Kayseri'deki bu müzenin finali ziyaretçileri düşündürüyor

Erciyes'ten yola çıkan su, yaklaşık 40 kilometrelik kanalları aşarak Talas'ın yer altındaki kaya oyma sarnıçlarına ulaşıyordu. Sanat Tarihçisi Özcan Eroğlu, yaklaşık 50 haneye hayat veren Kayadibi Sarnıcı'nın 2 bin yıllık hikâyesini ve suyla başlayıp yine suyla tamamlanan dikkat çekici müze kurgusunu Kayseri Olay'a anlattı.

Kayseri Olay Haber kaynağını Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin!
Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Kayseri'deki bu müzenin finali ziyaretçileri düşündürüyor

Talas’ın tarihî sokaklarının ve konaklarının altında, yüzyıllar boyunca susuzluğa çözüm olmuş bambaşka bir dünya saklanıyor. Erciyes’ten gelen suyun son durağı olan kaya oyma sarnıçlar, Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar farklı medeniyetlerin izlerini taşıyor. Bu yapılardan biri olan ve geçmişte yaklaşık 50 hanenin su ihtiyacını karşılayan Kayadibi Sarnıcı, bugün Talas Su Medeniyetleri Galerisi adıyla ziyaretçilerini 2 bin yıllık bir yolculuğa çıkarıyor. Müzedeki hikâye, insan hayatının suyla başlayan ve son yolculukta yine suyla tamamlanan serüvenini gözler önüne seriyor.

Kayseri'deki bu müzenin finali ziyaretçileri düşündürüyor

Erciyes’ten Talas’a uzanan 40 kilometrelik hikâye

Talas’ın doğal su kaynaklarının bulunmaması, geçmişte bölgede yaşayan insanları kilometrelerce uzaktan su getirecek bir sistem kurmaya yöneltti. Erciyes’ten temin edilen su, yaklaşık 40 kilometrelik kanallar aracılığıyla Talas’a ulaştırıldı. Bu uzun yolculuğun son durağında ise mahallelerin merkezinde bulunan sarnıçlar vardı. Kanallarla getirilen su burada depolanıyor, ardından evlere ve çeşmelere naklediliyordu.
Sistemin Talas’taki yaşamın devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını anlatan Eroğlu, “Bu 40 kilometrelik bir hikâye. Hikâyenin sonunda sarnıçlar var. Mahalle merkezlerindeki sarnıçlarda depolanan su, evlere ve çeşmelere ulaştırılıyordu. İnsanlar bu tesislerden yararlanarak hayatlarını daha konforlu şekilde sürdürüyorlardı” dedi.

Kayseri'deki bu müzenin finali ziyaretçileri düşündürüyor

‘Her medeniyet bu yapılara bir iz bıraktı’

Talas’taki kaya oyma mekân kültürünün yaklaşık 2 bin yıllık geçmişi bulunduğunu dile getiren Eroğlu, bu yapıların Roma döneminden Kapadokya Krallığı’na, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar birçok medeniyet tarafından kullanıldığını belirtti.
Her medeniyetin kendi ihtiyaçları ve anlayışı doğrultusunda sistemi geliştirdiğine dikkat çeken Eroğlu, özellikle Selçuklu döneminin önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Eroğlu, “Bizans döneminde suyun bekletilerek kullanıldığı bir anlayış vardı. Selçuklular döneminden itibaren ise su kanalları ihya edildi. Suyun kontrolü, depolanması ve dağıtımı sistemli bir düzene kavuşturularak insanların kullanımına daha sağlıklı ve konforlu şekilde sunuldu” ifadelerini kullandı.

‘Sarnıçlar vakıf eserine dönüştü’

Tarihî su yapıları, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında farklı bir kimlik kazandı. Dönemin önemli vakıf sahipleri tarafından ihya edilen sarnıçların bazılarının kapasitesi artırıldı, bazılarına ise çeşmeler eklendi.
Bu isimlerin en önemlilerinden birinin Ali Saip Paşa olduğunu söyleyen Eroğlu, bugün Talas Su Medeniyetleri Galerisi olarak kullanılan yapının geçmişte Kayadibi Sarnıcı adıyla bilindiğini aktardı.

