Ahmet ZORLU

ARGO..

Ahmet ZORLU

O kadar girdi ki hayatımıza Argo..

Telefonda konuşan gence kulak kabartıyorsun, organik değil, konuşmasının her cümlesi kimyasal..

Öz Türkçeyi harmanladık, kendimizi Türk Dil Kurumu’nun yerine koyarak kelimeler türettik, cümleler kurmaya başladık.

En yapayından kelimelerle.

Şarkı sözlerimiz, baharda açan ve 15 günde kuruyan Leylak Çiçekleri gibi..

Düne dair ne varsa, iyisine kötüsüne bakmadan talan ediyoruz.

Söylemlerimiz, uygulamalarımız gittikçe bozuluyor, yozlaşıyoruz, kabalaşıyoruz.

Siyasetçilerimizin söylemlerinde ilaç için nezaket ve zerafet bulmak mümkün değil.

Gazetelerimizin köşe yazılarında, bencillik, çirkeflik, yozluk ne ararsanız var.

Eğlence anlayışımız bile değişti, eğlence anlayışımız.

Çağdaş Dünya Mensuplarının ruhen arınma amaçlı dinlediği uluslararası klasik eserlere bizim yorumumuz, “Kulaklarım kulak olalı böyle işkence görmedi” şeklinde oluyor.

Sinema, Tiyatro,  bale, heykel, resim, resital gibi çağdaş sanata dair verilerin içine tükürdük bir kenara koyduk.

En büyük gişeyi yapan film serisi ‘Recep İvedik’

Lise ders kitaplarından başlayın, en çok satanlar listesine yerleşen son dönemin kitaplarına bir bakın, kan, entrika, hurafe, savaş  çığırtkanlığı ne ararsanız var.

Gazetelerde,  toplumsal sorunlar kadına şiddet, kadın cinayeti, sokağa atılan kadın haberleri olduğunda bu sorun gündeme geliyor, getiriliyor.

İnsana, İnsanlığa dair her türlü değeri aşağılayan bir hakim kültür oluşturuldu.

‘Oluk oluk kan akacak, onları elektrik direklerinde sallandıracağız’ tehditleri fikir özgürlüğü, ‘Bölüyorsunuz etmeyin’ söylemi Cumhurbaşkanına Hakaretten davalık.

Böylesi zor zamanlarda, toplum öncülerine büyük görevler düşer.

Siyasetçiler, geren değil, birleştiren söylemlerle çıkar meydanlara.

Ama ne gezer.

Nereden mi çıktı bu karamsarlık kokan yazı.

Anlatayım efendim.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Mehmet Özhaseki için bir seçim şarkısı mı, türküsü mü hazırlanmış.

Daha doğrusu, düğünlerde göbek atılan Çinçin Türküsünün sözleri değiştirilmiş, Özhaseki’ye göre uyarlanmış.

‘Bize her yer Ankara’ymış türkünün orijinal adı.

Tam 3 kez dinledim.

Ankara adına, toplumun geleceği adına, kültür adına, Ankara’nın kuruluş felsefesi  adına, toplumun ortak kaygıları, endişeleri adına, Mehmet Özhaseki’yi cazip gösterme adına ne bir cümle, ne bir kelime ne de bir ima var.

Kaygısız insanların köprü başlarında, dolmuş içlerinde bel kırıp gerdan kıvırmalarının ötesinde estetik de hak getire.

Seçim sloganı ise “İşin özü, Özhaseki sözü..”

Soruyor gazeteci özhaseki’ye, “Bu slogan ne anlama geliyor?” diye.

Bu güne kadar belediye başkanlığı görevlerinde söz verdiği her işi yaptığını sloganın buradan çıktığını söylüyor.

Özhaseki’yi dinlerken gözlerimi kapattım, “Kızılırmak Kayseri’nin içinden akacak” ve “Demiryolunu şehir dışına çıkaracağız” sözlerini demeçlerini hatırladım.

Yapmayın beyler, etmeyin ağalar.

Lütfen biraz kalite.

Lütfen biraz ilim, bilim, kültür, sanat..

Lütfen biraz argodan kopuş.

Lütfen biraz ciddi ciddi hizmet tartışması..

İlkokuldaki çocuğa, lisedeki, üniversitedeki gence ilham olacak söylev ve söylem.

Hepsinden önemlisi de, hayatın her noktasında seviye.

Siz bir metropolü yönetmeye talipsiniz ve bu kentte Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Bale Topluluğu, TRT Genel Müdürlüğü gibi Cumhuriyeti Cumhuriyet yapan Sanat Kurumları var.

Hepsinden önemlisi,  Cumhuriyetin kurucusu, Demokrasinin Mimarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsiyeti var.

Bize her yer Ankaraymış..

Sevsinler..

Yazarın Diğer Yazıları