanın daha mürekkebi kurumadan bu isimlerle ihaleye çıkmasına gerçekten anlam veremedim.
Zira, şartnamede izah edilen firmanın ürünlerini satan kişinin önceki şirketi hakkındaki kişisel ve yasal haklardan mahrumiyeti de içeren hapis cezası kararını daha önce bu köşede konu etmiştim.
Adamın elinin altında 3-5 şirket var, kurucu ve sahipleri farklı. Birine yasak ve soruşturma geldiğinde bir ikincisini devreye sokuyor ve bunu hastane çevrelerinde bilmeyen yok.
Adam, Fetöcü Gesiad’ın eski üyesi.
Ama, buna rağmen tıbbi medikal ürünlerinin satışında Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde neredeyse tek söz sahibi.
Sanırım Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği, 2017/270294 nolu ihale ilanını incelerse ve ihale komisyonunun 3 isminden ikisi hakkındaki yasal takip konusunda bilgilenirse, en azından şartnameyi yeniden düzenler ve bu alanda faaliyet gösteren firmaların ihaleye girmesini sağlar.
Böylece kamunun çıkarını korumuş olur..
VİP SANIKLAR..
Kayseri’de 3 gündür devam eden bir dava var.
VİP isimlerin yargılandığı.
İş dünyasından ve siyasetten isimler, enteresan şeyler anlatıyorlar ifadelerinde.
Şu ana kadar verilen ifadelerle ilgili geniş bir değerlendirme yazısını duruşmaların bitiminde yazacağım, ama;
Sanık avukatlarından birinin mahkemeye sorduğu soru var, bakanımızla ilgili;
“Sayın Bakan ile ilgili bunca ifadeye rağmen, Sayın Savcı Meclis Başkanlığına fezleke gönderdi mi, bakanı ifadeye çağırdı mı? diye.
Ben sayın avukatın sorusuna bir soru daha ekleyeyim..
Bazı gazetelerde yer alan ve Fetullah Gülen’in yanında padişah boncuğu gibi dizilen milletvekilleri vardı hani.
Bu fotoğrafta yer alan ve halen bir çoğu Ak Parti Milletvekili olan bu isimlere neden hiçbir savcı, “Niye gittiniz Fetullah Gülen’in huzuruna, ne konuştunuz, size ne söyledi?” diye sormadı, gerçekten merak ediyorum.
Bir başka sanık da ifadesinde, “İl Başkan Yardımcısı olduğum dönemde AKP’ye 15 bin üye kazandırdım” demiş.
Bu üyeleri kaydederken Sayın İl Başkan Yardımcısı, o günkü adıyla Cemaat bağlantılarına da bakmış mı.
Yoksa Cemaatten mi kaydetmiş bu 15 bin kişiyi?
Merak işte benimkisi..
Zira o dönemde elinize geçen TC Kimlik Numarasını, siyasi görüşüne bakmadan partiye kaydettiğinizden o günün 2 ilçe başkanı birer yıl hapis cezası almışlardı hatırladığım kadarıyla.
Ve CHP’lisi, MHP’lisi gıyapta üyelik yüzünden hala sıkıntı çekiyor.
Örnek ise MHP Kahramanmaraş İl Kongresi.
AKP Üyesi olduğu ve MHP Kongresinde delege olarak oy kullandıklarından il kongresi iptal edildi, daha 3-5 gün önce.
Zira bunların hiç biri AKP’ye üye yapıldıklarından bile haberi olmayan MHP’liler değil miydi?