Ahmet Çınar

Nerden başlasam ki!

Ahmet Çınar

Evet, nerden başlasam ki bilemiyorum doğrusu. Hani derler ya,'Her şey Arap saçına döndü' diye 
Fenerbahçe ve Galatasaray, Süper Kupa maçının Cumhuriyetimizin 100. yılı olması nedeniyle, Suudi Arabistan'da oynanmaması için büyük bir çaba harcadılar. 
Devleti idare eden erk, Sağır Sultan rolünü oynayarak, 'Dediğim dedik' diyerek kulağının üzerine yattı.
Maç günü geldi ve Takımlarımız maçın oynanacağı tarihin bir gün öncesinde Suudi Arabistan'a gittiler.
Başta her şey normalmiş gibiydi. Ancak havaalanında Suudilerin bakışında sanki bir başkalık vardı.
Neden mi? Bilemiyorum ama gelen takımlar Atatürk’ün Ülkesinin Cumhuriyet’e inanmış ekipleri idiler. Özellikle, Fenerbahçe’nin sıkça kullandığı 'Fenerbahçe Cumhuriyeti' ' ifadesine takılmışlardır muhtemelen.
Maçtan bir gün önce Heyetler arasında bir toplantı yapılıyor. Suudilerin toplantıda sarf ettikleri ifadelere bakarsak bazı şeylerin daha önce karar altına alınmadığı anlaşılıyor. TFF ile nasıl bir protokol imzalandı. Yetkililerin açıklaması ile ancak anlayabileceğiz.
TSYD' nin bu konuda, Futbol federasyonuna karşı sormuş oldukları sorular var,
--İstiklal marşı çalınması için izin istendi mi?
--Pankartlar açılabilir mi diye protokole şart kondu mu?
--Isınma anında Atatürklü tişörtle sahaya çıkılabilir mi?
--Suud'larla bir protokol yapıldı mı, yoksa ayaküstü mü konuşuldu?
--Protokol yapıldıysa maç tazminatı var mı?
--Final maçı için kaç paraya anlaşma yapıldı? Futbol Federasyonundan bu konularla ilgili cevap bekleniyor. Açıklamaları biz de merak ediyoruz.
Bu konuda sır verip, ser vermediklerini biliyoruz. Açıklamalar hep yüzeyselliğini koruyor ne yazık ki! 
Maçtan bir gün öncesi yapılan toplantıda neler konuşulduğuna gelelim isterseniz.
Suudi'ler toplantıya neredeyse yaklaşık 200 kişiyle katılırken, Türk heyetinde 20 kişi civarında olunduğu belirtiliyor.
Kralı temsiler Suudi Spor Bakan yardımcısının konuşması toplantıda soğuk bir duş etkisi yaratıyor.
'Ben buraya kralı temsilen geliyorum. Bizim sözlerimiz geçerlidir. Mutlaka riayet edilecektir.'
Toplantıda kralın istekleri ardı ardına bizim heyete bir dikte şeklinde anlatılıyor. Bizim heyet şaşkın bakışlarla konuşmaları takipte kalıyor. Söyleyecekleri fazla bir şey de yok zaten. Bir falso verirlerse Reis'ten kart göreceklerini biliyorlar.
Arapların asıl niyetleri maç günü yapılan toplantıda ortaya çıkıyor.
--Maçtan önce ısınmaya Atatürk tişörtleri ile çıkılmayacak. o tişörtlerle çıkılırsa polislerimiz müdahale edecekler. (Tutuklanabilirsiniz)
--Yurtta sulh. cihanda sulh ve Ne Mutlu Türküm Diyene pankartları ile çıkılmayacak.
Hatta, polislerin soyunma odasına girip pankartlara el koymaya çalıştıkları iddiası da var.
Ve gelelim krizden sonra her iki kulübümüzle Federasyon Başkanı Sayın Mehmet Büyükekşinin 5 saati bulan toplantısına. 5 saatte neler konuşulduğunun komikliğini anlamak için toplantı sonunda yapılan açıklamaya bakalım isterseniz.
Özetle:Kupa müsabakası, Organizasyonundaki bazı aksaklık nedeniyle kulüplerimizle  birlikte aldığımız ortak karar neticesinde ileri bir tarihe ertelenmiştir.
Gelelim açıklamadaki utanılması gereken bölüme. Açıklamanın son paragrafı çok enteresan. Bakın ne deniyor açıklamada:
Ev sahibi ülkenin Futbol Federasyonuna, ilgili kurum ve kuruluşlarına, şu ana kadar Süper Kupanın organizasyonu için göstermiş oldukları çaba nedeniyle teşekkür ederiz.
Neye teşekkür ediyorsunuz ya Allah aşkına?. Bizlere çektirdikleri eziyete mi. Yoksa para için kapılarını aşındırdıklarımıza mı?
Ben her iki kulüp Başkanlarının  Federasyonun yapmış olduğu açıklamaya gönülden katıldıklarına  da inanmıyorum.
İstemeyerek atılmış  bu imzaların ne için atıldığını tahmin edebiliyorum. Kulüplerin borçları ortada. Bu borçların hemen hepsi Kamu Bankalarına.Yarının ne getireceğini bilemiyoruz.Edebiyatımıza son dönemlerde giren bir kelime var. Ne derseniz, O da
KAYYUM.
 

Yazarın Diğer Yazıları