Nejdet KALA

SURİYELİ OLSALARDI!

Nejdet KALA

Geçtiğimiz gün gazetemizde yer aldı: ekmek parası için Kazakistan’a giden 32 vatandaşımızın dramı…

Bu dramı saflarımıza taşıyıp, konuyu orada bırakmadık.

Sorduk, soruşturduk…

Bir de baktık ne görelim:

Devletimiz bu 32 işçiye sahip çıkmış(!)

Sahip çıkıp onların evlerine dönmesi için her türlü imkanını seferber etmiş (!)

Dünya lideri olan bir ülkeye de bu yakışırdı.

Şimdi bu vatandaşlarımız evlerine kavuşmak üzereler.

Peki dünya lideri olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu vatandaşlarına nasıl sahip çıktı dersiniz.

Haberimizde detaylarını bulacaksınız ama ben kısa bir bilgi paylaşayım, devletimiz 32 işçiye senet imzalatmış.

Yanlış duymadınız, hani bir zamanlarda rehin kalan hastalar için devlet kademelerinin sıklıkla başvurduğu bir yöntem olan senet yine gündeme gelmiş ve dünya lideri devletimiz her bir işçiye 916 Dolar’lık senet imzalatmış!

İşte dünya lideri olan ülkemizin, kendi vatandaşını kurtarmak için yaptığı büyük fedakarlık (!)

Sonra devleti yönetenler Suriye’deki muhaliflere, sığınmacılara ne kadar büyük yardımlar yaptıklarıyla övünüyorlar.

AKP’nin dünya liderliğinden anladığı bu galiba…

Kendi halkına kör bakarken, bir ülkenin iş meselelerinde taraf olup, o ülkedeki kavgayı körüklemek için yardımda bulunmak.

Kapılarını dünyaya caka olsun diyerek sığınmacılara açıp milyonlarca lira harcarken, kendi vatandaşlarına ancak senet imzalatarak sahip çıkmak.

Ne kadar büyük bir devletiz, dünya bize hayran…

Yine aynı gün gazetemizde bir vatandaşın kendini yakmaya kalktığı haberi yer alıyordu.

Bu vatandaş olsa olsa Nazım Hikmet’in şiirine anlam kazandırmak için böyle bir girişimde bulunda her halde:

Ne diyordu Nazım:

“Sen yanmazsan,

Ben yanmazsam,

Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…”

İşte bu vatandaşta işsizlikten değil, karanlıklar aydınlansın diye kendini tutuşturmaya kalktı.

Yani sanayicimizin ‘işçi bulamıyoruz’ diye bas bas bağırdığı bir dönemde kendini işsizlik yüzünden yakacak değil ya…

Memleket güllük gülistanlık…

Herkes halinden memnun…

Kimsenin bir derdi bir tasası yok.

Bu gazetelere yansıyan haberleri de biz kurguluyoruz.

Gazete sayfaları dolsun diye.

Bakın bir Erol Zurna haberi yaptık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı hemen konuya el attı.

Çünkü sokaklarda annesi çöplerden kağıt toplarken arabanın içindeki kağıt yığınları arasında yaşayan ikinci bir örnek yok (!)

Memlekette her şey o kadar yolunda ki, böyle bir manzaraya yetkililer ilk kez denk geldi.

O yüzden de herkes seferber oldu.

Yani her şey bizim gibi nesli tükenmeye yüz tutmuş birkaç gazeteden ve gazeteciden kaynaklanıyor, pireyi deve yapıyoruz, olayları abartıyoruz.

Memleket güllük gülistanlık…

Herkes halinden memnun…

Bakmayın siz bizim anarşistlik, bozgunculuk yaptığımıza… .

O 32 işçi yada kendini yakmak isteyen vatandaş Suriye vatandaşı olsaydı, devletimiz hemen el atar, yaralarını sarardı.

Biz büyük devletiz, elimiz sadece kendi vatandaşlarımıza uzanmıyor. 

Yazarın Diğer Yazıları