Ahmet ZORLU

AZAR AZAR

Ahmet ZORLU

Dolar 7 lirayı aşınca yer yerinden oynamıştı, hatırlarsanız.

Birden bire 6 liranın altına gerilettirildi.

Allah Razı olsun, Kurban Bayramı Tatilini 9 gün yaptılar.

Dolar bir 6’nın altında, bir altının üstünde ama 9 gün yerinde saydı.

Pazartesi piyasalar açıldı, dolar 6 lira 22 kuruş oldu. Akşamüzeri 6.15’e geriledi, rahat bir nefes aldık!

Salı Sabahına hızlı bir giriş yaptı dolar, 6.32’yi gördü, akşamüzeri duruldu 6.22 ile günü kapattık.

Haftanın ortası Çarşamba günü sabahtan yine hareketlendi dolar.

6.40 bandında bir aşağı bir yukarı gitti-geldi. Akşam saatlerinde 6.45’e demir attı, yine rahat bir nefes aldık.

Perşembe 6.77’ye  kadar tırmandı. Akşam saatlerinde biraz geriledi.

Ben bu satırları yazmaya başladığım Cuma Sabahı. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile, bankalarda Türk Lirası cinsinden  Vadeli Mevduat hesabı bulunanlardan alınan vergi sıfırlandı. Dolar da güne 6.64’ten başladı.

4 Günde tam 65 kuruş değer yitirdi Türk Lirası dolar karşısında.

Ya da 3 günde 65 kuruş değer kazandı dolar Türk Lirası karşısında.

Ama Allah var ekonomi yönetimi, aldığı dahiyane! önlemler sayesinde Paramıza Yürüyüşünü Müziğini ezberletti, iki ileri giden dolar akşam üzeri bir geri geliyor.

Böylece acıtmadan oluyor olan.

Bayram tatili sonrasının 5. günü, ülke yönetiminden tek bir şey bekliyor bu millet.

Kararlı bir çıkış, etkin bir uygulama, tasarrufa yönelik bir hamle, üretimi canlandıracaklarını belirten bir plan, demokratik standartları yükseltecek bir uygulama.

İnanın paramız değer kazanmak için bir fırsat kolluyor dolar karşısında.

Parakendeci, toptancı elindeki malı depoya kaldırdı, çünkü yarının ne olacağını kestiremiyor.

Onların da beklentisi ‘Hata yaptık düzeltiyoruz’ sözü.

Bir market işletmecisi arkadaşımla sohbet ediyorum, “Elimizde etiket makinası sabahtan akşama kadar ürünlerin fiyatlarını düzenlemekten gına geldi” diyor.

Ama enteresandır, yönetenlerden istikrar adına tek kelime yok.

Sabaha panikle uyanıyor ekonomi yönetimi, akşam saatlerinde üçün birini kurtardık diye neredeyse sevinecek.

Bir ekonomi uzmanı, ilginç bir görüş ortaya koyuyor.

Dolardaki artışın, ihracatı rahatlattığına dikkat çekiyor ve  “İhraç ürünlerimizin dışarıdaki rekabet gücünü artırmak amacıyla bu gel-gitlere izin verildiğini savunuyor.

Bu kardeşimi dinlerden, ülkemden ihraç edilen ürünlerin hammaddesinin yüzde 80’inin ithal edildiğini hatırladım.

Sonra da Türk Lirasının Ağustos Ayındaki yüzde 30’ların üzerindeki değer yitimininin ülke ekonomisi üzerinde yaratacağı yıkımı, fakirin fukaranın bir ayda yüzde 30 fakirleşmesini.

Beyler, millet olarak kendimizi en sahipsiz hissettiğimiz anları, günleri yaşıyoruz.

Böylesi zamanlarda, toplumlar ‘İktidar yapamıyorsa muhalefet var’ der kafalarını o yana çevirirler ya..

Sanki görünmez bir el, muhalefetimizi de canının istediği gibi kullanıyor bu zor zamanlarda.

MHP zaten bir misyon üstlendi başarıyla yerine getiriyor. Misyonun adı, demokrasiyi rafa kaldırıp tek adam rejimini inşa misyonu. Ülke yanmış, batmış, MHP’nin derdi içerdeki Mafya Eskilerine özgürlük verdirmek.

Bakıyoruz, 30 Ağustos Resepsiyonunda Meral Akşener Bahçeli ile yanyana.

Adeta, ona umut bağlayanlara ‘Nanik’ yapıyor.

CHP, üzerine kene gibi yapışan ve tek derdi parti yönetimini ele geçirmek olan ‘Muharrem İnce belası’ ile uğraşıyor.

Ve bu görüntüler içerisinde Aziz Türk Milleti fakirlikten açlığa doğru başlattığı yolculuğa emin adımlarla devam ediyor..

Beni en çok kahreden de nedir biliyor musunuz?

Hala birileri, batan ekonomiye görmezlikten gelerek “Dış güçlerin oyununu başa çıkardık” diyor ya, diyebiliyor ya ve bunu alkışlayanlar var ya.

İşte bu tablo gelecek için içimde tutmaya çalıştığım umut kırıntılarını da yok ediyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları