Osman ÇİFTCİ

METE EKE NE DEMEK İSTİYOR?

Osman ÇİFTCİ

HESABIM NE Mİ? NİYE Mİ YAZDIM? BELGESİ Mİ?

 Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Mete Eke, Muharrem Ayı'nın başlangıcı nedeniyle aşure dağıtımı sırasında meslektaşlarımızla bir araya gelmiş, laf dönüp dolaşıp bana kadar uzanmış, adımı söylemese de benim yazdığım konulara atıfta bulunarak bir şeyler demiş..

Lafı bana bu şekilde getireceğini bilsem ben de giderdim!

Konuyu şahsileştirmek istemezdim ama Mete Eke, Büyükşehir Meclisi'nde alen beyan yaşananları kaleme aldığım için bana karşı olayı şahsileştirip bir il başkanı üslubu içerisinde değerlendirmekte zorlandığım ifadeler kullanmış olunca, ben de bu polemiğe girmek durumunda kaldım. Bu nedenle öncelikle sevgili okurlarımızdan özür diliyorum... MHP İl Başkanı ile takışıyor konumuna düştüğüm için de bütün MHP'li arkadaşlardan özür diliyorum.

Eke, adımı veremese de benim delikanlılığıma, adamlığıma laf edecek kadar ileri gidip, "...varsa elinde bir belge çıkarsın koyarsın, hesabın nedir de sen bunu yazdın, bizim içimize nifak sokmak için tezgah, sen kime hizmet ediyorsun..." diyecek kadar kantarın topuzunu kaçırmış bunlarla da kalmamış konuşmasını şöyle tamamlamış; "Zira yapabilecek her şeyi de yapacak fiziki alt yapımız ve gücümüz vardır, bilmem mesajlar alındı mı?"

Vay... vay... vay!..

***

20 yıldır bu şehirde gazetecilik yapıyorum ve hep siyasi gündeme yakın oldum. İlk kez bir il başkanının böyle kabadayı ağzıyla bir habere ve gazeteciye cevap verdiğine tanık oluyorum.

Bakın beyler, bir yanlışınız var...

Ben öyle adamlığına delikanlılığına laf söylediğinizde susup oturacak adamlardan değilim, öyle aba altından sopa göstererek ayar verebileceğiniz bir gazeteci de değilim, ucunda ölüm olsa yine bildiğimi yazmaktan geri durmayacak kadar delikanlı ve adamım Allah'ın izniyle!

Ben Ülkücü Hareket'in içerisinde yetişmiş biriyim, bunu da her yerde gururla, göğsümü gere gere söylerim. Ülkücü camiayı da iyi bilirim... Kimin ne olduğunu da bilirim. Ülkücü olmam mesleğimin gereğini yapmamdan beni hiç bir şekilde alıkoyamaz aksine Ülkücü olmam nedeniyle mesleğimin gereğini daha da delikanlıca daha da adam gibi yaparım.

Şüphesi olan açsın gazete arşivlerine baksın...

***

Gün boyu arayanlar, yarı şaka yarı ciddi "ayağın sağlam mı?", "bir yerine birşey olmadı değil mi?", "babayı niye kızdırdın?" lafları ediyor, "Cumhuriyet Savcısı'na git başıma bir iş gelirse işte bu açıklamalar nedeniyle bu kişi sorumludur diye dilekçe ver" şeklinde nasihat eden bile oluyor. Hayrola yahu?! Hayrola!!

Oldu mu şimdi yaptığınız, beğendiniz mi?

Siz önce karar verin bu şehirde siyaset mi yapacaksınız kabadayılık mı?

***

Yalan yanlış bir şey yazarım da anlarım bu kadar ileri geri laf edilmesini... Ama değil, yazdıklarım noktası virgülüne kadar doğru, herşey ortada... Kul katında da Allah katında da noktasına virgülüne kadar müsterih olduğum, hesabını verebileceğim bir yazı.

