ŞAHİN ŞİMŞEK'TEN ŞOK İDDİA
Osman ÇİFTCİ
Önceki akşam Sivas Caddesi'nde yürürken yanımdan geçen bir vatandaş, "Osman bey" diye seslendi...
Telefonla konuşuyordum o sırada, tokalaştık, bir süre bakınca tanıdım.
Karşımdaki kişi şehit cenazesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, AKP Kayseri Milletvekili Taner Yıldız'a yumruk atıp burnunu kıran ve cezaevine atılan, daha sonra da öğretmenlikten uzaklaştırılan Şahin Şimşek'ti.
Şimdilerde AKP'nin cebelleştiği cemaat içindeki komplocular Taner Yıldız yumruklandıktan sonra Şahin Şimşek'le benim de aralarında bulunduğum kişilerin Türkçü İntikam Tugay Birlikleri diye bir örgütten olduğumuzu iddia etmiş cemaat gazetelerinde manşet, dergilerinde kapak konusu yapmışlardı.
Hakkımdaki o iftira yayınlara karşı açtığım davaların kimisini "Şahin Şimşek'le facebook'tan arkadaşlar" diye AKP&cemaat hukukunda kaybettim kimi davalar ise sürüyor... Facebook'taki binlerce tanımadığım ama arkadaş olduğum insan var, demek ki bu hukuk anlayışına göre içlerinden biri terörist olsa ben de bağlantılı sayılabileceğim. Bu dönemde kanıksadığımız, normalleşen "daha bu ne ki?" dedirten öyle bir hukuk cinayeti işte... Hukuk Fakülteleri'nin ibretlik olarak tez hazırlayabileceği kadar hukuk rezaleti...
Bu dünyada adil olmayan hukuk nedeniyle hesaplaşamazsak, iftira sahipleriyle ve bu iftiraların üzerini adil olmayan kararlarla örtenlerle elbet mahşerde hesaplaşacağız.
Oysaki ben Taner Yıldız yumruklandığında etraf, "oh oldu, iyi oldu, hakettiler, az bile" diyenden geçilmezken, "kötü oldu, Kayseri'nin adı yine olumsuz anılacak, AKP de bu olayı propaganda malzemesi yapacak" diye hayıflanıyordum yanımdaki arkadaşlarıma ve Şahin Şimsek'i de tanımıyordum bile... Facebook'ta arkadaşmışız ama...
Şahin Şimşek'le, 20-30 metre kadar kaldırımda yürüdük sonra durduk bir süre sohbet ettik.
Yapmaması gereken birşeyi yaptığını yineledi, öğretmenlikten uzaklaştırıldıktan sonra içine düştüğü ekonomik çıkmazı anlattı, "rızkı veren Allah'tır" dedi...
Şimdi ne iş yapıyor bilmiyorum, sormadım da... Taner Yıldız'la ne yaptıklarını, davanın durumunun ne olduğunu sordum, bir ara camide karşılaşıp konuştuklarına ilişkin yerel basında çıkan haberleri hatırlattım.
"Taner Yıldız'la Camide karşılaştık ve konuştuk beni valiye yönlendirdi, valiliğe gittiğimde ise eski Vali Şerif Yılmaz ile görüşemediğim gibi korumaları tarafından darp edildim, şimdi Valiliğe girme yasağım var." dedi.
Şaşırdım "nasıl yani?" dedim, burnunun üzerindeki çöküntüyü gösterdi, muhtemelen kırılmış hem de Taner Yıldız'ın kırığından çok daha beter... Yıldız'a o zaman Erciyes Üniversitesi'nin doktorları "hayati tehlike" raporu bile vermişti hatırlarsanız... "Olay valiliğin güvenlik kameralarında da vardır, birkaç kişinin dışında kimseye de söylemedim" dedi.
"Hukuk devletinde nasıl böyle birşey olabilir, suçluysanız cezasını hukuk verir, böyle darp ederek Taner Yıldız'a atılan yumruğa ceza verir gibi bu nasıl bir iş, keşke sıcağı sıcağına olayı gündeme taşısaydınız" dedim.
O da Camide karşılaştığı Taner Yıldız'ın kendisini yardımcı olunması için Valiye yönlendirdiğini, art niyetli olmadığını ve başına böyle birşey gelmesi kastıyla Valiye yönlendirmiş olamayacağını ama valiliğe gittiğinde böyle talihsiz bir olay yaşadığını, araştırılması halinde olayın valiliğin güvenlik kamerası kayıtlarından izlenebileceğini, eski Vali Şerif Yılmaz ile de görüşemediğini söyledi.
Şahin Şimşek, camide Taner Yıldız'la karşılaştı mı, Yıldız O'nu yardımcı olunması için Vali'ye yönlendirdi mi, Vali'nin koruma polisleri Şahin Şimşek'i Vali Şerif Yılmaz ile görüştürmek yerine darp edip dışarı attı mı, iddia edilen darp olayının güvenlik kamerası kayıtları duruyor mu, bu durumdan Taner Yıldız'ın haberi var mı bilemiyorum.
Şahin Şimşek'in anlattıkları beni hayrete düşürdü ve paylaşmak istedim.
Şahin Şimşek bu konuyu yazmam için anlatmadı, yazmak için de kendisinden müsade istemedim ama sonuçta ben bir gazeteciyim ve "yazılmamak kaydıyla" dinlemediğim böylesi bir konuyu yazmak işimin bir parçası.
Böyle vahim bir olay yaşandıysa; nasıl ki Taner Yıldız'ı darp eden Şahin Şimşek bunun bedelini işinden aşından olarak, cezaevinde yatarak yargı yoluyla ödediyse, üstelik Taner Yıldız, yardımcı olması için Şimşek'i valiliğe yönlendirdiği halde Şimşek'i darp ettilerse bunu yapanlar yargı yoluyla ama kimse Şahin Şimşek gibi işinden aşından edilmeden yaptıklarının bedelini ödemeli.
Kimse işinden olmamalı zira Şahin Şimşek'in "kimse benim yaşadığımı yaşamasın" sözleri halen kulağımda çınlıyor.