ADALET
Ahmet ZORLU
Kırklı yıllılarda Gandi İngiliz hükümetinin koyduğu Tuz Vergisine karşı başlattığı ve dörtyüz kilometre olarak gerçekleştirdiği yürüyüşle Hindistanın bağımsızlığına vesile olmuştu.
Gezi gösterileri sırasında bir kişinin çıkıp bütün dünyayı hayran bırakan 'Duran adam' eylemi ile milyonlara ilham kaynağı olmuş, bu eylem türü dalga dalga tüm dünyaya yayılmıştı.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yıllar sonra, belkide kendisine uygun görülen 'Gandi' tanımına uygun olarak Ankara'dan başlattığı adalet yürüyüşünü önceki akşam saatlerinde, yaklaşık iki milyon insanın katılımı ile İstanbul'da noktaladı.
Kılıçdaroğlu'nun burada yaptığı konuşmayı dikkatle dinledim. Adalet kavramını ön plana çıkaran CHP Lideri, adaletin bir gün herkese lazım olabileceği gerçeğini her paragrafta vurguladı.
Gerek yürüyüş gerek mitinge katılanların profiline bakıldığı zaman gerçekten ya iş vereninden, ya belediyelerden, ya yargıdan ya da iktidardan umduğunu bulamayan, haksızlığa uğrayan insanların çoğunlukta olduğu dikkatlerden kaçmadı.
Örneğin, Ergenekon,Balyoz,Ayışığı gibi kumpas davalarında görevinden edilen ve bu süreçte Fetöcü yargı mensupları tarafından bir şekilde mağdur edilen insanlar hala hak arayışlarını sürdürmeye çalışıyor ama muhatap bulmakta zorlanıyorlar.
Kim ne derse desin, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL, ülkemizde adeta bir yönetim şekline dönüştürüldü. Yüzbini aşkın insan yasal takip ile karşı karşıya kaldı. Bunların 40 bin tanesi halen cezaevlerinde, ya duruşmalarının başlamasını, ya hakkındaki iddianameyi ya da mahkumiyet kararını bekliyor. 150 yi aşkın gazeteci, sadece objektif yayıncılık ilkesine sadık kaldığı için Fetö sepetine atılarak cezaevlerine kondu. İçlerinde bendenizinde olduğu bir çok kalem sık sık görüşlerini paylaşacak, eleştirilerini dillendirecek yayın kurumu bulmakta zorlanır hale geldi. Bağımsız ve tarafsız olması gerken Türk Medyası yandaş,tarafsız veya muhalif olarak sınıflandırıldı. Ve onlarda bir çok meslek mensubu gibi adalet arıyorlar.
Bu satırları Yozgat'ın bir köyünde kaleme alıyorum. Üç gündür hasat hazırlığı yapan çiftçilerle ve umudunu yaklaşan kurban bayramında satacağı 2-3 hayvana bağlayan küçük hayvan yetiştiricileri ile sohbetler yaptım. Onlarda bir kararname ile indirilen canlı hayvan ve tarımsal ürünlerin gümrük vergilerini anlamlandırmaya çalışıyorlar. Yarın hasattan elde edecekleri buğdayları, yıl boyu gözleri gibi baktıkları canlı hayvanlarının ederinin çok çok altında fiyatlandırılacağını çok iyi biliyorlar. Yani onlarda adalet istiyor.
Dolayısıyla CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun adalet temalı yürüyüşü, CHP'nin en yaygın, halkla iç içe gerçekleştirdiği bir toplumsal eylem olarak değerlendirilebilir.
Zira bu yürüyüşü ve ardında gerçekleşen mitingi karalamak adına her yola başvuran kesimlere batığımız zaman, iktidardan nemalanan kesimlerin çok çok belirgin şekilde ön plana çıktıklarını görüyoruz.
Bu yürüyüşte yandaş müteahitler yoktu. Sarı sendikacılar yoktu. Bir çok kurumun temsilcisi iktidar sopasından korktuğu için görüş bile açıklamaktan kaçındı. Oysa dünyanın gözü ilk kez bir muhalefet partisi liderinin, kitleleride yanına alarak yaşadığı 24 günlük, nezih, bir o kadar da, içerisinde kavga olmayan, yuhalayanlara bile alkışla cevap verilen örnek bir etkinlikti. Maltepe mitingine yerli ve yabancı 2 bin dolayında gazetecinin akredite edilmesi bu etkinliğe dünyanın ilgisini gösteren en çarpıcı örnektir.
Hepsinden önemlisi de, bir çok kesim bu eylemle birlikte korkmanın, sinmenin, bananeciliğin çözüm olmadığını da görmüş oldu. Başta CHP olmak üzere, bundan sonra toplumsal muhalefetin, haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı sesinin çok daha gür çıkacağını, Kemal Kılıçdaroğlu'nun da milyonlardan aldığı destekle daha etkin bir muhalefet ortaya koyacağını tahmin ediyorum. Zira bir MHP'li dostum bile CHP'nin ortaya koyduğu bu barışçı, adalet kavramını ön plana çıkaran etkinliğe olan hayranlıklarını gizlenemez şekilde ortaya koymuşlardır.
Temennim, kısır, kavgacı, birbirini dinlemeyen muhalefet anlayışının bu yürüyüşle son bulmasıdır.
24 gün boyunca, ayaklarına kara sular inercesine, adalet için yürüyen, adalete inanmış herkesi kutluyor, yaşadığımız adaletsizliklerin son bulmasını diliyorum.