Ahmet ZORLU

BABAYİĞİT OLMAK..

Ahmet ZORLU

Hatırlarsınız, Memleket Büyüklerinden biri çıkıp demişti ki, “Yerli otomobil yapacak bir Babayiğit arıyorum..”

İliklerine kadar Devlet İhalelerinden beslenen 3-5 kişi bir araya geldiler, bundan sonraki işlerini garanti altına almak için Devlet-i Ali ile Yerli Otomobil yapma konusunda bir sözleşme yaptılar..

Oysa bu günlerde, yerli otomobilden önce en temel gereksinimlerimizi karşılayacak ihtiyaçları üretmesi gereken, ne çok Babayiğite ihtiyacımız var, farkında değil misiniz..

Mesela, yerli ırk canlı hayvan üretecek bir Babayiğit arıyorum ben önce.

Yerli canlı hayvanı beslemek için yerli saman üretecek babayiğit bir çiftçi.

Yerli Mercimek üretecek, yerli nohut üretecek, Anadolunun ekilmediği, biçilmediği için kıraçlaşmış topraklarını yeniden tarımla buluşturacak yerli ve milli babayiğit çiftçilere ihtiyacımız var mesela.

Afrikada binlerce hektar arazi kiralayıp tarım yapmaya kalkışan değil, ülkemin kaynaklarını tarım ve hayvancılığa kazandıracak Babayiğit Yöneticilere de ihtiyacımız var bu günlerde.

Sümerbank gibi her şeyi yerli ve milli fabrikalar açacak Babayiğit yatırımcı da lazım elbette. Böylece ekmeyi unuttuğumuz yerli pamuk da ekilmeye başlanır belki Çukurova’da.

Ya da kapısına kilit vurulup arsaları yağmalanan Et ve Balık Kurumu Kombinalarını yeniden açacak, böylece hayvan yetiştiricisinin sigortası haline gelecek Babayiğit yöneticilere de ihtiyaç duyuyoruz bu günlerde.

Milli Kağıt Sektörümüzün Sekası’nı yeniden ayağa kaldıracak babayiğit yöneticiler de olmalı güzel ülkemde.

Veya, ekmeğini tütün yetiştiriciliğinden kazanan Ege Çiftçisini, Adıyaman Çiftçisini düşünüp, yerli tütün ekimini teşvik edecek, yabancı sigara tekellerine dur diyecek babayiğit yöneticiler de lazım bize.

Güzel ülkemin Şeker Fabrikalarını satıp savmak yerine, modernleştirecek, çiftçinin alın teri pancarının yine değerli bir ürün olmasını sağlayacak ve kanser yapan tatlandırıcılara dur diyecek babayiğitler de lazım.

Ve hepsinden önemlisi nedir biliyor musunuz?

“Şeyh azraili dövmüş. Azrail Allah’a şeyhi şikayet etmiş, Allah şeyhden çekinmiş. 
Şeyh uzay mekiğinin içine girmiş, civataları gevşetmiş. Uzay mekiği şeyhin sabotajı ile düşmüş.
15 temmuzda şeyh uçarak TBMM nin damına konmuş. F16 ya bir tokat atmış bomba kenara düşmüş.
Şeyh gidip Allah ile pazarlık yapmış depremi önlemiş.
8 yaşında kız çocuğu evlenilebilirmiş.
Kadınları dövmek kadına verilen değerdenmiş.
Baba kızına arzu duyarsa orucu ve abdesti bozulmazmış.
Erkek çocuklarına yapılan tecavüz değil bademleme imiş. 
Kız çocuklarına tecavüz elleşmekmiş.
Dört defa evlenmek caizmiş.
Cinsel ilişki sırasında şeyhini düşünmezsen doğacak cocuk arsız olurmuş.
Şeyhin sünnet olan çocuğunun sünnet kabuğunu öpmek sevapmış.”

Gibi safsatalar üreterek, millete din adına hurafe satarak kurdukları sırça köşklerden bu garip milleti sövüşleyen ve saray hayatı yaşayanlara “Haddini bil ulan” diyecek babayiğit yönetenlere çok ihtiyacımız var, biliyor musunuz..

Bu güzel ülkenin gençliğini, din adına hurafe satanların elinden kurtaracak, okullarımızda yeniden Fikri Hür, İrfanı Hür, Vicdanı Hür gençlerin yetişmesine zemin hazırlayacak düzenlemeleri cesaretle yapacak Babayiğit yönetenlere ne kadar da çok ihtiyaç duyuyoruz.

Bu güzel ülkeyi ‘Kendi kendine yeten’ bir ülke haline getirecek babayiğit yöneticilere ya da..

Zira görmüyor musunuz, kendi kendine yeten Türkiye’yi aldınız, ‘Kendi kendine yiten bir Türkiye’ yarattınız.

Farkında değil misiniz?

Bu güzel ülke, çağdaş, aydın ilim ve bilim adamları yetiştirmekle övünürdü eskiden.

Şimdi, bağnaz ve yobaz üretmekte Suudi Arabistan’ı bile geride bıraktık.

Yazarın Diğer Yazıları