Toplumsal Hayatta Yıkım Faktörü: Faiz
Ahmet Çınar
Tarih boyunca Müslümanların çoğunlukta olduğu devletlere karşı haçlı Batı-siyonist ittifakın düzenlediği yıkıcı bölücü faaliyetler dışarıdan olduğu gibi kendi içimizden de çıkan işbirlikçilerle desteklenmiştir.
Önemli tarihsel kırılma olaylarına baktığımızda kaybettiğimiz mücadeleler ekseriyetle dışarıdan idare edilen içerideki çeteler eliyledir.
Dışarıya karşı sağlam durabilmenin ilk şartı iç cepheyi sağlam taşlarla örmektir, örebilmektir.
Komutan, savaş ve stratejik bilgi bakımından ne kadar donanımlı olursa olsun, ne kadar azimli olursa olsun etrafında emirleri uygulamakla yükümlü olan karargâh elemanlarında sorunlar varsa istenilen neticeye ulaşılamaz. Günümüz İslam coğrafyasının ana unsuru olan bireyler arasında millî- manevi şuur ne düzeyde ise Müslüman ülke coğrafyalarının gidişatı da o düzeyin çekmiş olduğu tarafadır.
90'lı yıllar itibariyle sınır komşularımız İran, Irak, Suriye gibi ülkeler ve bize yakın Arap coğrafyasında baş gösteren ve halen devam eden huzursuzlukların kaynağı toplumsal çözülmelerdir.
Toplumsal çözülmelerin en önemli nedenlerinden birisi ise toplumsal ekonomik düzenlerdir.
"Üretmeden tüketmek" esasına dayalı faizci ekonomilerde bireyin ve toplumun ekonomik refaha ulaşabilmesi imkânsızdır.
Ekonomik kalkınmanın belirli bir ayrıcalıklı zümre elinde kilitlenmesi, faizci ekonomiye dayalı olarak dar alanda sınırlı olması toplumun bütününü içten tüketen bir paraziti etkisi yapar.
Faizci ekonomik düzende modern köleler, toplumu sömüren faizci baronlara hizmet eder.
İnsanın yaratılışıyla taban tabana zıt olan bu düzen, toplumsal huzursuzluk ve çözülmenin en başta gelen sebebidir. Toplumsal çözülme bu denli hızlı olduğu müddetçe İslam coğrafyasının akıbeti birbirinden farklı olmayacaktır.
Ordularınız ve savaş teknolojiniz ne kadar iyi durumda olursa olsun bu imkân ve kabiliyeti yöneten yine insandır.
Bu sebeplerden dolayı; maddi kalkınma ancak ve ancak toplumun her bir ferdinin bu faizci ekonomi girdabından kurtarılması ile mümkündür.
Mesele senaristlerin değil; senaryonun değiştirilmesi meselesidir.