HANS VE MEHMET'İN ORTAKLIĞI
Ahmet Çınar
17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra ilk defa ''Kamu ve kul hakkı''ile ilgili hutbe yayınladı.
O gün bu hutbe, Türkiye'deki bütün camilerde ''Kul ve kamu hakkı'' başlığıyla işlendi.
27 Mart cuma günü okunan hutbede,İslamda kamu hakkı Allah hakkı kapsamında değerlendirilerek''Kamu yarar ve düzeninin gerçekleşmesi,toplumun huzur ve güvenli bir hayata sahip olması bu haklara riayete bağlıdır.''ifadesine yer verildi.
Cuma hutbesinde özetle şu başlıklar vurgulandı:
Kamuya ait mallarda bütün toplum fertlerinin eşit hakkı vardır.
Dinimiz,kul hakkının gasp edilmesini emanete ihanet olarak değerlendirmiştir.
Kamu malına hıyanet ederek maaşı dışında gelir elde eden günahkardır.
Kamu malına ihanet eden kişi,hem dünyada hem de ahirette ağır bir vebal altına girer.
Kamuya ait her türlü imkan ve nimetin,topluma ait mekanların,araç ve gereçlerin,çevre ve tabii kaynakların adalet,hakkaniyet ve liyakat çerçevesinde kullanılması gereklidir.
Buna riayet etmeyenler hem topluma karşı saygısızca davranmış olur hem de büyük günah işlemiş olurlar.
Kul hakkı meselesi, öteden beri hem büyüklerimizden hem de hocalarımızdan kafalarımıza adeta nakşedilmiş,günahların en büyüğü olarak bizlere öğretilmiştir.
Bir arkadaşımdam dinledim.Biliyorum dinlediğim bu olay biz müslümanları çokça rencide edecek ama gerçekler her zaman acıdır ne yazık ki!
Günlük yaşamımızda kul hakkının yenmesi ile ilgili olaylarla sıkça karşılaşıyoruz.Düzgün insanlarımızın çokluğu kadar,düzgün olmayanların da varlığı bir gerçek.
Olay Almanya'da geçiyor;
Hans'la mehmet T. sermayelerini birleştirerek bir temizlik şirketi kuruyorlar.
Başlarda sıkıntı çekseler de zamanla işleri iyi gitmeye başlıyor ve iyi bir duruma geliyorlar.
O hale geliyorlar ki o sektörde Almanya'nın en büyükleri arasına giriyorlar.
Kayiflerine diyecek yok tabii ki! İşlerin büyük bir bölümünü de bizim Mehmet yürütüyor.Hans istediği zaman işin başına geliyor,günlerce uğramadığı bile oluyor.Bu bizim Mehmet'in zoruna gidiyor.
Mehmet düşünüyor taşınıyor ortaklıktan ayrılıp kendi işini kurmaya karar veriyor.
Konuyu Hans'a açıyor.Olur diyor Hans.Hesaba oturuyorlar.Mehmet ''Şu kadar sermaye koyduk,karımız şu kadar oldu,bunun yüzde 50'si benim diyor.Gel gör ki Hans buna itiraz ediyor.Sadece sermayesini alarak Mehmet'in ayrılmasını istiyor.Mehmet araya Hans'ın arkadaşlarını koyuyor.Hans Nuh diyor,peygamber demiyor.
Mehmet çaresiz, papaza gidiyor.Durumu anlatıyor.''Otur ''diyor papaz.
Kalemi kağıdı alıyor ve Hans'a mektup yazıyor.Mektubu zarfa koyup kapatıyor ve bunu Hans'a götür ama mektubu açma diyor.
Mehmet çaresiz,düşünceli ama bir o kadar da umutla Hans'ın yanına geliyor ve mektubu ortağına veriyor.
Hans mektubu açıyor,açar açmaz da yüzü kıpkırmızı oluyor.
Mehmet'e ''Tamam'' diyor.''Kazancımızın yarısı senin''Mehmet rahatlıyor ama bir o kadar da meraklanıyor.Hans'a ne olduğunu soruyor .Hans ''Boş ver'' diyor.Mehmet ısrarlı, öğrenmeden gitmeyecek tabiki!
Hans bizim için rencide edici papazın yazdığı deprem etkisi yaratacak o cümleyi okuyor.
''Sen ne zaman Müslüman oldun da kul hakkı yiyorsun ''
Kul hakkını gasp edenler bu cümleden kendilerine ders çıkartırlar inşallah.