Kayseri'deki bu müzenin finali ziyaretçileri düşündürüyor

Yaklaşık 50 haneye hayat verdi

Kayadibi Sarnıcı, yaklaşık bin metrekarelik bir alana yayılıyor. Erciyes’ten gelen su kanallarına bağlı olan yapı, yaklaşık 800 metreküp su depolama kapasitesine sahip.
Sarnıçta biriktirilen suyun çevredeki yaklaşık 50 hanenin ihtiyacını karşıladığını belirten Eroğlu, “Günümüzde dört kişilik bir ailenin su tüketimi üzerinden düşünüldüğünde burada depolanan suyun ne kadar büyük bir ihtiyaca karşılık geldiği daha iyi anlaşılıyor” dedi.

Yapının 1890’lı yılların sonunda Ali Saip Paşa tarafından ihya edilerek vakıf eserine dönüştürüldüğünü anlatan Eroğlu, Paşa’nın babası İbrahim Efendi adına yaptırdığı çeşmeyi de sarnıca bağladığını söyledi. Böylece Kayadibi Sarnıcı, çeşmeyle bütünleşerek ‘sarnıçlı çeşme’ özelliği kazandı.
Yüzyıllar boyunca Talas’a hayat veren sarnıç, 1970’li yıllara kadar aktif olarak kullanılmaya devam etti.

Kayseri'deki bu müzenin finali ziyaretçileri düşündürüyor

‘Atıl sarnıç tematik müzeye dönüştürüldü’

Uzun yıllar atıl durumda kalan tarihî yapı, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın girişimleriyle Cumhuriyet’in 100. yılı eseri olarak yeniden işlevlendirildi.
Restorasyon ve projelendirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından yapı, 2024 yılında Talas Su Medeniyetleri Galerisi adıyla ziyarete açıldı. Geçmişte suyun depolandığı sarnıç, bugün Talas’taki su medeniyetini anlatan sabit bir sergiye ev sahipliği yapıyor.
Eroğlu, “Orijinalinde bir su yapısı olan mekân, işlevlendirme aşamasında da kendi kimliğine uygun şekilde değerlendirildi. Sarnıcın nasıl doldurulduğu, insanların sudan nasıl yararlandığı ve suyun dağıtımının nasıl sağlandığı burada kapsamlı biçimde anlatılıyor” diye konuştu.

'Yazın doğal klima etkisi oluşturuyor'

Kaya oyma yapının fiziksel özellikleri de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Galerideki sıcaklığın yaz ve kış aylarında büyük ölçüde aynı kaldığını belirten Eroğlu, özellikle yaz döneminde yapının doğal klima etkisi oluşturduğunu dile getirdi.
Kayseri’nin en fazla ziyaret edilen tematik müzelerinden biri haline gelen galeride farklı zamanlarda sergiler, atölyeler ve çocuklara yönelik etkinlikler de düzenleniyor. Öğrenciler ise müzeyi ücretsiz ziyaret edebiliyor.

Suyla başlayan hayatın son durağı

Talas Su Medeniyetleri Galerisi yalnızca suyun taşınma ve kullanılma hikâyesini anlatmıyor. Müzenin kurgusu, suyun insan hayatındaki yerini doğumdan ölüme uzanan bir yolculuk üzerinden ele alıyor.
Türk-İslam kültüründe insan hayatının doğumla birlikte suyla başladığını ve ölümün ardından yıkanarak son yolculuğuna uğurlanmasıyla yine suyla tamamlandığını belirten Eroğlu, müze güzergâhının da bu anlayışla hazırlandığını söyledi.
Gezinin son noktasında cenazenin yıkandığı teneşir ve sal taşının temsili yer alıyor. Ziyaretçilere hayatın geçiciliğinin hatırlatıldığını belirten Eroğlu, “İnsanın suyla başlayan hayatı, ölümünde yine suya son kez temas etmesiyle tamamlanıyor. Biz de müze turunu bu mesajla sonlandırıyor, ziyaretçilerimizi ölümü ve hayatı hatırlatarak uğurluyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.