Özhaseki'nin seçimi Boğazlıyan'da AKP'ye kazandırmak için seçim otobüsü üzerinde verdiği Ovakent'e hizmet sözünü Büyükşehir Meclisi'nde yerine getirmek için karar almaya çalışan AKP'lilere karşı MHP Grubu "Hayır efendim, Kayseri dururken Ovakent'e hizmet götüremezsiniz, hem bu seçim rüşveti olur!" diye itiraz etmiş, AKP'li Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Mustafa İnceok da "MHP burada itiraz ediyor ama MHP'li arkadaşlar bu konuya plan ve bütçe komisyonunda onay verdi." demişti...

MHP'li Meclis üyesi Osman Koç, "Biz bu rüşvete ortak olmayacağız!" diye meclisi inletti hayır oyu verdiler. Buna rağmen MHP'li komisyon üyeleri neden komisyonda evet oyu verdi bunu sorguladım bir gazeteci olarak. İşimi yaptım anlayacağınız...

Üstelik MHP'liler sadece Boğazlıyan Ovakent'e hizmet edilmesine itiraz etmiyor, Kayseri'nin ilçelerine yapılacak hizmetin de planlandığı Büyükşehir Belediyesi Stratejik Planı'na da itiraz ediyor, "bu hizmetler yetmez ilçelere" diyor ama MHP'li komisyon üyeleri itiraz etmeyip komisyonda stratejik planın kabulü yönünde oy kullanıyor.

Olay bu...

O yazımda MHP’li Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’nin Ovakent konusunda direk ya da dolaylı yönden ricada bulunduğu iddialarını da yazdım ve ekledim:

"Pazartesi mecliste itiraz edilen bu konuya Necati Eravşar ve İrfan Dursun komisyonda neden evet dedi?” Bu soru cevabını bulmalı. 
Stratejik planda ilçelere yeterince yatırım yapılacağını düşündükleri için mi?
Benim köyümün yolu toz toprak içindeyken Ovakent’e park yapılmasında sakınca görmedikleri için mi? (Bu arada benim köyümün yolu da yapılmış, ilgililere teşekkür ediyorum)
Özhaseki direk ya da dolaylı olarak kendilerinden ricada bulunduğu için mi?
Yoksa partileriyle aralarında bir sorun var da bunun için mi?"

Akılalmaz bu durum karşısında "Bazı MHP'liler Haseki'den mi talimat alıyor?" başlığı kaleme aldığım yazının girişinde de sonunda da "durum başlıktaki kadar vahim olmayabilir, kimseyi zan altında bırakmak da istemiyorum ama hem sarsıcı olsun hem de yaşanan çelişkileri sorgulamaya imkan olsun diye başlığı attım ve sorguladım bakalım cevabı ne olacak...
İnşallah kaygım yersizdir..." demiştim.

Bu yazıyı" hesabın ne, bizim içimize nifak sokmak için tezgah, sen kime hizmet ediyorsun.." diye algılayıp tehditler savuranlara cevabım şu; benim şahsen hiçbir siyasi hesabım yok. Bu nedenle de ziyadesiyle rahatım bu konularda... Ötekinin berikinin siyasi hesabı da beni ilgilendirmez. İçinize nifak sokmak için bir tezgah varsa bu tezgahı yaşananlara bakıp mı çözeceksin yoksa bu yaşananları yazan gazeteciye mesajlar yollayarak mı? Daha açık sorayım; tezgah varsa Haseki'nin Ovakent'e seçim rüşvetini ödemesine arka çıkanlarda mı bu durumu yazan çizen gazetecide mi?

Ben kime hizmet ettiğime gelince... Bu memlekete bu millete hizmet ediyorum. Ya bunu bana soranlar... Ne demek istiyorsa daha açık sorsun da ben de daha açık açık sorup daha açık açık cevaplayayım.

Ben Büyükşehir Meclisi'nde yaşanan akıl tutulmasını yazarak nasıl bir hesap içerisinde olabilirim, kime hizmet ediyor olabilirim insafı, aklı, vicdanı ve izanı olan söylesin Allah aşkına...

