Önce Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ardından İç İşleri Bakanı Muammer Güler ardından da Erdoğan ve son olarak da Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa ettiklerini açıkladı.
Önce bu istifalarının hiçbir anlam ifade etmediğini düşündüğümü peşinen vurgulamak isterim.
Oğlu rüşvet ve yolsuzluk operasyonundan çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak, cezaevine gönderilen, kendisinin de bu süreçte bilgisi olduğu iddia edilen Bakan Güler, görevleri gereği savcının talimatını yerine getirerek, soruşturmayı yürüten emniyet müdürlerini görevden alma yazısını imzaladıktan, olayın üstünden tam 8 gün geçmiş olduktan sonra istifa etmesinin hiçbir anlamı yok…
Karartılacak deliller varsa çoktan karartıldı.
Operasyonun gideceği başka noktalar varsa çoktan o noktaya giden yollar kapatıldı.
Bu saatten sonra Güler istifa etse ne olur etmese ne olur?
Bu durumu en güzel Nasrettin Hoca’nın , “Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye…” sözü açıklar diye düşünüyorum.
Bu saatten sonra birileri çıkıpta, bu bir siyasi erdemdir diyerek, sevgili dostum Erdem’i bu işlere katmasın.
Erdem itham ortaya atılınca olur, olaya yeni savcılar atanıp, emnyet müdürleri sürülüp, yönetmenlik değiştirildikten sonra değil.
Bu arada 2010 yılında zam talebini Başbakanlıktan dönünce, “Paraya ihtiyacım yok. Ama insanın nefsi istiyor” diyerek dikkat çeken dönemin TOKİ Başkanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın istifası oldukça dikkat çekiciydi.
İstifalarını hür iradeleriyle vermediğinin altını çizen Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da istifaya davet ederek şunları söyledi:
“Rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyon yayınlayınız şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum çünkü soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü başbakanın talimatıyla yapıldı. Bu minval üzerine bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ediyorum. Ancak bu milleti rahatlatmak için başbakanın istifa etmesi gerektiğini inandığımı ifade ediyorum, yüce milletimize saygılar sunuyorum. Bugün bize bir istifa metni bir tane de deklarasyon metni gönderildi. Ben tabii ki partimi rahatlatmak istiyorum ama böyle bir durumda bunun yanlış olduğunu ifade ediyorum ve hayırlı olsun diyorum.”
Bayraktar, özetle Başbakan’ın bunca yolsuzluk ve rüşvet iddiası ortada dolaşırken, Türkiye’nin değil, kendi itibarının kurtuluşu için kendisine baskı yapıldığını söylüyor ve ekliyor ‘Milletin rahatlaması için Başbakan’ın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyorum…”
Şimdi Başbakanın istifasını isteyen Bayraktar’ı ne ile suçlayacaklar:
İsrail ajanı mı?
Amerika’nın maşası mı?
Faiz lobisinin taşeronu mu?
Ne?
Sonuçta bu ülkede Başbakan Erdoğan’ın istifasını isteyen herkesi, herkesimi bir şekilde yaftalamadılar mı?
Şimdi çalışma arkadaşı Erdoğan Bayraktar bunu istiyor?Yazımı bitirirken Başbakan’ın il başkanları konuşmasını dinlemeye başladım.
Başbakan ilkelerle hareket ettiklerini vurgulayarak, yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarını konusunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tavrını eleştiriyor.
CHP’nin Silivri’deki tutumunu gündeme getiriyor.
İyi de o dönem de Başbakan Erdoğan, bugün çete olarak itham ettiğini kişilerle meslektaş olmuş, övgüler dizmiş, ‘Ben bu davanın savcısıyım” dedi.
Bu mudur ilke?
İşimi geldi kahraman, işime gelmedi çete…
Başbakan medyaya yükleniyor.
‘Kararı medya verecekse bütün bir hukuk süreçlerine ne ihtiyaç var’ diyor.
İyi de aynı medya kuruluşlara dün de aynı tutumu sergiliyordu. Hatta devletin televizyonu diye bildiğimiz TRT ev baskınlarını daha baskın yapılmadan duyuruyordu. O zaman başbakan ne diyordu.
Bu mudur ilke…
Sonuç başbakan yine mağduriyet yaratmak için büyük bir gayret içinde…
Ve başbakan halk bankası genel müdürünün evinde çıkan paraları soruyor ve suçluyor:
‘O paralar ne?”
Biz de onu soruyoruz:
Dış mihraklarda, o paralar ne?
Özetle başbakana göre her şey var ama bir
tek yolsuzluk yok!
Ve başbakan Baykal hatta Ecevit’e de komplo yapıldığını söylüyor.
Ecevit’e komplo yapıldıysa, ki bence de yapıldı, bu komplonun sonucunda sizce kim iktidar oldu dersiniz...