ABALI BELLİ OLDU..
Ahmet ZORLU
Günlerdir yazılarımda, referandum ertesi yaşanması muhtemel gelişmeleri özetliyor, ilk kavganın iktidar ile MHP arasında kopacağına dikkat çekiyorum.
Dayanamadılar, 17 Nisan’ı bile beklemediler, danışman Şükrü Karatepe’nin söylediklerini gerekçe sayın MHP Lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, 'eyalet de gelecek' diyor ve Cumhurbaşkanı da buna ses çıkarmıyorsa Ülkücüler'in kalan 2 günde kararı ne olabilir?" diye sorarak, "Ben Cumhurbaşkanı'na şikayetimi iletmedim. Böyle danışman olmaz. Benim danışmanım olsa o saatte görevden alırım." uyarısıyla bir anlamda köprüleri attı..
Daha sonra Bahçeli sosyal medya hesabından ‘Evet’te ısrarlı olduklarını filan dillendirdi ise de Karatepe’den beklenen istifa ve azil gerçekleşmeyince Ülkücü Camianın kafası karışık olan bölümü, Bahçeli’nin sözlerini bir mesaj olarak algıladı.
Bu saatten sonra çıkacak ‘Hayır’ın sorumlusu, daha doğrusu faturayı ödeyecek olan isim de bu şekilde belli oldu.
Yaşanan bu gelişmelerden sonra, sevenleri Sayın Karatepe’yi tebrik etmeli.
Zira Belediye Başkanı iken yaptığı çıkışlarla Refahyol’u salladı.
Danışmanken yaptığı çıkışlarla da, AKP-MHP ittifakını yerle bir etti..
Maazallah, Sayın Karatepe’nin Başbakan ya da Cumhurbaşkanı olduğunu düşünün, iki kelam eder dünyayı sallar valla..
Aslında Sayın Karatepe’nin dillendirmek istediği mesele, direkt bir özeklik değil. Kendileri, illerdeki yönetim yapılanmasından bahsediyor ve bunu bir çok AKP üst düzey yöneticisi geçmişten bu yana doğrudan veya dolaylı olarak dillendirmişti zaten.
Eğer Başkanlık Sistemine Evet dersek, yerel yönetimler yasasında yapılacak düzenleme ile belediye yönetimlerinde çok başlılık sona erecek. 3-4 İl bir bölge başkanı tarafından yönetilecek, o illerin de birer belediye başkanı olacak. Gerisi ise teferruat. Yani ilçe belediyelerinin yerini, şube müdürlükleri alacak. Dolayısıyla, İstanbul’un genelinde tek ses çıkacak, Yani bir bölge başkanı, bir de seçim çevresi başkanı. Onun dışında başkan, meclis gibi kurumlar kaldırılacak.
Daha da açalım isterseniz. Melikgazi, Kocasinan, Talas, Hacılar, Sarız belediye başkanları ve belediye meclisleri yerine, bu çevrelere birer şube müdürü atanacak. Tıpkı nüfusu azalan belediyeler bir kararla kapatıldığı gibi.
Ama bu iş sonunda özerkliği getirir mi derseniz, bunu tartışmak lazım.
Diyarbakır’da seçilecek bir belediye başkanına tüm ilçeleri şube olarak bağladığınızı düşünün..
Peki Kayseri’den çıkacak başarısız bir sonucun da mı faturası sadece Karatepe’ye kesilecek derseniz:
“MHP ile AKP’nin son seçimlerde Kayseri’de aldıkları oy ortada.
Hadi bir yüzde 5 fire verildi diyelim. Ama yüzde 5’i geçerse fire oranı, Kayseri’de kopacak kavga, başka illerde kopacak kavgadan farklı olacak.
Zira, Ak Saray’ın özellikle yakından izlediği iki kent var Kayseri-Konya.
Buralardan çıkacak düşük oranda oyun faturası için de Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun adresleri şimdiden kayda geçirildi.
Bu gün saat 17.00’ye kadar yaşanacak ayak oyunlarına rağmen, şunu açık ve net olarak söylemek istiyorum;
Eğer Türkiye’nin bu günü ve geleceği üzerine, ileride iki laf etme hakkını kendinizde bulmak istiyorsanız, vereceğiniz oyun rengi beni ilgilendirmez, ama mutlaka sandığa gidin.
Sandığa giderken de, yanınızda gerekli belgelerin yanı sıra, aklınızı ve vicdanınızı da almayı unutmayın.
Zira oy verme kabinine girdiğinizde, bu ikisine danışıp en doğru kararı vereceğinizden kuşkum yok.
Bu referandumdan sonra, inanıyorum bizi yönetenler akıllarını başlarına alacak, ülkenin ekonomik, sosyal ve dış politikada geldiği tehlikeli noktalardan uzaklaşması için çaba göstereceklerdir.
17 Nisan’da güzel, huzur dolu, kardeşliğin yeniden filizlendiği bir Türkiye’ye uyanmak dileğiyle vereceğiniz karar ülkeye mutluluk getirsin.