Nejdet KALA

İŞ İFTİRAYA KALDIKTAN SONRA…

Nejdet KALA

Haftasonu haberleri okurken, gözüme Karabük’ten bir haber takıldı.

Haberin baş kahramanı tanıdık bir isimdi:

Bu isim daha birkaç hafta önce İncesu Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Kocasinan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanmış olan Seyfullah Kaplan idi.

Kafam karıştı, acaba karıştırıyor muyum diyerek, küçük çaplı bir araştırma yaptım.

Hayır ben karıştırmıyordum ama AKP’den 2011 yılında milletvekili aday adayı olan Seyfullah Kaplan’ın belki de hızlı yükselişinden kaynaklı kafası karışmıştı.

Öyleki, 11 Haziran 2014 tarihinde, İncesu Milli Eğitim müdürlüğünden Kocasinan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atanan şahıs, bir ay sonra kendini Karabük Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunda buldu.

Müdür Bey, henüz ilçe Eğitim Müdürü iken de Facebook sayfasında baştan sona Atatürk’e hakarek içeren bir yazıyı, “BENDE MUTLAKA OKUMANIZ DİLEĞİYLE PAYLAŞIYORUZ” notu ile takipçilerine uluştırmıştı.

İşte bu yazı nedeniyle CHP Karabük İlçe Başkanı, böyle bir kişi ile Atatürk’ün huzurunda olamayacağını belirterek, tören alanını terk etmiş.

Oysa tören alanını terk etmesi gereken CHP Karabük İlçe Başkanı değil, 1957 yılında Kayseri’nin Pınarbaşı İlçesine bağlı Yahyabey Köyü’nde dünyaya gelen Seyfullah Kaplan idi.

Seyfullah Kaplan’ın paylaştığı söz konusu yazı Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk ve Müslüman olmadığını ileri sürüyordu.

Seyfullah Bey Kayseri İl Milli Eğtiim Müdürü’nün makam odasına gitmiştir diye tahmin ediyorum.

Ve Kayseri Milli Eğitim Müdürü’nün odasının girişinde bekleme bölümünde bir tablo var.

O tablonun üzerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün bir veciz sözü bulunuyor:

Seyfullah Bey alladığım kadarıyla okuduklarını bek idrak edemiyor olsa gerek o sözü de pek idrak edememiş, ben o sözü sizlerle paylaşayım:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Türkiye Halkına TÜRK MİLLETİ denir. Ne Mutlu Türküm Diyene…”

Zira Seyfullah Kaplan o sözü anlamış olsaydı, o baştan sona yalan ve iftira dolu yazıya rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün emperyalizme karşı verdiği o büyük savaşın ardından bu topraklarda nasıl bir ülke nasıl bir ulus yarattığını  anlayabilirdi. Seyfullah Bey’in o savaş konusunda da neler düşündüğünü merak ediyorum.

Seyfullah Bey kendini Kafkasya’dan kopartamamış ve Türklük konusunda sorunlar yaşıyorsa onu bilemem… 

Ama bildiğim bir gerçek var ki: Seyfullah Bey’in "Atatürk'e kesinlikle hakaret etmedim. Bir haberi okudum, kendi Facebook sayfamdan paylaştım. Onun için okumak suçsa, ben o suçu devamlı işlemeye devam edeceğim. Ama kişilere hakaret etmek kesinlikle ne kültürümüzde vardır, ne biz de vardır” sözleriyle savunmaya çalıştığı , hiçbir bilimselliği hiçbir gerçekliği olmayan yalan ve iftira dolu bir yazı.

Ve “BENDE MUTLAKA OKUMANIZ DİLEĞİYLE PAYLAŞIYORUZ” notunu düşerek bu yazıyı paylaşan bir kişinin GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün huzurunda olmaması gerekir. (Bu arada imla hatası bana ait değil. Müdür Bey ayrı olması gereken ‘de’leri bitişik yazmış)

Müdür Bey’e sormak lazım:

Sizin kültürünüzde yalanı, iftirayı duyduğunuzda onunla mücadele etmek mi yoksa o yalan ve iftirayı yaymak mı vardır?

Sizin kültürünüzde inanmadığınız halde, inanıyor gibi yapmak var mıdır?

Seyfullah Bey, sizin kültürünüzde takkiye nasıl bir davranıştır?

Müdür Bey’e bir tavsiyem olacak:

Kayseri’ye yolu düşer ve Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giderse, İl Milli Eğitim Müdürü’nün odasına girerken sağdaki tabloya şöyle göz ucuyla bir baksın…

Üzerinde, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir. NE MUTLU TÜRKÜM diyene…” yazıyor.

Okusun ve düşünsün:

Bu sözleri bir Yahudi söylemiş olabilir mi?

Ve Müdür Bey, iş iftiraya kaldıktan sonra inanın herkes herşeyi söyleyebilir. 

Yazarın Diğer Yazıları