Ahmet Çınar

BU ÜLKE BABANIZIN ÇİFTLİĞİ DEĞİL

Ahmet Çınar

Bu iki ayın bir ayını Cumhurbaşkanı yedi.

Görevlendirmeyi uzattı.

Geriye kalan bir ayını da ''Koalisyon çalışmaları'' adı altında AKP ile CHP çar çur ettiler.

Halen ortada elle tutulur bir şey yok ne yazık ki!

Üstelik her iki parti de çalışmalar hakkında somut bir açıklama yapmıyorlar.

Bir bakıma CHP,AKP'nin dümen suyuna girmiş durumda.

Zira, AKP işi ne kadar uzatırsa o kadar karlı çıkacağı hesabında.Bunda da haklılar.Sanki geçici bir hükümet değiller,seçimle gelmiş havasındalar.

CHP de bu gidişe ses çıkartmıyor nedendir bilinmez.

Belki de koalisyon çalışmalarını kendileri bozmuş olmamak içindir bu tutumları.

Artık işin sonu da gözükmeye başladı.

Bu yazının yazıldığı saate kadar belirsizlik sürüyordu.

Büyük ihtimalle her an bir açıklama yapılacak.

Özeti de büyük ihtimalle şu olacak gibi:

 

''Komisyonlar arasındaki çalışmalar sonunda ne yazık ki anlaşma sağlanamamıştır.''

Kolay ve basit gibi gözüken bir açıklama değil mi?

Hayır! Bu açıklama böyle yapılırsa  ''Siyasetin'' ne kadar acımasız,ne kadar sorumsuz,ne kadar çıkarcılık hesabında olduğunun bir açıklaması olacak.

Yanılmak istiyorum.

Tam tersi bir açıklama yapılmasını istiyorum.

Ülkem adına her şey olumlu olsun istiyorum.

Çıkar hesapları bırakılsın istiyorum.

Hatta ''Yeter artık''diyorum.

Devlet kurumları kumar masası değil diyorum.

Kaybetmesini de bilmek lazım diyorum.

 

Geçim sıkıntısı altında inleyen vatandaş,

Çekini,senedini ödeyemeyen esnaf,

Yatırımını kurulacak hükümet politikasına göre ayarlayan sanayici,

Terör belasından bunalmış koskoca bir ülke, dört siyasi partinin, bir de devleti temsil eden Cumhurbaşkanının keyfiyetine bakıyor.

Vatandaş geçim derdinde onlar yeni bir seçim derdindeler.

Bir milletin kaderi ile oynamaya kimsenin hakkı yok.

 

Onun için diyorum ki:

SİYASET, SEN NESİN ALLAH AŞKINA?

 

Sen bir habis ur musun?

O bölgeyi istila edecek kadar yayılmacı.

Yapıştığın bir vücudu ölüme götürecek kadar acımasız,

 

Sen bir Vampir misin?

Kan emici.

Damarlarda kan bırakmayacak kadar aç.

Ölümün ne olduğunu bilmeyecek kadar gözü kara.

 

Sen bir kene misin?

Görünmeden vücuda yapışan,

İnsana yaşam hakkı tanımayan.

 

Sen bir sülük müsün?

İnceden dokunarak insana zarar veren.

 

 

Sen nesin gerçekten?

Oy için olmadık şaklabanlıklar yapan,

Kuru vaatlerle vatandaşı kandıran,

Kendi çıkarlarını vatandaşın çıkarları önünde tutan,

''Vur abalıya'' politikası ile ülke insanını sömüren.

 

Lütfen ciddiyet artık!

Bıçağın kemiğe dayandığı günlerdeyiz.

Pozitif akıla ihtiyaç duyulduğu günlerdeyiz.

 

Bu ülke babanızın çiftliği değil.

Öyleyse bırakın şu ''Erken seçim'' teranelerini.

Boy ölçüsü istiyorsanız illa memleketin emektar terzileri hizmetinizde (!)

 

 

Yazarın Diğer Yazıları