Osman ÇİFTCİ

Kayseri Yahudileri…

Osman ÇİFTCİ

Kayserililer’in ticarette ve uyanıklıkta Yahudilerden ileride olduğunu anlatan onlarca fıkra var. 
Ünlü sanatçı Mustafa Keser’in bir konseri sırasında Kayserili fıkrası anlatmadan önce, “Ulan Yahudi ile Kayseri’nin farkı mı var oğlum.” sözleri şehrimizde bir hayli tepki çekti.

AK Partilisi de, MHPlisi de CHPlisi de Mustafa Keser’i topa tuttu.
Şehrimizde vereceği konseri bile iptal edildi.
Kayserili ve Yahudi fıkraları esasen Kayserili’nin ticarette Yahudi’den daha ileri olduğuna yöneliktir.
Kayserili’nin ticarette Yahudi tarafından bile aldatılamayacak kadar uyanık ve akıllı olduğunu vurgulayan bu fıkraları yanlış aktarırsan, Kayserili ile Yahudi arasında fark yok dersen hedef olursun. 

Şekil A
Bizimkiler Kayserili çocuğun bile Yahudi tarafından aldatılmayacak kadar ticari zekaya sahip olduğunu anlatan Yahudili fıkraları sever.
Aradaki fark önemli.
Mustafa Keser de fıkrada aslında Kayserili’nin ticari becerisine vurgu yapmak istiyor ama baltayı taşa vuruyor.
İslam ve İslam'ın şartı konusunun  böyle bir fıkrada yer alması da hoş olmamış.
Videoyu izledim, kelimesi kelimesine Keser’in konuşması şöyle:
“Bu fıkralarla ilgili bir tek Karadenizli kardeşlerimiz mülayim, anlayışlı Allah için. Fıkraların da çoğunu kendileri uyduruyor, bu da zeka işi tabi.

Sallıyorum mesela Kayseri fıkrası diyorum. Aman hoca yandık, ertesi günü Kayseri’den 500 tane fakıs, Mustafa bey araştır bu Kayseri fıkrası değil. Oğlum ben araştırmacı mıyım ulan işte biri bana anlatıyor Kayseri fıkrası, biz de naklen geçiyoruz. 
Yok o Kayseri fıkrası değilmiş. Yahudi fıkrasıymış.
Ulan Yahudi ile Kayseri’nin farkı mı var oğlum.
(Kıkırdamalar)
Hayır yani yanlış anlaşılmasın.

Yahudi de hesap kitap değil mi? O manada… Kayserili de hesap kitap.
Bak şimdi Kayserili’nin hesaba bak.
Kayseri’de gayrimüslim bir kardeşimiz, İslama geçmeye karar vermiş.
İslamın şartlarını araştırıyor oradan buradan.
Neyse üç beş yere sormuş, en son bir dükkana giriyor. Dedi gardaş merhaba. Ya diyor ben İslama geçeceğim de… Bu İslamın şartı kaçtır bana bir söyler misin ?

Şimdi Kayserili’nin kafa da hesap ya…
Düşünüyor düşünüyor, gardaş dedi sekiz…
Kardaş dedi bir yanlışlık olmasın, sordum beş dediler.
O bize gelişi dedi.
Kayserili koyacak üstüne ya.”
Birden çok kusurlu cümle var…
Hele ki, İsrail’in 3. dünya savaşını tetiklemeye çalışan saldırıları, Filistin’deki zulmü, bölgedeki ülkelere ahlaksızca katliamları ortada iken Kayserili’nin Yahudi’ye benzetiliyor olması hoş olmadı.
Buna rağmen ben Mustafa Keser’in Kayserilileri aşağılamak, küçük düşürmek, rencide etmek Yahudiler ile bir tutmak kastı ile bu konuşmayı yaptığını düşünüyorum.

Zira, “Hayır yani yanlış anlaşılmasın.” diye toparlama çabası gözden kaçırılmamalı.
Kayserili koyacak üstüne ya derken maksat da Kayserili’nin ticari kabiliyetine övgü gibi aslında ama kantarın topuzu kaçmış bir kere…
Mustafa Keser, kastı aşan ifadelerine “yanlış anlaşılma” nedeniyle bir özür dilese iş kapanacaktı belki ama yaptığı açıklamada özür yoktu. 

O da art niyetli bir kasıt olmadığını bildiği için olsa gerek özür dileme gereği duymuyor.
Siz ne dersiniz bilmem ama 81 yaşındaki kıymetli sanatçımızla yaşanan ve sosyal medya linçine dönüşen bu tatsız iletişim kazasını sonlandırmak bence en doğrusu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği ile TBMM resepsiyonunda sahne alan, Cumhurbaşkanımızın “Mustafa abim” dediği Mustafa Keser’i daha fazla üzmenin anlamı yok diye düşünüyorum.
O da eminim ki bu hassasiyetin farkına vardığında özür dileyecektir.

Bir memleket büyüğünün devreye girmesine bakar…
Bu fıkradan bir Güner Ümit vakası çıkmaz, çıkmamalı da.

Üstelik bakın bir şey söyleyeceğim.

Bu ülkede Mustafa Keserler kolay yetişmiyor.
Bir hata yaptı diye tukaka etmenin alemi yok.
Mustafa Keser, türkü ve şarkı konusunda 60 yıllık sanat hayatını geride bırakmış, dimağındaki kültürümüze hizmet eden birikim kolay kolay bir başkasında olmayan, Allah vergisi bir sese ve müzik bilgisine sahip, gerçek bir yaşayan insan hazinesi.
Hakikaten kıymetli bir sanatçı.
Ahlaksız değil, Allahsız kitapsız değil, gençlere kötü örnek olan sözüm ona sanatçılardan değil aksine gençlerin türkülerine şarkılarına eşlik ettiği, Türk kültüründe nadide yere sahip, türkü ve şarkıları gelecek nesillere aktaran bir duayen.
Umarım tatlıya bağlanır.

★ ★ ★

Bu vesileyle Kayseri Yahudileri hakkında bir şeyler yazmak istedim.
Hep merak etmişimdir; Kayseri’nin geçmişinde Yahudiler nasıl var, şimdilerde gizlide de olsa varlar mı diye. 
Tarihi kayıtlara baktığımda bir takım izler var.

7’nci yüzyıl Ermeni tarihçisi ve piskoposu Sebeos’un bahsettiği Kayseri’de yaşayan Yahudiler ne oldu meçhul.
Ermeni tarihçi Alboyacıyan’ın Kayseri Ermenileri Tarihi kitabında gündeme getirdiği Kayseri Yahudileri ne oldu meçhul.
Küçük Asya'ya Yolculuk eserinin sahibi İngiliz seyyah John Macdonald Kinneir, 1813’te Kayseri’ye gelmiş.
Pislikten geçilmeyen, hayvan leşlerinin ortada olduğu, dayanılmaz kötü bir kokuya sahip Kayseri sokaklarından bahsettiği eserinde Kinneir’in Kayseri’de 150 Yahudi yaşadığını belirttiği bazı kaynaklarda yer alıyor.

Onlar ne oldu meçhul.

Usta gazeteci Yavuz Donat da Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde İspanya'dan kaçıp, Osmanlı İmparatorluğu'na sığınan Yahudiler'in bir bölümünün Kayseri'ye yerleştirildiğini yazmıştı.
Onlar da ne oldu meçhul.
Velhasılı Kayseri’de bir Yahudi geçmişi var.
Ama günümüz Kayserilileri Yahudiler ile farksız bir durumda değiller, böyle bir söylemin şakası bile şehri işte böyle ayaklandırır.

Yazarın Diğer Yazıları