Oldukça zor bir sürecin ardından lige kendi sahasında geçtiğimiz yılın şampiyon kadrosunu yeni transferle güçlendirmiş; Avrupa maçları nedeniyle lige çok daha hazır Galatasaray’ı ağırlayarak başlayan Kayserispor daha ilk maçta kimileri için hayal kırıklığı yarattı.
Hayal kırıklığının sebebi Kayserispor’un kaybettiği 2 puan değil, aldığı bir puandı.
Çünkü beklenti Galatasaray’ın Kayserispor’u farklı yenmesiydi.
İkinci hafta öne geçmesine rağmen deplasmanda 1 puanla dönen Sarı Kırmızılılar, dün oynanan karşılaşmada ligin yeni ekibi Samsunspor’u 2-1 mağlup ederek, ilk galibiyetini almış oldu.
Galatasaray’dan fark yiyeceği; İstanbulspor deplasmanından eli boş döneceği düşünülen Kayserispor, iyi transferler yaptığı düşünülen Samsunspor karşısında galibiyetle ayrılmasını bildi.
Ancak 3 haftadır Kayserispor maçlarından sonra hep aynı eleştirilere tanık oluyorum: Oyun çok tatsız.
Hiç transfer yapamamış,
Elindeki futbolculardan bir kısmını kaybetmiş,
Yarınının ne olacağını bilmeyen bir takımın ne yapmasını bekliyorlar, anlamakta zorluk çekiyorum.
Kayserispor kadrosunun gücünü biliyor,
Rakiplerinin gücünü biliyor,
Buna karşılık da nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynuyor.
Sahadaki her futbolcu ve neredeyse sahadaki futbolcular kadar efor sarf eden Çağdaş Hoca’nın ligin ilk üç haftasındaki oyunu alkışı fazlasıyla hak ediyor.
Bir parantez de Kayserispor taraftarına açmak gerekiyor.
Öncelikle Samsunsporlu futbolcularla birlikte kendi takımını tribüne çağırması statlarımızda görmek istediğimiz güzel bir tabloydu.
Sonrasında da 90 dakika boyunca takımın 12’nci oyuncusu oldu.
Keşke tribünler biraz daha dolsaydı.
Eleştireceğim nokta ise yaklaşık 100 bin Sivaslı’nın yaşadığı Kayseri’de, stadyumda yükselen “Ayağa kalkmayan Sivaslı olsun” tezahüratıydı.
Emin olun ki; bu şehirde yaşayan özellikle Sivaslılar ve Yozgatlılar başta olmak üzere ekmeğini Kayseri’den kazanan insanlar Kayseri’ye de çok şey kazandırıyor.
Kutuplaştırmanın,
Ayrıştırmanın,
Ötekileştirmenin hiç kimseye faydası yok.
Zaten yeterince kutuplaşıyoruz.
Stattan çıktıktan sonra oturduğumuz binanın asansöründe karşılaştığımız komşumuzla kutuplaşmanın hiç gereği yok.