Dün kumaş üretiyordu bugün bilgi

Bir üretim tesisi değil, aynı zamanda modern yaşam projesi olarak hayata geçiren Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası Cumhuriyetin modernleşme idealin de ete kemiğe bürünmüş bir modeli olarak karşımıza çıkıyor. Dün kumaş üreten bugün ise bilgi üreten yapıyı Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Asıliskender'den dinledik. Ayrıntılar, Eren Saran Akarsu ve Zülal Sevde Han'ın özel haberinde...

Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Dün kumaş üretiyordu bugün bilgi

Kayseri halkına yıllar boyu iş kapısı olan Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası bugün artık üretim yapan bir sanayi tesisi değil. Alan, bugün Abdullah Gül Üniversitesi’nin kampüsü olarak yeniden kullanılır durumda. Yani bir zamanlar makinelerin sesiyle dolu olan bu alan, bugün öğrencilerin, derslerin ve akademik üretimin mekânı.

Bu dönüşüm, sadece fiziki olarak bir fabrikanın üniversite kampüsü olduğunu göstermiyor aynı zamanda bir anlam değişimini de ifade ediyor. 

Bir zamanlar pamuk ipliğinin çekildiği, vardiya düzenlerinin hayatı belirlediği bu alanda artık farklı bir üretim var: bilgi üretimi.
Sümerbank Kayseri Bez fabrikasının dönüşümü beraberinde yeni soruları da getiriyor: 

Bir fabrikanın hafızası, üniversiteye dönüştüğünde nereye taşınır? Duvarlarda mı kalır, yoksa tamamen yeni bir hikâyeye mi karışır?
İşte bu soruları ve daha fazlasını Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Asıliskender ile gerçekleştirdiğimiz sohbette sorma imkanı bulduk. 

Bir hayali vardı Cumhuriyet’in çağdaş kentler kurmak. İşte bu noktada Sümerbank Bez Fabrikası’nın ne anlam ifade ettiğini sorduğumuz AGÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Asıliskender, “Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda modern yaşam projesi olarak değerlendirildiğinde, Cumhuriyet’in en temel hayallerinden biri olan modernleşme idealini temsil eder. Ancak bu modernleşmeyi yalnızca 1923’te bir anda ortaya çıkmış bir kopuş gibi düşünmemek gerekir. Aslında Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren başlayan batılılaşma ve çağdaşlaşma çabalarının devamıdır bu süreç. Burada anlatılan şey yalnızca ekonomik bir dönüşüm değil; aynı zamanda toplumsal ve mekânsal bir dönüşümdür. Daha sağlıklı kentler, daha düzenli yaşam alanları ve daha yüksek yaşam standartları hedeflenir. Sümerbank Bez Fabrikası da bu anlamda Kayseri üzerinden Türkiye’ye “çağdaş kent” fikrini anlatan örnek bir modeldir” diyor. 

Dün kumaş üretiyordu bugün bilgi

Anadolu’nun önemli ticari merkezi olarak kayseri

1923 İzmir İktisat Kongresi sonrasında alınan kararlar doğrultusunda Türkiye’de devlet eliyle sanayileşme sürecinin başladığını belirten Asıliskender, “Bu süreçte farklı ülkelerden uzmanlar Türkiye’ye davet edilir; İngiltere, Almanya ve Sovyetler Birliği gibi sanayileşmiş ülkelerden ekipler gelir. Bu ekiplerin hazırladığı raporlar doğrultusunda Kayseri’nin konumu, ticari potansiyeli ve demografik yapısı değerlendirilir. Kayseri, o dönem Anadolu’da önemli bir ticaret ve nüfus merkezi olarak görülmektedir. Bu analizler sonucunda Sümerbank Bez Fabrikası’nın burada kurulmasına karar verilir” diyerek kuruluş sürecini ifade ediyor. Sovyetler Birliği ile yapılan iş birliğinin de bu süreçte belirleyici olduğunun altını çizerek, projenin mimari tasarımında İvan Sergeyeviç Nikolaev yer aldığını ve  Nikolaev’in, Moskova Devlet Mimarlık Akademisi sanayi planlama kürsüsünde etkili bir mimar olduğunu söylüyor.

