Kayseri'de okul kayıtlarında 'rüşvet' iddiası

Eğitim İş Kayseri Şubesi, Alsancak Şehit Osman Çelik İmam Hatip Ortaokulu'nda kayıtlar sırasında imam hatip okulunu tercih edenlere bisiklet, akıllı saat ve kutu oyunları gibi hediyeler vaat edilerek, 'rüşvet' dağıtıldığını, aynı çatı altında genel okula kayıt yaptıran öğrencilerin ise bu hediyelerin dışında tutulduğunu belirterek, uygulamaya tepki gösterdi.

Eğitim İş Kayseri Şubesi, Kayseri’deki okul kayıt uygulamasına tepki gösterdi. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün anayasa ile güvence altına alınan kamusal, laik, bilimsel ve eğitim hakkı ile tarafsızlık ilkesini ayaklar altına alarak belirli okul türlerine imtiyaz tanıdığını belirten Eğitim İş Kayseri Şubesi, Alsancak Şehit Osman Çelik İmam Hatip Okulu’na kayıtta öğrencilere ‘hediye’ adı altında ‘rüşvet dağıtıldığını öne sürdü. 
Yapılan açıklamada, “Alsancak Şehit Osman Çelik İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşananlar, eğitim sisteminin durumunu ve iktidarın ideolojik dayatmalarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Okul idaresi tarafından, okul bünyesindeki imam hatip bölümüne kayıt yaptıracak öğrencilere bisiklet, akıllı saat ve kutu oyunları gibi “hediyeler” vadedilerek açıkça rüşvet dağıtılmaktadır. Aynı çatı altındaki, genel ortaokul kademesine kayıt yaptıran çocuklarımızı ise bu hediyelerin dışında tutulmaktadır. Bir devlet okulu yöneticisinin, kamu kaynaklarını kullanarak belirli bir okul türünü cazip kılmaya çalışması, siyasi bir projenin pazarlamacılığını yapması kabul edilemez.” 
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun hükmü açıktır:
“Eğitim kurumlarında hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.”
Yaşananlar yalnızca hediye adı altındaki rüşvetlerle sınırlı değildir. Okulda görev yapan öğretmenler üzerinde baskı kurularak öğrencileri imam hatip şubelerine yönlendirmeleri istenmiştir.” denildi. 

İktidarın arka bahçesi

Öğretmenlerin görevinin iktidarın arka bahçesi haline getirilen okul türlerine öğrenci devşirmek olmadığı belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Öğretmenlerin asli görevi, öğrencilerini bilimsel pedagoji ışığında ilgi, yetenek ve eğilimlerine göre yönlendirmektir. Hiçbir öğretmen, iktidarın arka bahçesi haline getirilen okul türlerine öğrenci devşiren kayıt memuru yapılamaz!
Eğitim emekçileri üzerinde kurulan baskı ve farklı okul türlerindeki öğrencilere yönelik ayrımcılık tek bir okulla da sınırlı değildir, Kayseri genelinde imam hatip okulları her türlü kamusal imkanlar seferber edilerek hâkim okul türü kılınmaya çalışılmaktadır. Normal ortaokullarda sınıf mevcudu 30’un altına düştüğü anda ‘tasarruf’ ve ‘kamu zararı’ gibi kılıflarla şubeler kapatılmakta, okullar birleştirilmekte ve öğretmenler norm fazlası durumuna düşürülerek mağdur edilmektedir. Ancak iş imam hatip okullarına geldiğinde mevcudu 5-6 kişiyi aşmayan sınıflar hiçbir engelle karşılaşmadan açık tutulmaktadır. Bunların yanı sıra akademik başarısı kanıtlanmış okullar adrese dayalı kayıt sistemiyle kısıtlanırken, “proje okul”, “nitelikli okul” gibi sıfatlarla donatılan imam hatipler kendi sınavlarını yaparak öğrenci elemekte, çocuklar arasında yapay bir kast sistemi yaratmaktadır.
Eğitim-İş Kayseri Şubesi olarak soruyoruz:
İmam hatipleri cazip kılmak için dağıtılan hediyelerin bütçesi nereden karşılanmaktadır?
Kamu kaynakları imam hatipleri için seferber mi edilmektedir, yoksa okulların kapıları vakıfların, derneklerin, cemaatlerin finansörlüğüne mi açılmıştır?
İmam hatiplerde 5-6 sınıf mevcudu kamu yararı sayılırken; genel ortaokullarda 29 sınıf mevcudu neden bütçeye yük olarak görülmektedir?
Anasına babasına bakmaksızın tüm çocuklara eşit mesafede yaklaşılması gerekirken bu ayrımcılığın yasal ve vicdani dayanakları nelerdir?
Ortaya çıkan bu tablo hiçbir pedagojik gerekçeyle açıklanamaz. İmam hatip okullarına tanınan sınırsız imtiyaz ve hareket alanı, idarecilerin tamamen siyasi çıkarlarla ve ideolojik dayatmalarla hareket ettiğinin kanıtıdır. Kamu kaynaklarını kullanarak okullar ve öğrenciler arasında ayrımcılık üretmek anayasal bir suçtur.
Eğitim-İş olarak, anayasal bir hak olan laik, bilimsel, kamusal ve eşit eğitim hakkının ayaklar altına alınmasına asla sessiz kalmayacağız. Öğretmenlerimizin türlü baskılarla, imam hatip okullarının pazarlama personeline dönüştürülmesine, norm fazlası durumuna düşürülerek mağdur edilmesine; öğrencilerimiz arasında kutuplaştırma yaratılmasına geçit vermeyeceğiz.
Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü ve ilgili makamları, Alsancak Şehit Osman Çelik İmam Hatip Ortaokulu’ndaki bu skandal uygulamaya son vermeye ve Kayseri genelinde uygulanan çifte standardı durdurmaya davet ediyoruz. Sürecin hukuki takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”