Türkiye’de son yıllarda açıkladığı her veri ile tartışmaların odağına oturan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), son olarak İnşaat Maliyet Endeksi Haziran 2023 verilerini açıkladı.
Buna göre İnşaat maliyet endeksi, 2023 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 4,43, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,32 arttı.
Yaşadığımız gerçek rakamların yanından geçmeyen verileri nedeniyle kuşkuyla baktığımız TÜİK’in bu rakamları da kuşkulu geldi.
Onun için sektörden birilerine sordum.
En iyimser olanı bile fiyatların son bir yılda yüzde 70 arttığını belirtiyor.
Maliyetlerinin son bir yılda yüzde 49,32 arttığını iddiasına karşılık aldığım en çarpıcı yanıt ise; “TÜİK nereden alışveriş yapıyorsa söylesin biz de oradan yapalım” oldu.
Gerçekten TÜİK nereden alışveriş yapıyorsa bizler de oradan alışveriş yapalım.
14 Mayıs seçimlerinden sonra litre fiyatı 19,76 olan benzine 16 lira 40 kuruş; litre fiyatı 18,58 lira olan motorine ise yaklaşık 18 lira zam gelmişken; TÜİK’in yüzde 49,32’lik artışı gerçekten hiç inandırıcı gelmiyor.
Yeni zam haberleri de kapıda…
Hiç ekonomiden anlamayan ben bile biliyorum ki, bu ülkede akaryakıt fiyatına zam geldiğinde tüm ürünlere zam gelir.
Evet, ülkede ekonomik tablo kötü;
Özellikle sabit gelirliler enflasyon yükü altında ezim ezim eziliyor.
Ülkeyi yönetenler ise fedakarlık istiyor.
Bu millet gerektiği zaman fedakarlık yapar, çok da yaptı.
Ama asıl mesele devlete, devletin kurumlarına olan güven sarsılıyor.
Ve emin olun ki; TÜİK’in verdiği rakamlar, iktidar açısından, sadece ve sadece emeklilerin ve kamu çalışanlarının alacağı zammı düşük tutmanın ötesinde bir fayda da sağlamıyor.
Zira Türkiye öyle bir kutuplaştı ki insanlar oy verirken TÜİK’in rakamlarına hiç ama hiç bakmıyor.
Hangi lidere inanıyor, hangi lidere güveniyorsa gidip ona oy veriyor.
Zam gelmiş, iktidardan önce oy verenler kendilerince haklı bir gerekçe buluyor.
Ücretleri enflasyonun altında erimiş, iktidarın bir şey söylemesine gerek kalmadan, oy veren vatandaş "haklı bir gerekçe" buluyor.
Böyle bir ortamda yüzde 100 yalan olduğu belli olan rakamları açıklayıp devlete, devletin kurumlarına olan güveni sarsmanın ne manası var.
Bırakın devlet, tüm kurum ve kurallarıyla vatandaşın yüreğindeki ‘Devlet Ana’ olarak kalmaya devam etsin…