Yeni yılın ilk gününden merhaba…
2023 bittirdik.
2024 başladık.
Bir yılı geride bıraktık ama geride bırakmayı çok istediğimiz birçok şeyi de heybemizde yeni yıla taşıdık.
Neler var heybemizde;
Yoksulluk var.
Ve yoksulluğu bitirmek yerine yardım edilmiş yoksulları önceleyen politikalar oldukça yoksulluk heybemizde olmaya devam edecek.
İşsizlik var heybemizde…
Ne kadar çok üniversite binası açtığımızla övünmeyi bırakıp, eğitimde nitelik yerine niceliği konuşmaya devam ettiğimiz sürece işsizlik can yakmaya devam edecek…
Onlarca yıldır heybemizden inmeyen terör var.
Yaşananlardan ders almadığımız; kalıcı çözümler yerine popülist yaklaşımlarla konuyu ele aldığımız sürece de heybemizden çıkmayacak gibi görünüyor.
Maalesef Irak’ta yaşananlardan ders almadığımız için Suriye’de de benzer sorunlarla karşı karşıya kaldık.
İlk yıllarda “üç beş çapulcu” sonrasında ‘ayakkabı numarasına kadar biliyoruz’ denilerek küçümsenen, günlük politikanın malzemesi yapılan terör konusunu da heybemizden çıkartamadık.
Sıvasız evleri şanlı bayrağımız ile kapladık.
Tarifsiz acıları yüreğimizden de heybemizden de atamadık…
Kadın ve çocuklara şiddet var heybemizde;
Fırsat eşitsizliği;
Gelir adaletsizliği;
İlkokul çağına kadar inen uyuşturucu illeti;
Hepsi duruyor heybemizde…
Heybemizdeki yüklerden kurtulmak için yapılması gereken şey ise takvim yapraklarının değişmesini değil, zihniyetlerin değişmesini sağlamakla mümkün olacak.
Soran,
Sorgulayan,
Bize dayatılanlara inat aklımızın, yüreğimizin sesine kulak veren bireyler olduğumuzda ancak sorunlarımızdan kurtulacağız.
Yeni yılınız kutlu olsun…