Konjonktüre göre pozisyon alan;
Eylemi ile söylemi uyuşmayan;
Hamaseti hiç elden bırakmayan siyasetçilerin bu ülkeye yaptığı kötülüğü hiç kimse yapmadı.
Bunun son örneğini Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin açıklamalarında gördük.
Siyasi karşılığı Hüda Par kadar olmadığı için AK Parti’nin listesine alınmayan;
Alınmadığı için ayrı liste ile seçime giren; AK Parti’nin 14, CHP’nin 12, İYİ Parti’nin 3, Yeşil Sol Parti’nin 2, MHP’nin 2 ve TİP’in 1 milletvekili çıkardığı İstanbul 1. Bölge’de milletvekili seçilemeyen Mustafa Destici, Türkiye’nin yarısını terör destekçisi ilan etti.
Memlekete bak; “Vatansever Destici” İstanbul 1. Bölge’de 18 “terör destekçisi”ne karşı mücadele ediyor ama İstanbullular “Vatansever Destici”yi değil, terör destekçilerini Gazi Meclise milletin temsilcisi olarak gönderiyor.
Eminim ki Destici İstanbul 1. Bölge’de seçim çalışmaları yapmış, vatandaşlarla yana yana gelmiştir.
Şimdi ben BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, teröre destek verenlerle yan yana geldi desem doğru olur mu?
Olmaz.
Ancak;
Vatandaş sofrasına et koyamıyor diyenlere, “Ben gidip kasaba 100 lira verip et almıyorum. Gidip kuzuyu kestiriyorum” diye akıl verebilen;
Dün FETÖ güzellemesi yapan bugün tweet silen;
Tweeti silince dün nerede durduğunu unutturacağını sanan;
Biri bunu memleketin yarısını terör destekçisi görebilir.
Çünkü bu ülkenin sorunlarına karşı bir çözümüzün yoksa;
Çünkü bu ülkenin sıkıntılarından kurtulmak için bir öneriniz yoksa;
Çünkü bu ülkede yoksulluğa, yolsuzluğa söyleyecek bir sözünüz yoksa;
Yapacağınız en güzel şey hamaset ve düşman yaratmaktır.
Destici’de bunu yapıyor.
Vatandaş sofrasına yarım kilo et koymasa ne olacak; Ver mehteri!