Ahmet ZORLU

AHLAK..

Ahmet ZORLU

Akşam saatlerinde yorgun-argın gelmişti eve..

Abtestini aldı, o sırada 19.00 ajansı başladı..

Başbakan konuşuyordu.

Emekliye Ramazan ve Kurban Bayramında 1000’er lira verileceğini ballandıra ballandıra anlatıyordu memleketin son başbakanı.

Hacı emmi rolü oynayan vurguncu, birden ellerini havaya açarak, “Yarabbi Şükür” dedi, ellerini yüzüne sürdükten sonra hızlı hızlı akşam namazını eda etti.

Gece boyu, emekliye verilecek 1000 liranın ne kadarı kendisine düşecek onu hesapladı.

Kendi kendine söylendi, “Ramazana az kaldı, sabah etiketleri yeniden düzenlemek lazım..”

Sabah dükkana gelir gelmez, Ramazan erzakının üzerindeki fiyat etiketlerini toplayıp, yeğenine gitti.

Etiketlerdeki rakamları gece boyu kafasında şekillendirdiği gibi yazdırdı, gelip  hoşaflık üzümden, cevize kadar yeni etiketleri ürünlerin üzerine yerleştirdi.

Sonra da  telefonu kaldırıp, şekerciyi  aradı.

Ne de olsa 1000 liralık haberi duyan şekerci de 3-5 gün içinde fiyatlara zam yapacak. Zamlanmadan önce bayramlık şekeri depoya atmak lazım.

Güneş tepeye yükselmiş, birazdan ezan okunacak.

Kollar sıvalı, abtest pozisyonunda çıktı kapıya şöyle bir  sağa sola göz attıktan sonra 30 metre ilerdeki caminin yolunu tuttu.

Arkasından  çırak seslendi, “Öğle yemeği için ne hazırlayayım…”

Geri döndü, dükkana girdi, sağa sola bakındıktan sonra geleceğin hacı amca namzedine ilk dersi verdi;

“Yeğenim kıymalı yaptır, bir enayiye yükle..”

Huzur! İçinde camiye giderek, Selçuklu Sultanı’nın yaptırdığı muhteşem yapının en ön safındaki yerini aldı.

Huşu içinde namazını kıldı diyeceğim ama,  aklından bir türlü çıkmıyordu emekliye 1000 liralık bayram ikramiyesi.

Tamam ramazanlıklardan payına düşeni alacak, bayram şekeri işi  de tamam.

Peki başka ne yapabilirdi.

Rabbına hamdederek tamamladı namazını dükkana döndü..

Emekli Ragıp Efendide arkasından geldi.

“Hacı Emmi, malum ramazan geliyor. Biraz erzak alayım dedim” diyerek içeri girdi..

Sonra başladı saymaya, “Şuradan 1 kilo kuru kayısı, bir kilo kuru üzüm..”

Hacı emmi çırağa seslendi, “Yavrum onları ikişer kilo yap..”

Ragıp Efendi, Hacı Emminin yüzüne acı acı baktı,  “Hacı efendi yeterli param yok..”

Hacı emmi topu doksana attı;

“Merak etme, Allah Devlete zeval vermesin, bayramdan önce ikramiye verecek. Sen benim dediğim miktarda al, parasını o zamana verirsin. İki güne kalmaz zam gelecek aldıklarına..”

Tam o sırada Hacı Emminin imdadına 14.00 ajansı yetişti adeta. 2018 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %0,99, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 2,77, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,23 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11,14 artış gerçekleşti. Aylık en yüksek artış yüzde 2,03 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı mart ayında endekste yer alan gruplardan, sağlıkta yüzde 1,90, giyim ve ayakkabıda yüzde 1,05, eğitimde yüzde 0,94 ve lokanta ve otellerde yüzde 0,83 artış gerçekleşti.”

Hacı emmi,  bu haberi 15 gün sonra etiketlerde yapacağı yeni ayarlama için kullanacağından ve emekli Ragıp Efendiye attığı  kazığa rağmen hayır duasını almaktan hayli memnundu.

Emekli Ragıp Efendiyi, alacağının iki katı gıdayla yolcu ederken kendi kendine söylendi;

“Siz asıl Mayıs ve Haziran enflasyonunu görün..”

Bu metin tamamen hikaye formatında kaleme alınmıştır.

Hiçbir kişi ve kurum hedeflenmemiştir..

Yazarın Diğer Yazıları