KOALİSYON MU ERKEN SEÇİM Mİ?
Ahmet Çınar
İlk akla gelen ''Peki neden olamadı?'' sorusudur tabiki.
Partilerin uzun dönem iktidarlarındaki yorgunluk,elde ettikleri oy çoğunluğuna da güvenerek kedilerini artık devletin sahibi gibi görme psikozu
ne yazık ki bu sonuçları doğuran etkenlerin başında gelmektedir.
AKP'nin bugünkü durumunu bir metal yorgunluğuna da benzetebiliriz!
Yıllanmış binaların belirli bir süre sonra dökülmeye başlaması gibi bir şey!
Cumhuriyet tarihine baktığımızda da,dört dönem bir partinin tek başına iktidar olamadığını görmekteyiz.
Cumhurbaşkanı AKP'nin bu duruma düşeceğini aylar önce görmüş olmalı ki,Anayasayı bile hiçe sayarak meydanlarda bir parti başkanı gibi boy gösterdi ve
AKP'ye oy istedi.Hedefinde de bugün %13 oy alan HDP vardı.Zira,HDP % 10 barajını aşamazsa onların alacağı milletvekilleri, kurucusu olduğu AKP'nin olacak ve partisi tek başına iktidar olacak,dolayısıyla hayalini kurduğu ''Başkanlık sistemi'' için de ilk adım atılacaktı.
17-25 aralık yolsuzluk olayları,Başkanlık sistemindeki ısrarları ve bunların ötesinde bir parti başkanı gibi AKP'ye oy isteyerek Anayasayı ihlal etmesi ve kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'le meydanlarda boy göstermesi,sağduyu sahibi insanların tercihlerindeki değişikliklerin başlıca nedenleri olarak bugünkü siyasi tablonun oluşmasına zemin hazırladı.
AKP'nin kaybetme nedenleri sadece bunlar değil tabiki!
Cumhurbaşkanının hemen her kurumla kavgalı olması,
Basın özgürlüğünü hiçe sayması,isteği doğrultuda karar vermeyen savcı ve hakimlerin görevden alınması,yerlerinin değiştirilmesi,fikir özgürlüğüne karşı olur olmaz davalar açılması,uyguladığı bazı politikaların iflas etmesi,halkın ayrıştırılması (%50 gibi).Demokrasinin zaafa uğratılması,AİHM ile devamlı ters düşülmesi gibi. Akla ilk gelen bunlar.
Aslında seçim sonuçlarına bakıldığında hemen hemen herkesin kazandığı yorumu yapılabilir.
Tek kaybedenin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu ortaya çıkar.400 milletvekilinden başladı ,330 milletvekiline razı oldu.Davutoğlu’na güvenmedi,meydanlara çıktı,geriye gidişi önleyemedi,oy kaybına çare olamadı.Böylece Ahmet Davutoğlu da oy kaybı nedeniyle aklanmış oldu.
AKP seçim sonunda %8 gibi oy kaybederken,MHP oy oranını %3.5 artırdı.HDP %13 oy oranı ile anket sonuçlarını bile yanılatarak meclise girdi.CHP ancak oylarını koruyabildi.
Bu seçim tablosundan sonra koalisyon kaçınılmaz oldu.Dört partili bir parlementoda nasıl bir koalisyon olabilir? Şimdi hesaplar bunun üzerine kuruluyor.HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş AKP ile kesinlikle koalisyon yapmayacaklarını açıkladı.Sayısal çoğunluk nedeniyle ilk hükümet kurma görevi AKP'ye verilecek.AKP muhtemelen Ana muhalefet partisi CHP'nin kapısını çalacak.İlk bakışta bu olay CHP için iyi gibi gözükse de
AKP'nin bir erken seçimi düşünerek şartları yokuşa sürmesi, bu birlikteliğin oluşmamasını isteyebileceği siyaset bilimciler tarafından konuşulmaktadır.Olur mu böyle şey? Neden olmasın ki! Bir başka alternatif de AKP’nin MHP ile koalisyon oluşturma girişimi.
En akla yatkın koalisyon ortaklığı bu gibi gözüküyor.Şartlarda anlaşma olursa.
Ya da CHP-MHP ortaklığı ve bu oluşumu HDP’nin dışarıdan desteklemesi şeklinde olabilir.
Senaryolar artırılabilir.Herşey önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
Koalisyon umudu suya düşerse,en erken Ekim ayı ya da yıl sonuna doğru bir erken seçimden söz edebiliriz.Bunlar varsayımlardan ileri gitmeyen düşünceler.
Dileğimiz, ülkemiz yararına olacak adımların atılıp ortak bir noktada buluşulması.
xxxxxx
Kayseri tercihini bu sefer MHP'den yana kullandı.
Bunda Abdullah Gül etkisini de unutmayalım.
Nasıl mı? Anlatalım.Kurucusu olduğu partiden dışlanan,yol arkadaşı tarafından ciddiye alınmayan,ılımlı düşüncesi ile herkesçe sevilen ve Tayyip Erdoğan’ın katı düşüncelerine karşı gerek sözlü,gerekse davranışlarıyla karşı duran Sayın Gül’ün mağduriyeti Kayseri’de AKP’den 2 milletvekilini alarak MHP’ye kazandırmış oldu.Kayseri böylece Abdullah Gül’e sahip çıktığını da gösterdi.
AKP 2 milletvekilini kaybederek 5'te kaldı.MHP 1 olan milletvekili sayısını 3'e çıkartarak büyük bir atak yaptı.CHP'de değişen birşey olmadı.
Eski bir CHP milletvekiline seçim öncesi partisinin Kayseri'deki durumunu sordum.
''Yine 1 milletvekili çıkartırız'' dedi.Nedenini sorduğumda da
''Bizden ne MHP'ye,ne de AKP'ye oy gider.Oylarımızın bir bölümü HDP'ye gider de ondan''dedi.
Nitekim,eski milletvekilinin dediği gibi CHP 1 milletvekili çıkartabildi Kayseri'den.
Seçim bitti,gürültü kirliliği de gitti.
Bayrak savaşları da sona erdi.Caddeler sokaklar pırıl pırıl oldu.
Seçim propagandaları için başka bir yöntem bulunamaz mı acaba?
Medeniyet bu işe bir çözüm getirecektir mutlaka
Eğer medeniysek!