Finans Uzmanı Boztosun uyardı: Sadece faiz yetmez, strateji gerek

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, yüksek faiz döneminde yatırımcıların sadece mevduat faizine odaklanmaması gerektiğini belirterek, 'asıl kazancın parayı korumaktan değil, doğru yönetmekten geçtiğini' ifade etti.

TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Türkiye ekonomisinde yüksek faiz ortamı sürerken, tasarruf sahipleri birikimlerini korumanın ötesinde daha verimli yönetme arayışına yöneliyor. Ekonomistler, mevcut koşullarda kısa vadeli yatırım araçlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, mevcut ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmesinde, piyasalardaki faiz-enflasyon dengesine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu.

Finans Profesörü Boztosun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Yüksek faiz döneminde birikimleri korumak yetmiyor, yönetmek gerekiyor. Türkiye ekonomisi ilginç bir eşikte duruyor. Bir tarafta düşürüldüğü söylenen enflasyon… Diğer tarafta hâlâ yüzde 40'ların üzerinde seyreden faizler… Ve tam ortada, parasını korumaya çalışan milyonlarca tasarruf sahibi. Piyasalar aslında çok net bir mesaj veriyor: Merkez Bankası enflasyonla mücadeleyi henüz bitirmiş değil.  Faizler yüksek çünkü sistem hâlâ parayı harcamaktan çok, elde tutmayı ödüllendiriyor. Fakat burada yatırımcıların gözden kaçırdığı kritik bir ayrıntı var: Yüksek faiz dönemlerinde asıl mesele faiz kazanmak değildir. Asıl mesele, aynı riski alarak daha yüksek verim elde edebilmektir. Bugün birçok kişi hâlâ refleks olarak vadeli mevduata koşuyor. Çünkü alışkanlık güçlüdür. Çünkü tanıdıktır. Çünkü "bankaya koy, unut" modeli yıllardır çalışmıştır. Ama piyasa artık eskisi kadar basit değil. Faiz yükseldikçe alternatiflerin sayısı da artıyor. Ve para, her zaman daha verimli liman arıyor.

Mevduat güvenlidir ama kusursuz değildir

Bankalar bugün yüzde 45-47 bandında faiz vermeye devam ediyor. İlk bakışta cazip görünüyor. Nitekim yıllarca düşük faizle mücadele eden bir ekonomi için bu oranlar oldukça yüksek. Ancak yatırım dünyasında yalnızca getiriye bakmak, otomobil alırken sadece motor gücüne bakmaya benzer. Önemli olan toplam performanstır. Mevduatın en büyük sorunu likiditedir. Paranızı bağladığınız anda zamanın insafına teslim olursunuz. Beklenmedik bir nakit ihtiyacında kapıyı erken açarsanız, çoğu zaman faiz gelirinizin önemli kısmını geride bırakırsınız. Üstelik stopaj yükü de getirinin görünmeyen düşmanlarından biridir. Yani tabelada yazan faiz ile cebinize giren faiz aynı şey değildir.

Tahvillerin sessiz avantajı

Piyasanın daha deneyimli oyuncuları ise farklı bir noktaya bakıyor. Devlet tahvilleri. Çünkü burada sadece faiz yok. Aynı zamanda fiyat kazancı ihtimali de var. Faizlerin zirve yaptığı dönemlerde alınan tahviller, ilerleyen süreçte başlayabilecek faiz indirimlerinden faydalanabilir. Faiz düşerse tahvil fiyatı yükselir. Bu da yatırımcıya yalnızca kupon değil, ek sermaye kazancı da sağlar. Bir başka ifadeyle mevduat size sadece kira öder. Tahvil ise doğru zamanda alınmışsa değerlenen bir mülk gibi davranabilir. Bu nedenle profesyoneller yalnızca bugünün faizine değil, yarının faizine de yatırım yaparlar.

Asıl yarış fonlarda yaşanıyor

Fakat son dönemin sessiz yıldızı başka bir yerde. Para piyasası fonları ve kısa vadeli serbest fonlar.

Çünkü bu fonlar tek bir enstrümana bağlı yaşamıyor. Repo, ters repo, kısa vadeli tahvil, mevduat ve para piyasasının sunduğu fırsatlar arasında sürekli hareket ediyorlar. Yatırımcı uyurken bile portföy yöneticileri piyasadaki en yüksek getiriyi aramaya devam ediyor. İşte fark burada ortaya çıkıyor. Bireysel yatırımcı gün içinde bir karar verir. Profesyonel yönetim ise gün boyunca yüzlerce fırsatı tarar. Fonların mevduata karşı en önemli üstünlüğü de budur. Esneklik. Likidite. Ve bileşik getirinin gücü. Kazanç her gün yeniden çalışmaya başlar. Para boşta beklemez.

Asıl soru: Nerede daha çok kazanırım değil

Piyasalarda yanlış sorular genellikle pahalıya mal olur. Bugün yatırımcıların çoğu hâlâ şu soruyu soruyor: "En yüksek faiz nerede?"

Oysa doğru soru şu: "Aynı riski alırken en verimli yapı hangisi?"

Çünkü yatırım dünyasında başarı çoğu zaman birkaç puan fazla kazanmaktan değil, yanlış yerde beklememekten gelir. Para da su gibidir. Önünde engel yoksa daha verimli kanala akar. Bugün Türkiye'de kısa vadeli yatırımcı için tablo oldukça açık: Mevduat güven sunuyor. Tahvil fırsat sunuyor. Fonlar ise esneklik sunuyor. Hiçbirinin tek başına mucize yaratma gücü yok. Ama doğru kombinasyon, yatırımcının enflasyona karşı verdiği mücadelede önemli bir avantaj sağlayabilir.

Son söz

Yüksek faiz dönemleri sonsuza kadar sürmez. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Bir gün faizler düşecek. Likidite bolluğu geri dönecek. Ve bugünün yatırım kararları yarının bilançosunu oluşturacak. Bu yüzden mesele yalnızca paranızı korumak değildir. Mesele, paranın sizin için çalışmasını sağlamaktır. Çünkü enflasyon çağında nakit taşımak yeterli değildir. Nakit yönetmek gerekir.Ve çoğu zaman kazananlar, en yüksek faizi bulanlar değil; değişen oyunu en erken okuyanlar olur." ifadeleirne yer verdi.