Adalet, adalet ve adalet…
Bu ülkede bugün en çok aradığımız şey, adalet…
Ama yok.
Nasıl olsun ki;
Adalet Bakan Yardımcısı torpil isteklerini gönderirken kameralara yakalanıyor.
Sonuç,
Sonuç ne olacak?
Biri çıkıyor özel hayatın gizliliği diyor.
Biri çıkıyor Şehit yakını diyor.
Ama hiç kimse özür dilemiyor.
İstifa etmiyor.
Bu ülkede şehit yakınlarının işe girmeleriyle ilgili yasa var.
Yasanın tanıdığı haklar dışında kim kendine imtiyaz istiyorsa bu torpildir.
Bunu şehit yakını da istiyorsa torpildir.
Vicdana sığmayan,
Ahlaka sığmayan bir durumdur.
Aslında olayın şehit yakınıyla bir ilgisi olduğunu da düşünmüyorum.
Çünkü bu ülkede birileri hep toplumun hassasiyetlerini kullanarak; ahlaksızlığı, hukuksuzluğu, vicdansızlığı gölgelemeyi alışkanlık haline getirdi.
Rüşvet veren Reza Zarrab’ın suçlarını Şanlı Türk Bayrağı ile perdeleme kalkmadılar mı?
Rüşvet alan siyasiler ‘Ezan susmaz, bayrak inmez’ diyerek kendilerini aklamaya çalışmadılar mı?
Özetle, samimi bir Atatürkçü, gerçek bir yurtsever olan Merhum Uğur Mumcu, “Bu memlekette banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken Atatürk maskesi taktılar.” sözü konjonktüre göre şekil değiştirerek hep karşımıza çıktı.
‘Ezan’ dediler.
‘Bayrak’ dediler.
‘Atatürk’ dediler.
Velhasıl bu ülkede suçüstü yakalananlar hep bir maske buluyor.
Onlar maske buluyor, işini yürütüyor da bize ne oluyor?
Biz ayrışıyor, düşmanlaşıyor, kamplaşıyoruz.
Ve kaybediyoruz.
Ve torpilli adalete seyirci kaldığımız sürece de kaybetmeye devam edeceğiz.