Ahmet ZORLU

AB TALİMATLI ÇIKIŞ MI?

Ahmet ZORLU

Türkiye son yıllarda gerek iç politikada, gerek dış politikada, gerekse ekonomide sıkıntılı bir süreç yaşıyor.

AKP içinde, bu durumu analiz edenler ve gelecek açısından karamsarlık taşıyanlarx doğrudan veya dolaylı olarak Abdullah Gül, Cemil Çiçek gibi isimlerden sağduyulu bir ses bekledi uzun zamandır.

Ancak beklentiler hep hayal kırıklığı ile sonuçlandı,

Ne zamana kadar.

Hükümetin ve devletin başındaki bazı isimler, Avrupa'dan gelen homurtuları baztıracak ölçüde gürültü çıkarana kadar.

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucu isimlerinden ve partinin bünyesinden çıkardığı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir toplantı vesilesi ile AB ile gerilen ilişkilerin sağlıksız sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "AB sürecini ben hareketlendirdim. Ancak gelinen noktadan hoşnut değilim." diyerek bir anlamda hükümete üstü kapalı bir uyarı gönderdi.

AKP çevrelerinden verdiği haberlerle ünlenen bir-iki ınternet sitesinde de Cemil Çiçek ve Ahmet Davutoğlu'nun son günlerde düzenledikleri kulis toplantılarına dikkat çekilerek, partide bu günlerde bazı milletvekillerinin de katılacağı bir kopma ihtimaline dikket çekiyorlar.

Kim ne derse desin.

Bunca sıkıntı, bunca kararsız uygulama, bunca 'kandırıldık' mazeretine rağmen, yerleştikleri villalarından "Biraz daha ortalık karışsa da kurtarıcı olarak ortaya çıksak" hesabı yapanlara burada buradan seslenmek lazım..

"Ey kendilerinden başkasını görmeyen Abdullah Gül, Cemil Çiçek, Bülent Arınç, Ahmet Davtoğlu ve bilumum avane takımı.. Türkiye, Ortadoğu bataklığına adım adım sürüklenirken pustunuz, sindiniz sesiniz çıkmadı. Manlı terör örgütü ile üçüncü bir ülkenin nezaretinden pazarlık masaları kurulurken 'çok güzel şeyler olacak' dediniz, için için de 'Hükümetin sonunu getirir bu süreç' diye beklediniz. Yüzlerce insanımızın, polisimizin, askerimizin canına mal oldu bu sessizliğiniz. Kentler yerle bir edildi. Çıkıp  'Yapmayın kardeşim, elinde silah tutan biriyle pazarlık yapılmaz' demeye bile gerek görmediniz.

Rusya ile restleştik. Turizm tepetaklak gitti. Güneydeki ihracatçı ve çiftçi kapanan pazarlar yüzünden ürünleri hayvan yemi yaptı sessiz kaldınız. Emevi Camii'nde namaz kılma heveslileri, Suruiye Devleti dışında her türlü örgüt ile el ele Suriye'ye destek verirken biriniz çıkıp, 'Devletler devletlerle işlerini halleder. Örgütlerle değil' deme cesaretini gösteremediniz.

Cumhuriyet Bayramı'nda Peşmerge güçleri PKK ve PYD'ye yardım için topraklarımızdan 'Biji Obama' sloganları atarak Suriye'ye girerken milli onur aklınızdan bile geçmedi.

Cumhuriyetin cenaze namazını kıldırmaya niyetlenen İmam Bozuntusunun yaptıklarını bile bile onların daha geniş cephede yer alabilmesi için zemin hazırladınız. Sayın Cumhurbaşkanı Allah'tan ve Milet'ten af dilerken sizler sağır ve dilsizi oynadınız.

Ekonomi tepetaklak giderker, Borsa düşüp Dolar Krallığını ilan ederken de sesiniz çıkmadı.

Şimdi ne oldu da, demokratik standartlar Avrupa'da gündeme gelince birden bire ortalığı sardınız.

Sayın Gül'e Kraliçe'den, Sayın Davutoğlu'na ABD'den vahiy mi geldi dersiniz.

Ama hiç kusura bakmayın.

Konu Türk Milleti iken, konu yaşanacak sıkıntılar için millet feryat figan ederken Üç Maymunu oynayan sizler, treni kaçırdınız. Türk Milleti, sizden ses çıkarmayı beklediğiniz gün yanlışa 'yanlış' deme gücünü iradesini ortaya koysaydınız, bu gün millet olarak ödemeye mahkum edildiğimiz faturanın rakamları bu kadar kabarık olmazdı.

İnandırıcılık gibi önemli bir değerinizi yitirdiniz.

İktidardaki parti, bizim kurduğumuz yoldan saptı yakınmalarınızı artık millet işitmiyor.

İnanmıyorsanız, hedeflediğiniz gibi bir yola çıkıp yeni bir siyasi oluşum için harekete geçin bakalım.

Göreceksiniz, yüzünüze hiç kimse bakmayacak, siyasi yalnızlığın en acımasızını yaşayacaksınız.

Zira bu millet kendisine sahip çıkılacağı gün, 'Hele ülke biraz daha sıkıntıya girsin de kıymetimiz anlaşılsın' aymazlığına girenleri bu güne kadar hiç bir zaman affetmedi, bundan sonra da affetmeyecektir.

Sizin son günlerde ortaya koyduğunuz hareketlenme, Türk Millet için duyduğunuz derin ızdıraptan değil, AB ülkelerinin talimatı ile gerçekleşiyor.

Bu saatten sonra inandıramaz, kandıramazsınız..

Yazarın Diğer Yazıları