AYAR ÇEKMEK..
Ahmet ZORLU
Evet gerçekten vazgeçtik etten.
Daha doğrusu et bizimle yollarını ayırdı.
Ama ota ne oluyor Allah aşkına.
Akşamüzeri sürekli alış-veriş yaptığım manava girdim, bir bağ ıspanak istedim.
Manav ıspanakların bulunduğu bölüme yürürken, “Abi ıspanak bağları çok küçüldü, istersen iki tane vereyim” dedi.
Fiyatına baktım, geçen yıl 3 liraya aldığım ve ortalama 1 kilo olan bir bağ ıspanak iğne ipliğe dönmüş, ama fiyatı geçen yılın üç katı.
Eve geldiğimde, Sayın Cumhurbaşkanının konuşmasına denk geldim, haberlerde.
Diyor ki, "Pazardaki fiyatlar için gerekirse ayar çekeceğiz. Belediyelerimiz vasıtasıyla tanzim satış yapabiliriz."
Tanzim satış nedir biliyor musunuz?
Sosyal Demokrat Belediyelerin İzmir’de başlattığı, daha sonra Türkiye’nin bazı illerine yayılan ve bir ara Kayserimizde de uygulanan bir yöntem.
Mesela o zamanlar BEF vardı.
Yani, Belediye Ekmek Fabrikası.
Fırıncılar zam ister, talepleri iki gün gecikince bir sabah ekmek çıkarmaz, vatandaşı perişan ederlerdi.
Niyazi Bahçecioğlu Belediye Ekmek Fabrikası’nı kurdu, bırakın Kayseri’yi, Ankara’da bile fırıncılar üretim yapmayınca ekmekleri buradan giderdi.
Sonra yine belediyenin tanzim satış mağazaları vardı.
Üreticiden tüketiciye direkt satış yapıldığı için aracı payı olmazdı.
Et satardı belediyeler, tanzim satış mağazalarında. Taptaze, hilesiz ve yerlisinden.
Yani, gelinen noktada Sayın Cumhurbaşkanı, “Pislik” dediği bir siyasal yapının, hem de yıllar önce ortaya koyduğu tanzim satış mağazalarından bahsediyor.
Mesela Kayseri’de ekmekte uygulanıyor bu yöntem.
Cumhuriyet Meydanında, Kent Ekmek Büfesinin önünde günün her saatinde kuyruk görmeniz mümkün.
Halk yararına Belediyeciliğin en önemli projesidir bana göre Kent Ekmek.
Ama diğer gıda maddeleri için aynı imkan yaratılır mı, bilemem.
Zira, Et ve Balık Kurumu Kombinası vardı mesela Kayseri’de.
Kasapların, tanzim satış merkezlerinin et ihtiyacını günlük olarak karşılardı hem de sabahın erken saatinde.
Sattılar, sattınız.
Artık sucuğumuzun, pastırmamızın eti bile adını bile bilmediğiniz ülkelerden geliyor.
Ha bir de Sayın Cumhurbaşkanının “Ayar çekmek” lafına takıldım.
Madem ayar çekebilecek durumdasınız, niye vatandaşın yüksek rakamlı etiketlere isyanını günlerdir seyrediyorsunuz.
Ve son örnek.
Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki, “İş Bankası devletin olacak..”
Gelin Devletin iki bankasının 2018 bilançolarına bakalım.
2018 yılında Ziraat Bankası 2.3 milyar, Halkbank 1.3 milyar zarar etti.
Etmedi, ettirildi.
Çünkü bu iki banka yandaşlar için yurtdışından yüksek faizle kredi aldı, yandaşa düşük faizle verdi.
Sonra yandaşların bazıları ödemeyince kredi borçlarını, yeniden yapılandırmak zorunda kaldılar.
Oysa İş Bankası 2018’in ilk 9 ayında 4.9 milyar lira net kar açıkladı.
Siz bakmayın, İş Bankasındaki CHP Hisselerini bahane edişlerine.
Amaç o tatlı paranın hortumunun ucunu da yandaşa bağlamak.
Ve bununla birlikte dikkatleri ülkenin perişan halinden çekip İş Bankasına odaklamak.
Yönetenlere tavsiyemdir;
Hani diyorlar ya, “Pazardaki fiyatlara da gerekirse ayar çekeceğiz” diye.
Elinizi çabuk tutun.
Çünkü pazardaki fiyatları görenler, 31 Mart’ta galiba size ayar çekmeye hazırlanıyor.
Benden uyarması..