HAKEM MİSİN BOSTAN KORKULUĞU MUSUN?
Ahmet Çınar
Kim bu emek hırsızları?
Bir tarafta sahtekar futbolcular, bir tarafta da amiyane ifadeyle eyyamcılık yapan hakemler.
Erciyesspor-Gaziantepspor müsabakasında hem futbolcunun kazanma adına nasıl fevri davrandığını, hem de bir hakemin nasıl tarafgir olup, bir takım adına görünmez forma giydiğini üzülerek gördük.
Tüm takdir haklarını, hatta daha fazlasını konuk takım Gaziantepspor adına kullanan, kuralları hiçe sayan, sözüm ona Türk hakemliğinin yükselen değeri olarak gösterilen Özgür Yankaya ne yazık ki bir futbol katliamına imza attı.
Bir gol attık elle oynama gerekçesiyle verilmedi.
Olabilir,kabulleniriz,
Ama, bir futbolcunun hakeme karşı agresif tavrını ve cezalandırılmamasını müsaadenizle kabullenemeyiz.
Sarı kartı bulunan Gaziantepsporlu Muhammet Demir, rakibi ile girdiği bir pozisyon sonunda hakeme itirazda bulunuyor. Bu normal bir itiraz da değil. Nerdeyse parmağını hakemin gözüne sokarcasına bir taraftan aynı hareketine devam ediyor, bir taraftan da sözlerle hakeme olmadık hakarette bulunuyor. Maç devam ediyor ama bu emek hırsızı, bencil futbolcu, saymaya devam ediyor. Nihayet hakem oyunu durduruyor. Muhammet Demir’i yanına çağırırken diğer futbolcuların uzaklaşmasını istiyor. Baktığınızda tamam diyorsunuz 2. sarı kartı gösterek. Ne gezer sadece ikaz ediyor. Kardeşim sen hakem misin, yoksa bostan korkuluğu musun Allah aşkına?
Oysa ikazlar bir kart gösterilmeden önce yapılan uyarılardır. Bir futbolcu gösterilen sarı karttan sonra ikazlık bir durumla karşılaştığından 2. sarı karttan atılması gerekli.
Öyle olmuyor işte.
Yankaya kurallarıyla o futbolcu sahada kalmaya devam ediyor.
Hakemlerle ilgili spekülasyonlara pek girmem.İnsandır hata yapar diyerek geçiştiririm hep. Erciyes maçındaki yaşananlar öyle sıradan bir olay değil ki!
O maçta Muhammet Demir’in parmağını Özgür Yankaya’nın bir gözüne sokmadığı kaldı.
Hakemler kararlı olmadıkça,egolarının etkisinden kurtulamadıkça, tarafgir tutumları devam ettikçe Türk futbolu ile birlikte Türk hakemlik müessesesinin varacağı yer sadece Edirne sınırı olur.
Yaşanan bu futbol cinayetini Erciyesspor yenilgisine bir kılıf olsun diye yazmıyorum.
Erciyesspor futbol adına bu maçta ortaya birşey koymadı.Gaziantep daha etkiliydi. Hakkı olmasa da galibiyeti aldı gitti.
Maçta görünen fotoğraf beraberlikti.
Muhammet Demir, o pozisyonda atılsa ne olurdu?. Bunu bilemeyiz, ama eksik kadro ile rakip galip gelebilir miydi asıl sorulması gereken bu.
Gözlemciden nasıl bir puan aldı bu hakem arkadaş merak ediyorum doğrusu.
Bir gerçek de şu; bütün takımlar hakemlere yüklenir oldular.
Peki neden?
Çünkü bir standartları yok. Bir maçta şöyle, diğer bir maçta böyle bir karar!
Bir takım adına verdiği kararı, büyük takımlardan birisine vermekten korkan bir korkaklar topluluğu oldu hakemlik müessesemiz.
Hele ceza sahası içerisinde öyle yanlış kararları var ki,adeta maçı bir taraftan alıp diğerine hediye ediyorlar.
Futbolcu ceza sahasında resmen formadan çekilip indiriliyor, hatta güreş yapar gibi tuşa getiriliyor, devam deniyor.
Kardeşim, sahanın o kısmının adı CEZA SAHASI.
Ona göre davranacaksın. Ufak bir itme bile penaltı orda.
Çok bilen yorumcular bile kafalarına göre karar veriyorlar. Kimi penaltı derken, kimisi de değil kardeşim diye hüküm yürütüyor.
Ceza alanı aslında en kolay karar verilecek bir alan. Hakemin en özgür olduğu yer orası.
Bir de maçlar, artık 6 hakemle oynanıyor.Neden?
Hatalar aza indirgensin diye. Ama ne oluyor? Hatalar daha da artıyor ne yazık ki.
40-45 yılda bir hakem gönderebildik Dünya Kupası finallerine.
Böyle giderse bir o kadar daha bekleriz Dünya Kupası finallerinde temsil edilmek için.