Ben gazeteciyim ve yaşanan bir olayı olduğu gibi gündeme taşıyıp bu konuda da yaşanan çelişkiyi ortaya koydum.

Ne yani gazetecilik de mi yapmayalım?

Bu şehirde birilerinin boyunduruğu altına girmemiş, iktidara olduğu gibi muhalefete de sütunlarını sonuna kadar açan kaç tane basın kuruluşu var ki tehdidiniz bize yöneldi beyefendi?

Şehrin ağalarının tatavasını yapan Çanak yayınlarda danışıklı dövüşenlerden memnusunuz sanırım siz...

***

Bu yaşananlara karşı MHP İl Başkanlığı makamının yapması gereken de bunu yazan gazeteciye tehditler savurmak değil, o meclis üyelerinin neden grup kararına karşı hareket ettiklerine ilişkin onları sıgaya çekip durumun tekrar etmemesi için tedbir almaktır.

***

Bir de belgesini ortaya koyacakmışım...

MHP Grubu mecliste hayır oyu verirken MHP Komisyon Üyelerinin komisyonda evet dediğinin belgesini Büyükşehir Belediyesi'ne başvurun size verirler hatta ona da gerek yok Büyükşehir Belediyesi komisyon tutanaklarını internette yayınlıyor, gidin bakın belgeyi görün.

Grup kararına karşı oy kullanan meclis üyelerinizden de isteyebilirsiniz; "şu komisyonda neye karar verdiğinizin belgesini bize ulaştırın" diye...

***

Mete Eke, "Birileri burada bunu yazıyor, ta bir yerlere gidiyor, şöyle olmuş böyle olmuş. Orada bir esprisi yok! Ama burada içimizdeki şeyleri böyle karıştırıyorlar. Ben geldiğim günden beri, göreve gelmeden önce de bu tip işlerle iştigal eden arkadaşların pozisyonlarını biliyordum. Benim kendi dünyamdaki bir karar mekanizmam var! Onları biliyordum onları Allah'a havale ediyorum." da demiş...

Benim yazdığım yazı ta nerelere gitmiş de nerelerde bir esprisi yok bilemiyorum ama benim pozisyonumla ilgili hemen kendisine bir hatırlatmada bulunayım; ben bu şehirde eğriye eğri doğruya doğru demekten Allah dışında hiçbir gücün geri koyamayacağı, lafı eğmeden bükmeden söyleyen biz gazeteciyim. Aksini beceremem de zaten.

Sayın Eke, Kayseri'de partinin önde gelenlerinden imza toplayıp il başkanlığına atandığında il başkanlığına atandığını duyurmak için aradığın ilk kişi bendim ve kamuoyuna ilk ben duyurdum... O gün beni hangi pozisyonda bilerek aradınsa ben yine aynı Osman Çiftci'yim... İl başkanı olduktan sonra ilk televizyon programını da benimle yaptın. Tamam, artık televizyonumuz olmayabilir ama ben yine aynı Osman Çiftci'yim...

Karar mekanizman o gün mü yanılıyordu bugün mü yanılıyor bir sorgula derim...

***

Yahu hem kabadayılığı bana yapacağınıza gidin, ilçelere yeterince hizmet götürmezken Ovakent'e verdiği seçim sözünü yerine getirmeye kalkışan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'ye yapın kabadayılığınızı... Ben de bu şehrin ana muhalefet partisinin il başkanı olduğunuzu bileyim...

***

Kayseri'de seçmenin ana muhalefet görevi verdiği partinin 4 yıldır il başkanlığını yapan ekip, Büyükşehir'de ve İl Genel Meclisi'nde 4 yılda 4 tane eleştiri 4 tane tepki gösterdi mi, 4 konuya muhalefet etti mi, neler yaşandı?

Madem iş buralara geldi, bunları da sorgulamanın vakti geldi.

Şimdi sütunda yer kalmadı, o yazıyı da vakti zamanına havale edelim...

Yazarın Diğer Yazıları