Meslek örgütlerinin, odaların en önemli görevinin üyelerinin hak ve menfaatlerini savunmak olduğunu düşünenlerdenim.
Meslek örgütleri ve oda başkanlarının seçildikleri günden itibaren siyasi kimliklerini bir yana bırakarak, yeri geldiğinde üyelerinin hak ve menfaatleri için iktidarları eleştirmesi, karşı durması gerektiğine inananlardanım.
“Günümüz Türkiye’sinde meslek örgütleri ve odalar bunu yapıyor mu?” diye bir soru sorduğumuzda, kesin bir ifade ile hayır.
Bugün esnafın, sanayicinin Türkiye’nin ekonomik durumundan memnun olduğunu söylemek, Türkiye’nin gerçeklerine yüz çevirmek olur.
Peki, meslek örgütleri ve odalar bu konuda ne yapıyor?
Elbette istisnalar kaideyi bozmaz ama genel anlamda üyelerin şikayetlerini yüksek sesle dillendirmek yerine, iktidarın “yarın bugünden iyi olacak” klişesini sahipleniyor.
“Neden böyle oluyor?” sorusunun ise farklı yanıtları olabilir.
İktidara siyaseten yakınlık hissedebilirler.
O zaman yapmaları gereken şey meslek örgütü veya oda başkanlığı yapmak değil siyasete atılmak olmalıdır.
İkinci olarak iktidarın hışmına uğramaktan korkuyor olabilirler.
O zaman da yapmaları gereken şey oturdukları koltuğun ateşten olduğunu düşünerek, en başından bu işe hiç kalkışmamaları olacaktır.
Üçüncü yol ise kişisel menfaatleri temsil ettiği üyelerin hak ve menfaatlerinin önüne geçiyor olabilir.
Üyeleri sıkıntı yaşasa da kendileri sahip oldukları koltuğun imtiyazı ile bir takım ayrıcalıklar, bol kazançlı işlere sahip olabilir.
Bu olasılıkların hepsi bir arada da olabilir.
Ama ben dördüncü bir yol bulamadım.
Kastım, meslek örgütleri ve odaların muhalefet partisi gibi hareket etmeleri değil elbette...
Kastım, temsil ettikleri kitlelerin sorun, şikayet ve itirazlarını yüksek sesle dile getirmeleridir.
İktidar yetkilileri dahi bazı sorunları artık gizlemiyor, gizleyemiyor.
Böyle bir ortamda konuşmayan, üyelerinin sesi olmayan meslek örgütleri ve odalar ne zaman konuşacak?
Susarak üyelerine, iktidara ve bu ülkeye de iyilik yapmıyorlar.
Sorunsuzluk algısı yaparak, sorunların kangren olmasına neden oluyorlar.