Kim bu Cemil Baba? Talaslı Cemil Baba'nın hayatı ve hikayesi

Talas'ta bir derviş… Halk arasında 'deli', 'ermiş' olarak anılan Cemil Baba'nın, vefatından sonra da konuşulmaya devam eden şaşırtıcı hayat hikayesi.

TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Kayseri’nin Talas ilçesinde yaşamış halk arasında Boyacı Cemil, Hacı Cemil ve en yaygın haliyle Mavi Boncuklu Cemil Baba olarak bilinen Cemil Kazan’ın hayatı, şehir hafızasında yer tutan ilginç detaylarla dikkat çekiyor.

1912 yılında doğan ve 1982 yılında vefat eden Kazan, yaşam tarzı ve hakkındaki anlatılarla modern dönemin en çok konuşulan figürlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Savaş yetimliğinden yalnızlığa

Asıl adı Cemal Kazan olan Cemil Baba, 1912’de Kayseri’nin Deliklitaş Mahallesi’nde dünyaya geldi. Babası Kazancı lakaplı Hacı Mustafa Ağa’yı I. Dünya Savaş’ında kaybetmesinin ardından annesi Melek Ana ve kardeşleriyle Talas’ın Harman Mahallesi’ne yerleşti. Gençlik Yıllarında geçimini ayakkabı boyacılığı yaparak sağlayan Kazan, annesi ve erkek kardeşinin vefatından sonra hayatını tamamen farklı bir mecraya taşıyarak, gerçek olayların yanı sıra olağanüstü bir yaşam sürdürdü.

Kim bu Cemil Baba? Talaslı Cemil Baba'nın hayatı ve hikayesi

Mavi boncuklar ve yırtık elbiselerin sırrı

Cemil Baba’nın şehirdeki en belirgin özelliği, sokakta karşılaştığı kişilere verdiği mavi boncuklardı. Cemil Baba, halk şairlerinin deyişlerine konu olan yaşamında, dünyevi mülke önem vermemesiyle tanındı. Kendisine hediye edilen yeni elbiseleri jiletle kesip kaba iplerle dikerek giymesi, bu davranışını soranlara ise “Aşkın iğnesiyle dikilen elbise böyle güzel olur.” şeklinde cevap vermesi, onun hayat felsefesinin en özgün örneklerinden biri olarak kaydedildi.

Şehir efsanesine dönüşen olaylar

Cemil Baba hakkında söylenen efsaneler ise onun gizemini daha da artırdı. Söylenen ve halk arasında dolaşan bir efsane ise şöyledir:

5 Kasım 1982’de vefat edeceğini çevresine haber vererek helallik isteyen Cemil Baba, 6 Kasım’da hayatını kaybetti. Vefatından üç yıl sonra, mezarına su girdiğine dair görülen bir rüya üzerine kabrinin açıldığı, bu esnada naşının ve kefeninin hiç bozulmadığının, hatta gül kokusunun yayıldığın şahitlerce ifade edilmesi, onun hakkındaki gizemi daha da artırdı.

Bugün Talas’ta kendi adıyla anılan mezarlıkta bulunan türbesi, sadece Kayseri’den değil Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.