Dün kumaş üretiyordu bugün bilgi

Sadece fabrika değil bir sanayi kenti 

Sümerbank Bez fabrikasının yalnızca bir fabrika değil  “sanayi kenti” modeli olduğunu belirten Prof. Dr.Asıliskender, “Dünya üzerinde çok sınırlı sayıda örneği olan bir yaklaşım söz konusudur. Fabrika, lojmanlar, sosyal alanlar, okullar, kültür yapıları ve gündelik yaşam alanlarıyla birlikte planlanmıştır. Çalışanların yalnızca üretim sürecinde değil, yaşamının tüm alanlarında bir düzen hedeflenmiştir. Konutlar çekirdek aile yapısına göre tasarlanmış, sosyal alanlar sürekli etkileşimi destekleyecek şekilde kurgulanmıştır. Bu yönüyle Sümerbank, yalnızca üretim değil aynı zamanda yaşamı organize eden bir sistemdir.” diyor. Ayrıca fabrikanın, çalışanları yalnızca üretim yapan bir birey olarak değil, aynı zamanda bir yaşam düzeninin parçası olarak ele aldığını ve çalışma sonrası sosyal alanlara katılım, eğitim imkanları ve toplu yaşam pratikleriyle bireyin hem mesleki hem de sosyal gelişiminin hedeflendiğini belirtiyor.

Bütüncül yaklaşım mekan tasarımına da yansıyor

Sümerbank Kayseri Bez Fabrikası’nın kurulum sisteminin bireyi 20. yüzyılın modern yurttaşı haline getirmeyi amaçlayan bütüncül bir yaklaşım olduğunun altını çizen Asıliskender, “Mekânın tasarımı bile bu düşünceyle uyumluydu; sokak düzeninden meydanlara kadar her şey bir bütün olarak planlanmıştı. Bu dönüşüm sadece fabrika ile sınırlı değildi. Kent de bu süreçten doğrudan etkilendi. Fabrika çevresinde yeni mahalleler oluştu, iş gücü ihtiyacı nedeniyle farklı bölgelerden insanlar Kayseri’ye geldi. Bu da kentin demografik ve ekonomik yapısını değiştirdi. Ayrıca eğitim kurumları ve sosyal yapılar da bu sürece eşlik etti. Böylece sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir kentleşme modeli ortaya çıktı” diye konuşuyor. 

Dün kumaş üretiyordu bugün bilgi

Geçmişten bugüne: Fabrikadan kampüse

“Bugün bu tür yapılar üretim biçiminden ziyade bilgi üretimi üzerinden yeniden anlam kazanıyor. Sümerbank’ın temsil ettiği şey artık fiziksel üretim değil, bilgi temelli üretimdir. Mekân bugün bir üniversite kampüsü olarak yaşamaya devam ediyor. Kumaş üreten fabrika, artık bilgi üreten bir yapıya dönüşmüş durumdadır” diyen Prof. Dr. Burak Asıliskender, bu tarz dönüşümlerde önemli olanın geçmişin izlerinin tamamen silinmemesi olduğunu da vurgulayarak, ekliyor: “Yapıların izleri koruduk, hatta bazı bozulmaları bilinçli olarak bıraktık. Çünkü bu, yaşanmışlığın bir parçasıdır. Yeni işlev, eski belleği yok etmez; onun üzerine eklenir. Böylece geçmiş, bugün ve gelecek arasında bir köprü kurulur. Biz burada özellikle bu yaklaşımla çalışmalarımızı yaptık.”

Bu tür endüstri yapılarının kaybolmasının ciddi bir bellek kaybı anlamına da geleceğini söyleyen Asıliskender,  “Kentler katmanlı yapılardır ve her katman geçmişi taşır. Bu miraslar kaybolduğunda yalnızca fiziksel yapılar değil, toplumsal hafıza da zarar görür. Ayrıca ekonomik açıdan da sürdürülebilir değildir. Mevcut yapıyı dönüştürmek, yıkıp yeniden yapmaktan çok daha değerlidir” diyor.

Dün kumaş üretiyordu bugün bilgi

Bir yaşam biçimi olarak Sümerbank Bez Fabrikası

Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Asıliskender, “Bugün Sümerbank deneyimi çok şey söyler. AGÜ kampüsü üzerinden bu miras yeniden yorumlanmakta ve uluslararası düzeyde örnek gösterilmektedir. Endüstri mirasının korunması ve dönüştürülmesi açısından Sümerbank önemli bir referans haline gelmiştir” diye vurguluyor. 

Bu nedenle Sümerbank yalnızca bir fabrika değil, bir yaşam biçimi olduğuna dikkat çeken Asıliskender “İnsan ilişkilerini düzenleyen, üretimi merkeze alan ve bireyi dönüştüren bir sistemdir. Sadece çalışılan bir yer değil, aynı zamanda hayatın kurulduğu bir mekândır. Bu anlamda AGÜ kampüsünü henüz görmemiş vatandaşlarımızı, bu dönüşümün tadını çıkarmak için kampsümüze bekliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırıyor.