Osman ÇİFTCİ

TEKDEN'İN ŞOK SÖZLERİNE KADEHLİ CEVAP

Osman ÇİFTCİ

Kemal Tekden, birikimlerini siyasette de hizmete dönüştürmesi gerektiğine inandığım biri. Aday adayı olduğunda seçilecek yerden millevekili adayı olacağını kaleme almıştım hatırlarsanız... Hastaneler, özel okullar, Diriliş dizisi başta olmak üzere birçok çekim yapıp iyi paralar kazandığı, vergi indirimi avantajlarından faydalandığı film yapım şirketi, üstün zekalı çocuklar vakfı, kitap çalışmaları vs.vs.
Şöyle dışarıdan bakıldığında siyaset sahnesindeki birçok isimden daha dolu birisi... Bu enerjisini siyasette de gösterirse millet hayrına olur diyebileceğim biri.
Ama siyasete girer girmez kendisindeki özelliklerle bende oluşan beklentiyi sukût-u hayale uğratacak çıkışlar yaptı.
Seçimlerden birkaç gün önce Kayseri Gündem Gazetesi’nde yayınlanan bir röportajında kantarın topuzunu kaçıran laflar ettiğini okudum, üzüldüm açıkcası... O gazetenin küpürünü de üst tarafta yayınlıyorum.
Eskinin MHP’lisi daha sonranın BBP’lisi şimdinin AKP’lisi olan Kemal Tekden, gazetenin birinci sayfasında da anons edilen açıklamalarında geçmişte içinde yer aldığı siyasi harekletlere feci bir saldırı gerçekleştiriyor... Tanısamak bilmesek, “Bu adamın Allah’tan korkusu yok” diyeceğim... O kadar ölçüsüz laflar yani...
Dava temelli yaşayan bir insan olduğundan dem vurup dava anlayışının AK Parti ile devam ettiğini söylüyor.
Dava anlayışından kastını geçmiş siyasi kimliğine dayanarak “ülkücülük” olarak tarif eder mi bilemem.
Ama bir yandan “MHP’nin İslam diye bir derdi kalmamış” diye iftira içeriğinde sözler beyan ederken diğer yandan da “ülkücülük” davasından bahsederse kimbilir ona ne der ülkücü camia..
Bu hızla giderse bazı yeni partilileri gibi AKP’ye oy vermeyenleri kafir bile ilan eder diye endişeliyim... Zira ilk düğme yanlış iliklenirse gerisi de aynı yanlış iliklenir.
Tekden’e “İslam diye bir derdi kalmamış” dediği MHP’den ne cevap verilir bilmem ama “Saadet ve Büyük Birlik İsrail ile kol kola bir noktaya geldi” diye iftira içeriğinde beyan ettiği sözlere Saadet Partisi İl Başkanı Mahmut Arıkan sosyal paylaşım sitesi facebook’ta cevap verdi. Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan’ın dönemin İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres ile kadeh tokuşturduğu fotoğrafı yayınlayan Arıkan, “AKP Milletvekili adayı Kemal Tekden ‘Saadet Partisi ve BBP, İsrail ile kolkola bir noktaya geldi’ demiş. Bir de ‘Şimon Peres ile Mustafa Kamalak ve Mustafa Destici kadeh tokuşturdu’ deseymiş!!!!!” yorumunu yaptı.
Arıkan’ın bu paylaşımı 100’ün üzerinde facebook kullanıcısı tarafından paylaşılmıştı en son baktığımda.
Tekden’in bu cevap üzerine söyleyecek tek kelime dahi olsa sözü varsa bu sütun O’nun görüşlerine her zaman açıktır, yayınlamaya hazırım.
Siyaset acemisi diyeceğim ama değil, biliyorum. Geçmişte BBP İl Başkanlığı da yaptı. Ama siyaset gündemine bu çarpık girişi olmadı, yakışmadı.
***
Evet Kemal bey, geçmişte içinde yeraldığın siyasi hareketlere bugün böyle acımazıszca saldırman sana yakışmadı...
Bana ulaşan eski partililerin (BBP’liler) seninle ilgili kamuya açık konuşmaya başlarsa uykuların kaçar sonra bak demedi deme... (Tıpkı senin görüşlerine olduğu gibi onların görüşlerine de bu sütun sonuna kadar açık)
Mahmut Arıkan’ın 100’ün üzerinde kişi tarafından paylaşılan sana cevabının altındaki yorumlara bak ne demek istediğimi az çok anlarsın.
Bak Kemal bey, yazının başında da ifade ettim; sen birikimlerini milletvekilliğinde hizmete dönüştürerek siyaset yapması gereken birisin. Allah aşkına böyle saçma sapan laflarla geçirme 4 yılını da bu şehre, bu millete hizmet et.
Geçmişte MHP’liydin şimdi AKP’de siyaset yapacağım kaygısıyla MHP’ye “İslam diye derdi kalmamış” diyerek çamur atarak siyaset yaptırmazlar... Daha sonra BBP’liydin şimdi Saadet Partisi-BBP ittifakına “Saadet ve Büyük Birlik İsrail ile kol kola bir noktaya geldi” diye çamur atarak siyaset yaptırmazlar.
Ha yaparsan önümüzdeki 4 yılda sadece gerersin, hafızalarda hiç iyi yer edinmezsin, iyi de anılmazsın benden söylemesi.
Diliyorum ki sözkonusu gazetede yeralan röportajdaki ifadelerin abartılmış ve çarpıtılmış olsun. Diliyorum ki, MHPlilerden, BBPlilerden ve Saadet Partililerden çıkıp özür dilersin. Sonra dönüp, “ben milletvekili seçilerek üzerime aldığım vebalden nasıl hizmet edersem hakkıyla kurtulurum” der ona bakarsın...

 

SEÇİM BİR YANA DA... EY KAHRAMAN IRKIM...

Dün millet olarak sandık başına gittik ve siyasi partilerden hangisini kendimize yakın bulduysak, hangisinin memlekete millete daha çok hizmet edeceğine inandıysak ona oy verdik...
Bu satırları kaleme aldığım sırada henüz oy verme işlemi devam ediyordu.
Ben seçimlerden önce kılınan son Cuma namazında okunan hutbeye takıldım kaldım...
Cuma namazının Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan merkezi hutbesi ırkçılık üzerineydi...
Yok yok... HDP’nin Diyarbakır mitinginde yaşanan patlamadan sonra “ölen de öldüren de kürt” falan diye cümleler kuranların ırkçılık tanımı içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini falan yorumlamayacağım...
O Hutbe’ye yapılan itirazları köşeme taşıyıp sizlerin yorumuna da sunacağım.
g İlk itiraz haliyle bu içerikteki bir hutbenin seçim öncesi kılınan son cuma namazında yayınlanmasına. Zira; birçok camide iktidarın imamları işi “şu partiye oy vermeyin” noktasına kadar getirmiş, cemaatle imam arasında olaylar çıkmış, polise kadar sirayet etmiş diye çok sayıda haber okuduk. Eğer ki bu Hutbeyi hazırlayanlar seçim öncesinde AKP’ye yancılık yapacağım diyerek Cuma hutbesini de siyasete alet etmişlerse Allah onları ıslah eylesin, ıslah olacak yanları yoksa Allah onları kahretsin... Zira Cuma namazı da hutbesine herhangi bir parti için kullanılamayacak kadar kutsaldır.
g Bir diğer itiraz facebook üzerinde Seyit Burhaneddin Akbaş Hocam’dan geldi, altına da çok sayıda destek yorumları yapıldı:
“Kişi kavmini sevmekle kınanamaz.” (Hadis-i Şerif) Peygamberimiz ırkçılığı, kişinin kavminin yaptığı zulme ortak olması, karşı çıkmaması olarak açıklamıştır. Bugün cuma hutbesinde “Kişi kavmini sevmekle kınanamaz.” Hadis-i Şerifi söylenmedi. Halbuki hoca efendinin kağıttan okuduğu hadisenin başlangıcında bu hadis-i şerif vardı. Peygamberimiz, kendisine sorulan soruya ilk cümle olarak böyle cevap veriyordu. Hutbede ilk cümleyi atmak hoş olmadı.”
Evet bu iki itirazı vicdanlarınızda değerlendirin ve yorumu da kendi vicdanınıza yapın.
***
Elbette ırkçılığa, faşimze karşıyız. Dünyadaki örnekleri Hitler’den Mussolini’ye kadar yığınla... Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) öğretisine de aynen iştirak ediyorum; ne kendi ırkımızı diğer ırklardan üstün sayarız ne de başka ırkları küçümser aşağılarız. Ama birileri kalkıp benim İslam’a sancaktarlık yapmış kahraman ırkımı seviyor olmamı, millet bilinciyle hareket edilmesinden yana olmamı çekemiyor ve bunu cuma hutbelerine kadar çarpıtarak, istismar ederek, Hadis-i Şerif’i kırparak taşıyorsa ona yazıklar olsun... Eğer bu kasıtla yayınlandıysa o hutbe, Allah onları ıslah eylesin, ıslah olacak yanları yoksa Allah onları kahretsin...
Seçime gelince; sonucu haber sütunlarında okursunuz... Allah devletimiz, milletimiz dinimiz için hayırlısını nasip etsin... Allah iş başına gelenlerin basiretini açık etsin, onlara milletimizi memleketimizi huzura ve refaha eriştirecek hizmetler yapmayı nasip eylesin....

Yazarın Diğer Yazıları