Nejdet KALA

ZAM ALMAKTAN KORKAN İŞÇİ

Nejdet KALA

TEKSİF Sendikası, Türkiye genelinde 30 işyerinde, toplam 12 bin işçiyi kapsayan grev kararı aldı.

Öncelikle böylesi önemli bir olayı bir sendika neden kamuoyundan gizler, akıl erdirmek zor.

Kamuoyu, grevi ancak be ancak işçiler fabrikada iş başı yapayınca öğreniyorsa, burada sendikaların ne yapmaya çalıştığını sorgulamak lazım.

Zira grevin amaçlarından biri de kamuoyunun desteğini almaktır.

TEKSİF Genel Merkezi grev kararını internet sitesinden duyururken, yerelde TESKİF’in grev kararını duyurmak ve kamuoyu oluşturmak için en küçük bir çabasına tanık olmadık.

TEKSİF’ten tek satır basın açıklaması dahi gelmedi.

TEKSİF’e bu eleştiriyi yaptıktan sonra gelelim konumuza:

TESKİF’in bu kararı ilimizde Orta Anadolu Mensucat, Karsu Tekstil, Lüks Kadife ve Saray Halı’yı yakından ilgilendiriyor.

Şubat ayından bugüne süren görüşmelerin ardından TEKSİF, işletmelerin işlem hacmi ve iş durumlarına göre; 15 Ağustos ve 19 Ağustos tarihlerinde grev kararı aldı.

Orta Anadolu Mensucat, Karsu Tekstil ve Saray Halı ilk grup içinde yer aldığı için dün itibariyle grev kararı hayata geçti.

Kentte işçi hakları konusunda farklı bir yeri olan Orta Anadolu Mensucat’ta işveren işçilerle uzlaşmayı tercih ettiği için grev sembolik düzeyde kaldı.

Ancak Karsu Tekstil ve Saray Halı’da işçiler üretimden gelen güçlerini ortaya koyarak, fabrikaları durdurdu.

TEKSİF ile tekstil işverenlerini temsil eden patron sendikası arasında anlaşma sağlanamayan 4 nokta var.
Bunlardan birincisi ücret artışı:

TEKSİF, kamu çalışanlarından değil de hükümetten güç alarak sendikacılık yapmaya çalışan Memur Sen Konfederasyonu’nun yüzde 3’ler civarındaki komedisini ücret artışı olarak görmediği için greve gitti.

Greve giden TEKSİF, Memur Sen’in nasıl sendikacılık yaptığını da gözler önüne sermiş oldu.

Neyse, konumuz Memur Sen’in ‘sendikacılığı’nı konuşmak değil.

Genel anlamda yıllardır Memur Sen gibi çalışandan değil işverenden yana tavır alan sendikaların emekçileri ne hale getirdiğini konuşmak daha anlamlı.

TEKSİF’in duyurmadığı grev kararının ardından bazı işçilerle görüştük.

Ne acıdır ki, işçiler sendikanın talebinin kabul edilmesinden korkuyor.

Evet yanlış duymadınız, işçi daha fazla ücret alacağı için korkuyor.

Aslında işçiler haksız da sayılmazlar.

İlimizde, binlerce örneği var.

Toplu sözleşmelerin ardından sosyal hakları ve ücretleri arttığı için işverenler tarafından işten çıkartılarak, yeniden asgari ücretle işe başlatılan işçilerin…

İşte bu nedenle yüzde 15 zam aldıkları zaman kapının önüne konmaktan korkan işçiler, işsiz kalıp yine aynı fabrikaya asgari ücretle başlamamak için yüzde 3’lük komediye bile razı gelebiliyor.

İşte Kayseri’deki işçinin hali…

Bırakın hakları için mücadele etmeyi, işsiz kalmamak için patronun ağzından çıkan her şeye razı geliyor.

Burada suçlanması gereken işçilerden önce sendikalar var.
1980 sonrasında içeriği boşaltılan ve sadece yöneticilerinin saltanatını korumayı hedefleyen sendikalar.

O sendikalar ki, bırakın yeni iş yerlerinde örgütlenmeyi ellerindekini kaybetmemek için işverenlerle her türlü anlaşmaya hazır bekliyor.

İşte bu noktada TEKSİF’in grev kararı önemli.

Bu bir başlangıç…

Yeri gelmişken, sendika demek patron düşmanlığı-sermaye düşmanlığı da değil.

Bakın işçi hakları konusunda Kayseri’de diğer fabrikalardan daha farklı bir tutum sergileyen Orta Anadolu’ya, sendika grev kararı alıyor, patron işçilerle görüşüyor, sorunlar tatlıya bağlanıyor.

Türkiye genelindeki bu karar Orta Anadolu’da sembolik kalıyor.

Amaç, üzüm yemek…

Sonuç, mutlu son… 

Yazarın Diğer Yazıları