ATATÜRK KADAR TAŞ DÜŞSÜN KAFANIZA..
Ahmet ZORLU
Her fırsatta didikliyorlar.
Bir yandan da unutturmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Söz konusu Atatürk olduğu zaman, etkinliklerde vekalet müessesini hayata geçiriyor, kendileri ya yatak döşek yatıyor, ya da seyahate çıkıyorlar.
Geçen Cumartesi okudunuz gazetelerde.
Atatürkçü Düşünce Derneğine çektirilen salon ızdırabını.
Gelin, Atatürk'ün din anlayışına bir göz atalım.
Atatürk arkadaşlarına sordu:
"Dünyanın en büyük insanı kimdir" diye ve tek tek cevap almaya başladı.
– Timur”dur Paşam!
– Değil.
– Fatih”tir.
– Değil.
…
– Yavuz Sultan Selim.
– Değil.
– Alpaslan.
– Değil.
– Napolyon.
– İskender.
– Değil.
Nafile!.. Ne derlerse Atatürk “değil” diyordu. Dalkavuklardan biri dayanamadı:
– Sizsiniz Paşam., dedi.
Atatürk, bu zatı tersledikten sonra, sualinin cevabını kendisi verdi:
– Dünyanın en büyük insanı Hz. Muhammed”dir. Ölümünden bu yana bin üç yüz sene geçtiği halde, günde beş vakit, Cenab-ı Allah‘tan sonra adı söylenen Hz. Muhammed”dir..
Şimdi anladınız mı, sizin konuşmanızla yerin dibine batırmaya kalkıştığınız Atatürk'ün Peygamber Efendimiz için duygu ve düşüncelerini.
Eğer Atatürk olmasaydı, bir zamanlar düşman çizmesi altında inim inim inleyen Türkiye topraklarının büyük bölümü, İngiliz, Fransız, Yunan kentleri olarak kalacaktı.
Yani siz yine annenizden doğardınız da...
Gerisini getirmek istemiyorum ama;
Yapmayın beyler, Allah Korkusu diye bir şey vardır.
Moda oldu ülkemizde, adına aydın denen bazı sütü bozukların Atatürk'e her fırsatta dil uzatmaları.
İçinde Atatürk geçen etkinliklerden köşe bucak kaçmaları, dost sohbetlerinde, Atatürk'e hakaret etmeleri.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu Milletin önderidir, lideridir.
Bu ülkenin kurtarıcısı olan bağımsızlık ateşine ilk kıvılcımın çakılması Atatürk sayesinde olmuştur.
Eğer Atatürk'e, mirası olan ilke ve devrimlerine kin kusacaksanız, bunu Kayseri'de yapmayın.
Gidin, cehennemin dibinde yapın.
Bu kentin eşrafı Gaziyi Kayseri'de karşıladığında, sözcü seçilen isim, hoşgeldiniz dedikten sonra elini kalbine götürerek, "Paşam burda var" dedikten sonra aynı eliyle ağzını göstererek, "Ama burda yok" diyerek yürekten sevgisini bu şekilde dile getirmiştir.
Demek istemiştir ki, "Sevgili Gazi, kalbimizle, yüreğimizle yanınızdayız. Ama bu duyguları dillendirmekten acizim."
Bu kentin, tarihi okulu Kayseri Lisesi'nin son sınıf öğrencileri toplu halde savaşa gidip, hepsi şehit olduğu için bu lise bir dönem mezun verememiştir.
Ve bu lise Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası olacaktı, düşman biraz daha ilerleseydi, topraklarımızda.
Bu kent insanının Atatürk'le de, Peygamber Efendimizle de bir sorunu yoktur.
Bu iki ismi de hiç bir zaman aynı potada görmez.
Birisi İslam Dinini dünyaya yaymış, Son Din Peygamberidir.
Diğeri ise, sönen bir ocağın küllerinden yeni bir ülke yaratmıştır.
Türk Milleti, o nedenle Atatürk'e hep şükranla, saygıyla yaklaşmıştır.
Dile getirdiğiniz sözlerin, Diyarbakır'da, Hakkari'de Atatürk Büstünü Kaidesinden söküp top oynayan Vatan Hainlerinin yarattığı duygu kadar yıkıcı olduğunu size hatırlatmak isterim.
Aydın olmak, yazar olmak, şair olmak, hele hele yönetici olmak bu ülkenin kurucusuna hakaretten geçmez.
Büyükşehir Belediyesi ile Erciyes Üniversitesi'nin ADD'ye karşı salon ambargosunun bundan sonra da takipçisi olacağız.