Ahmet Çınar

DİLE DEĞİL,ÖZE BAKMAK

Ahmet Çınar

Çok hoşuma gitti.

O maili hem sizinle paylaşacağım hem de bir yazı kümesi oluşturacağım.
 
Şöyle yazmış arkadaşım:
Dünyada dokunulmazlığı hala devam eden iki şey kaldı;
-Hindistandaki inekler
-Türkiye'deki vekiller
 
 
Bu mailden sonra hafızam beni ta 2002'lere götürdü.
2002 seçimleri öncesi AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,İktidara gelirlerse Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılacağı sözünü vermiş ve miting meydanlarında bu vaatle birlikte Oran'daki milletvekili lojmanlarının satılacağını,15 bin Km'lik duble yol yaparak işsizliğe çare bulacaklarını,3 Y olarak adlandırdıkları
Yolsuzluk
Yoksulluk ve 
Yasaklarla mücadele edecekleri sözünü vermişti.
 
Burada Hacı Bektaş-i Velinin bir sözü aklıma geldi.
''Biz,dile ve söze değil,
Öz'e ve hal'e bakarız''
 
Demek ki hiç bir şey söz vermekle olmuyor.Verdiği söz insanın özüyle örtüşmeyince de yerine getirilmiyor.
Tıpkı 2002 seçimlerinde verilen söz gibi.
 
Ne dokunulmazlıklar kaldırıldı,ne de yolsuzluk,yoksulluk ve yasaklar sözü, yerine getirildi.
İnadına bu sözler gündem oluşturdu.
Aradan 13 yıl geçmesine rağmen verilen sözleri tutmamaya devam edildi..
 
Arkadaşımın mailinden sonra merak ettim ve Hinduizm dinindeki ineklerin kutsallığını araştırmaya koyuldum.
Hindu gözünde inek,birçok mistik kudretler taşıyan bir yaratıktır.
Bir Hindu ineğe rastladığı gün talihinin açık olacağına inanırmış.
İneği görmek bir azizin duasını almak kadar uğurluymuş.
Onu selamlamak Hindulara dualarında dilediği şeyleri sağlarmış.
 
Hindular arasındaki bir inanca göre,güneş batarken evin açık kapısı önünden bir inek geçerse ve o sırada ev halkı sukunette ise haneye iyilik,o sırada evde gürültü ve huzursuzluk varsa haneye hastalık ve felaket gelirmiş.
İnek onlar için herşey olduğu için de ''Dokunulmazlık Abidesi''imiş.
 
Bizde de bir inanç var.Rüyamızda bir devlet adamı,bir bakan,bir milletvekili görürsek hanemize güzellikler geleceğine inanılır.
Bu olay hep hayra yorulur,kısmet açıklığı olarak değerlendirilir.
 
Herhalde bu yüzden olmalı ki, iyilik-güzellik bahşeden bu insanlar dokunulmazdırlar.
Yaptıkları uygun olsun,uygun olmasın hiçbir şeyden sorumlu olmazlar.
 
Sanki Allahın bütün nimetleri onlar için yaratılmıştır.
''Sen benim kim olduğumu biliyor musun'' sözü onların ağzına yakıştığı kadar kimseye yakışmaz.
Trafikteki ışıkları bile takmazlar.
''Alın bunu'' deyişleri bile bir farklılık oluşturur.
İşçi,memur inim inim inlerken enflasyon hesabına otururlar.
Kendi maaşları artırılırken 550 parmak birden, bir şarkıya eşlik edercesine havaya kalkar.
Bir de ''Aldığımız para yetmiyor!'' ki demeleri yok mu?
İlahi arkadaşım!
Bir mail attın,dokunulmazlıklara dokundurttun.
Sen çok yaşa e mi? 

Yazarın Diğer Yazıları