7 Mayıs 2013, Polisin 1 Mayıs’ta attığı gaz bombasıyla ağır yaralanan Meral Dönmez’in yoğun bakımdayken ifadesi alındı.
2 Ocak 2013, Gaziantep'te, geçirdiği trafik kazası nedeniyle hastanede gözlem altında tutulan belediyede temizlik işçisi 44 yaşındaki Hasan Taş, 2009 yılındaki ev satışından dolayı 3 bin 80 liralık vergi borcunu ödemediği için polis nezaretinde hastaneye götürüldü.
Bu google hazretlerinden bulduğum iki örnek…
Biri daha 2 gün önce yaşanmış…
Yani ortada bir suç varsa kolluk kuvvetleri gereğini anında yapıyor.
Peki yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ardından ikinci dalga ne oldu?
Komploydu, dış güçlerdi, derin devletti, darbeydi masallarının arasında rafa kalktı.
Darbeye karşı gelelim,
Derin devleti devletin içinden temizleyip atalım,
Komplolar karşısında tek yumruk olalım,
Dış güçlerin kirli emellerine alet olmayalım,
Hepsine amenna da bi zahmet, insanları yoğun bakımdan ifadesini almak için hastaneye götüren kolluk, mahkemenin verdiği bir kararı da uygulasın.
Uygulasın da başbakanın oğlunun imtiyaz sahibi olmadığını görelim.
Gerçi ilk icraatı kardeşinin atamasına imza atan bir Adalet Bakanı’nın olduğu bir ülkede neyin adaletini arıyoruz, önce bunu bir sormak gerekiyor…
KIR ZİNCİRLERİ!
Pazar günü Kardeşlik ve İyilik Platformu “Eğilme Kayseri Seninle Başbakan ile el ele” adı altında bir etkinlik düzenleyecekmiş.
Ben bu etkinliğe katılanlara, kendi kendilerine sormaları için birkaç soru sormak istiyorum.
Mesela etkinliğe katılıp, insan zinciri oluşturacak kişiler yanlarındakilere sorsun;
Kim Yahudilere otel odasında Tüpraş’ı Galataport’u pazarlamış?
Kim Yahudi lobisinden üstün cesaret madalyası almış?
Peki Başbakana karşı hangi dış güçler devreye girmiş?
Kim derin devletmiş?
Kim derin devlete ne istediyse vermiş?
Peki derin devlete, devleti teslim etmek suç mudur?
Kim genel müdürün, bakan çocuklarının evlerine ayakkabı kutularında milyonlar bırakmış?
Yukarıdaki sorulara verilecek yanıtlar az çok belli.
Zincire katılanlar bu soruları teğet geçip amalı cümleler kuracak…
Ama çok emin olduğum bir şey var.
O da Başbakan’a kimin darbe yapacağını zinciri katılanlara sorulsa, ortaya tek bir yanıt çıkmayacak.
Çünkü ortada böyle bir şey yok…
Onun için herkes farklı bir düşman uyduracak.
İşte ortada böyle uyduruk bir düşman varken, o zincir; bu kentte kaç kişinin rüşvet ve yolsuzluğa destek çıktığını gösteren bir zincir olacak.
ÇİLSAL BÜYÜLEDİ
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Osman Çilsal, seçim çalışmalarının startını verdi.
Parti il binasında partililerle bir araya gelen, ardından da Kocasinan ve Talas ilçe örgütlerini ziyaret eden Çilsal’ın programının bir bölümünü takip etmeye çalıştım.
Programlar sırasında da Çilsal’dan ziyade, onu dinleyen partililere yoğunlaştım.
Oradaki izlenimlerimin CHP’nin tabanının Çilsal’a nasıl baktığının konusunda da bir fikir edinmemi sağlayacak diye düşündüm.
Öncelikle, Çilsal bulunduğu ortamda kendisini dinleyen kitleyi adeta büyülüyor.
Çilsal, konuşmasındaki akış, tutarlılık, seçtiği örnekler, ses tonu ile hitap ettiği kitlenin kendisini adeta soluksuz dinlemesini sağlıyor.
Karşısındaki kitlenin aklına takılan soruları, daha onlar sormadan, konuşmasının içerisinde üzerinde hiçbir kuşku kalmaksızın açıklıyor.
Örneğin neden CHP’ye geldiği konusuna açıklık getirirken, öncelikle Türkiye’nin bir fotoğrafını çekiyor.
Bu fotoğraf içinde ortaya çıkan iki kutuplu yapıya dikkat çekerek, meselenin sağ-sol meselesi olmadığını meselenin vatan savunması olduğunu vurgu yapıyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu hatırlatarak ve dün yaptığı siyasete de sırtını dönmeden, Celal Bayar’ın, Adnan Menderes’in CHP çatısı altında olduğunu yine benzer bir durumun ortada olduğunu anlatıyor.
Yani yine aynı siyasi geçmişten geldikleri Süleyman Demirel’in ‘dün dündür bugün bugün’ kolaycılığına kaçmadan, net bir tutum sergiliyor.
İl Başkanlığında söylediği, ‘Merak etmeyin Sayın Başkan mevsimlik işçi olarak gelmedim’ sözleriyle de CHP’de kalıcı olduğunun sinyallerini veriyor.
Aslında bu yazdıklarım benim yorumlarım gibi görünse de ben bu kanaate Çilsal’ı dinleyen CHP’lilerden ulaştım.
Özetle, Çilsal CHP ile kucaklaşmasını sorunsuz halletti.