Nejdet KALA

ELİTAŞ GÖREVE!

Nejdet KALA

ELİTAŞ GÖREVE!

 

Kayseri Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, basın özgürlüğünün en büyük savunucusu (!)

Hatırlayacaksınız,

Hatırlamayanlar için özetle hatırlatayım;

Yoksa yine dava konusu olabiliriz.

Kayseri Şeker Fabrikası ile ilgili ortada birçok iddia dolaşırken, sonradan kumpas olduğunu kendilerinin ifade ettiği ‘Ergenekon Terör Örgütü’nün kasasının Şeker Fabrikası olduğu iddialarını ardından o zamanki şeker fabrikası yönetimi söz konusu yayınlarla ilgili yayın yasağı talebinde bulunmuş, mahkeme de bunu kabul etmişti.

İşte bu noktada, basın özgürlüğünün yılmaz savunucusu (!) AK Parti Milletvekili Mustafa Elitaş, bir cami hocasıyla diyaloga geçerek, yayın yasağının kaldırılması için cansiperane bir mücadeleye girmişti.

Sonrasında ise özgür basının savunucusu Elitaş ile cami hocasının tapeleri ortaya çıktı.

Öyle gizli kapaklı dinlemeler değil, bizzat devletin yetkililerinin mahkeme kararı ile yaptıkları bir dinleme…

Böyle olunca da aralarında bizim de bulunduğumuz bazı gazeteler, kamuoyuna mal olmuş kişilerin, özel hayatlarına girmeden, sadece ve sadece yargı ile ilgili bölümlerini paylaşmıştık.

Devamında basın özgürlüğünün yılmaz savunucusu (!) AK Parti Milletvekili Mustafa Elitaş, bizi dava etti.

Davamız devam ediyor.

Bu konuyla ilgili ifadelerimizi verdik ama henüz hakim karşısına çıkmadık.

Çıkınca, zamanlamanın manidar olduğunu söylemeyi planlıyorum.

Eee nede olsa günümüzde en geçerli savunma şekli, zamanlaması manidar diyorsunuz, başka şey söylemenize gerek kalmıyor.

Neyse konuyu fazla uzatmadan sadede gelelim.

Şimdi zamanlaması manidar olan son dönem operasyonların ardından İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi haber, röportaj, eleştiri ve dosyanın içeriği ile alakalı yayın yasağı getirdi.

AK Parti’nin önemli isimlerinden biri olan özgür basının savunucusu Elitaş’tan (!) şimdi basın özgürlüğü adına bir hamle yapmasını, bir hocayı aramasını bekliyoruz.

Arasın ve basının özgürlüklerini savunsun…

Yapar mı?

Sanmam…
Bugün Elitaş, o yayın yasağını cansiperane savunacaktır.

Bulunduğu konum onu gerektirir.

İşte bu noktada, ‘Allah’ın sopası yok’ diye haykırmak gerekiyor.

Allah’ın sopası yok, ama insanın başına öyle şeyler getiriyor ki; dün söylediklerini, savunduklarını, arkasında durduklarını bir bir karşısına çıkartıyor…

Son dönemde AK Partililere bakın;

Dün ne söyledilerse, neyi savundularsa bugün tam tersini söylüyor, tam tersini savunuyorlar.

Bu noktada haklarını da yememek lazım.

12 yıldır istikrar, istikrar diye tutturdular.
Şimdi, bir kez daha gözler önüne seriyorlar ki, en büyük istikrarları istikrarsızlık…

YÖK…
HSYK…

Vesayet…

Eğitim…

Dış politika…

Terör…

İşte bazı satır başları…

Lütfen bir bakın: 12 yılda bir çırpıda aklıma gelen bu başlıkların hangisinde istikrar sağladılar.

Hepsinde bir önceki söylediklerini unutup, yeni bir söyleme sarıldılar.

Taa ki, o söylemde ayaklarına dolanana kadar.

İşte son örnek: Elitaş’ın özgür basın için mücadelesi…

Büyük bir istikrar göstererek, bugün dün söylediklerinin tam tersini söyleyecektir… 

Yazarın Diğer Yazıları