BAVUL TOPLAMA ZAMANI..
Ahmet ZORLU
MHP Lideri Devlet Bahçeli, seçime 5 gün kala, seçim tekrarı sinyali vermiş..
Olur da, Cumhur ittifakı meclis çoğunluğunu kaybederse, Cumhurbaşkanının yeni bir seçim kararı alabileceğini söyleyerek, adeta seçmene aba altındaki ‘Erken seçim’ ya da ‘Hemen seçim’ sopası göstermiş..
Bir yandan da yapılan hesaplamalar, MHP’nin Meclis’te grup kuracak sayıda milletvekili bile çıkaramayacağı noktasına odaklandı.
Öyle görünüyor ki, bu ittifakta kandırılan MHP Merkez Yönetimi ve AKP Lideri olacak.
Çünkü Ankara’da varılan tuzaklı mutabakakat MHP tabanında yer bulamamadı. Taban ‘Siz bildiğinizi yapın, biz bildiğimizi yapacağız’ diyerek, Meclis Seçiminde İyi Parti’ye, Cumhurbaşkanlığı adaylığında da Meral Akşener ve Muharrem İnce’ye destek verme noktasında kararlı gözüküyor.
Bu durumu gören bir çok MHP Yöneticisinin de masalarını topladığı, bavulları indirip tozunu sildiği, bavul hazırlamaya başladığı bilgileri geliyor.
MHP Grup kurar mı, Bahçeli’nin dediği gibi yeni bir seçim olur mu, bunları sandık belirleyecek.
Ama Sayın Bahçeli son iki yıldır izlediği, tabanına bile ‘Bu adam ne yapmak istiyor’ dedirten uygulamaları ile Türk Demokrasi Tarihi sayfalarında hiç de iyi anılmayacak söz ve uygulamalara imza atmıştır.
Özellikle hiç hesaplamadıkları Millet İttifakı hem Bahçeli’nin, hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın moralini allak bullak etmiştir. Bunun net yansımalarını, Sayın Cumhurbaşkanının kürsü konuşmalarında, Devlet Bahçeli’nin hırçınlaşan açıklamalarında görmek mümkün.
Özetleyecek olursak, Cumhur İttifakı kendi aldıkları seçim kararına kendileri hazırlıksız yakalandılar.
Yaptıkları her hamleye karşılık, Cumhur İttfakı adaylarından daha usturuplu hamlelerle karşılaştılar.
Şimdi seçmenin kafasını bulandırmaya yönelik bir takım ucuz numaraları konuşturmaya başlayarak, seçmenin kafasını daha da karıştırmaya çalışıyorlar.
Mesela, “Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, bu 15 günlük süre içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı bir çılgınlık yapıp seçimi iptal gerekçesi yaratacak bir yola başvurabilir mi?” sorusu dolaşmaya başladı ortalıkta.
Hiç kimse merak etmesin.
Bu seçim ikinci tura kalacak ve Sayın Cumhurbaşkanı, birinci tur ile ikinci tur arasındaki 15 günlük zaman zarfında bavulunu hazırlamanın ötesinde hiçbir şey yapamayacaktır.
Zira bu millet, bu seçimde kullandığı oyun hesaba katılması adına her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırdır.
Hiçbir eşantirik, milli iradenin sandıktan sağlıklı şekilde çıkmasına engel olamayacaktır.
Siz bakmayın kamu oyu yoklamalarında ittifakların ortalama oyunun yüzde 50’ler civarında çıktığının gösterilmesine.
İnanın, 16 yıldır her seçimde AKP ve Erdoğan dışında hiç kimseye oy vermemiş o kadar çok isim tanıyorum ki, “Artık tamam” diyen.
Ama oluşturulan, hakim kılınan korku imparatorluğu yüzünden vatandaş, anketörlere bile gönül rahatlığı içerisinde cevap vermekten korkuyor.
Artık Millet AKP’nin birinci kuşağını zengin ettiğini ve sıranın ikinci kuşağa geldiğini görüyor.
Kibir Abidesi bu yapının, halkını küçümseyen bu kesimin iyi bir ders alması gerektiğine çoktan karar verdi.
Aranan tek şey, “Vatandaşımın Nüfus Cüzdanı, devlette en büyük torpili olacaktır” diyecek bir ses, ya da “Ben, beni aday gösteren partinin değil, 81 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım” diyecek bir ses bekliyordu.
Bu köşeden defalarca uyardım iktidar mensuplarını.
Kendinizi dev aynasında görmeye başladınız, sizi o sırça köşklere oturtan halktan koptunuz, bir gün gelir o sarayları uzaktan seyredip iç geçirmek zorunda kalabilirsiniz diye.
Şunu açık ve net söyleyebilirim;
25 Haziran Sabahından itibaren, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
İkinci Tura kalacak adayların hangisi seçilirse seçilsin, karşısında güçlü bir parlamento bulacak ve her uygulaması bu parlamentonun süzgecinden geçecek.
Ve Sayın Bahçeli’nin “Fiili duruma Hukukilik kazandırma” gibi dahiyane! Projesi, Türkiye’nin başı daha fazla derde girmeden son bulacaktır.
Yani kazanan kim olur bilemem, ama demokrasi kazanacaktır. Sağduyu kazanacaktır. Umut kazanacaktır, huzur kazanacaktır.
Zira bu günlerde, en çok istek alan Türkü, Musa Eroğlu’nun sesinden her yerde yankılanıyor;
“Yolun sonu görünüyor..”