ACZİYET..
Ahmet ZORLU
Ulusça bir felaketten döndüğümüz, 15 Temmuz ihanet kalkışmasının yıldönümü haftasına giriyoruz.
Etkinlikler, programlar, söyleşiler, afirler, sergiler..
Tamamını bir potaya koyduğumuzda, karşımıza çıkan tabloyu, ‘Yetersiz insanların sırıtan etkinlikleri’ olarak özetleyebiliriz.
Fetullah Gülen’in Türkiye’de birinci amacı neydi, Şanlı Türk Ordusu’nu itibarsızlaştırmak..
Balyoz, Ergenekon, Ay Işığı, Askeri Casusluk ve isimlerini sayamayacağım onlarca davada binlerce insan mağdur edilirken, ortak payda Türk Ordusu’nun itibarsızlaştırılması değil miydi?
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin namus ve onur timsali subaylarının yok ederek, Pensilvanya pisliğine biat eden bir ordu oluşturmak amaçlanmamış mıydı?
Peki Türk Milleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin onurlu unsurları tarafından önlenmedi mi bu kalkışma..
Nedir Allah Aşkına, Türk Askerini işgalci yunan askeri pozisyonunda gösteren bu afişler..
Tek kelimeyle acziyet değil mi?
Adamlar afişlerde kullanacak fotorafı bile Körfez Savaşı’nda ABD’li bir fotoğrafçının çektiği ABD Askerinin fotoğrafından seçmişler.
Yazık, günah. . .
Gelelim, diğer unsurlara..
Recep Tayyip Erdoğan’ın hayat filmini çeken ve 15 Temmuz Kalkışmasının nasıl bastırıldığını anlatan filmin yapımcısı ve yönetmeni Fetö’den gözaltında iyi mi?
15 Temmuz’u kalkışmasının bastırılmasının destanını yazan kitabın yazarı da fetö zanlısı çıktı biliyor musunuz?
Yıldönümü etkinlikleri için illerde oluşturulan komisyonlarda Fetö zanlıları baş köşede oturuyor habereniz var mı?
Hazırlanan bu afişleri görseydi, Merhum Erol Olçak’ın kemikleri sızlardı..
Kitap hazırlıklarım nedeniyle bir çok kişiyi dinledim, bir çok kaynağı inceledim.
Bana göre 15 Temmuz ihaneti çok önceden biliniyordu.
Ama bu kalkışmayı kazanca çevirmeye kalkışanlar 247 kişinin canına mal olacağını hesap edememişti..
Gazeteci Fuat Uğur’un 15 temmuz öncesi yazılarına göz atın.
Açıkça diyor ki, “Ey fetullahçı askerler, hazırlığını yaptığınız darbenin detaylarını devlet çok iyi biliyor ve takip ediyor. Sakın ha böyle bir maceraya girişmeyin, zararlı çıkarsınız”
Kelimesi kelimesine olmasa da üç aşağı beş yukarı yazıların özeti bu..
Ama darbe gecesi MİT’in başındaki zat, yaverleri bile darbeci çıkan Genelkurmay Başkanı ile saatlerce sohbet ediyor.
Aynı zat Cumhurbaşkanının Koruma Müdürünü arayıp ‘Saldırı halinde yeterli adamın ve silahın var mı?’ diye soruyor.
Kuvvet Komutanlarının hep biri bir düğünde.
Kalkışmada Genelkurmay Başkanı kelepçelenip bir yerlere götürülüyor.
Yaşanan bunca çelişki içerisinde, Cumhurbaşkanı tatilden dönüş yapıyor ve kahraman edası ile Atatürk Havaalanına iniyor.
Şerefli Türk Ordusu’nun şerefinden ödün vermeyen Subayları birliklerinin başına geçip darbeyi etkisiz kılıyor.
Ama kalkışmanın yıldönümü afişlerinde, işgalci muamelesi gören bir Türk Silahlı Kuvvetleri..
Beyler, bu afişlerle Fetullah Serserisine hizmet ettiğinizin farkında değil misiniz?
15 Temmuz’un bilinmeyenleri aydınlatılmadığı, birileri himaye edildiği sürece Türk Milleti’nin kafasındaki sorular, vicdanlarındaki bilinmeyenler devam edecektir.
Sayın Genelkurmay Başkanı’ndan, yönettiği ordusunu bu kadar küçük düşüren bu afişler için gereğini yaparak hiç değilse istifa etmesini bekliyor, emrindeki askerler.
Sayın Cumhuriyet Savcılarının da bu afişlerin tamamı için soruşturma başlatmasını, ABD askerleri kullanılarak yapılan bu afişlerle ilgili sorumluların ortaya çıkarılmasını bekliyor.
Türkiye Cumhuriyeti bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, demokrasisini, cumhuriyetini Şanlı Türk Ordusu’nun dosta güven, düşmana korku veren yapısına borçludur.
Çünkü bu ordunun temelinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün harcı vardır.
Ve Atatürk, “Orduya ve askere düşmanlık, Düşmana askerliktir” demiştir.
O halde orduya ve askere düşmanlık eden, bu düşman askerlerini milletçe kınamalı ve tepkimizi en sert şekilde ortaya koymalıyız.