2024’ün son günlerini yaşıyoruz.
Yılın sonunda, basının klişelerindendir yılın en çarpıcı olaylarını ve ‘en’lerini haberleştirmek.
Ben de kendimce, emekliler yılı ilan edilen 2024’ün çarpıcı olaylarını ve ‘en’lerini sizlerle paylaşmak istedim.
İlk aklıma gelen olay Narin cinayeti…
Diyarbakır'ın Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta kaybolan ve 8 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ölümü ve sonrasında yaşananlar…
Annenin, amcanın, ağabeyin içinde yer aldığı cinayet, bilinmeyenleriyle uzun yıllar konuşulmaya devam edecek.
Kuşkusuz bu yılın en çarpıcı olaylarından biri de ‘yeni doğan çetesi’…
Para için yeni doğan bebeklerin hayatlarını hiçe sayan cinayet çetesi hakim karşısında hesap veriyor.
Bu konuda hesap vermesi gereken daha çok kişinin olduğunu düşünüyorum.
Her ne kadar en yetkili ağızlar, ‘Biz gereğini yaptık’ diyerek durumu kurtarmaya çalışsa da ilk şikayetlerin 2015 yılında yapıldığı ve şikayetin ardından tam 9 yıl boyunca çetenin faaliyetlerini sürdürdüğü düşünüldüğünde hakim karşısına çıkması gerekenlerin çok daha fazla olduğu tartışılmaz bir gerçek.
İstanbul’da 19 yaşındaki Semih Çelik isimli caninin iki kadını vahşice öldürdükten sonra, Edirnekapı surlarından aşağı atlayarak intihar etmesi de uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek.
Tabii yıl boyunca ekonomik kriz, yaşanan derin yoksulluk gündemden düşmediği gibi 2025 yılında da en önemli gündem olarak konuşulacak gibi duruyor.
Tüm bunlar yaşanırken ülkemizde 2024 yılının en popüler şarkısı ise ‘Cıstak’ olmuş.
Biz ne zaman;
‘Topraktandır cümle beden
Nefsini öldür ölmeden
Böyle emretmiş Yaradan
Sen kalmemsin, ben uç muyum?’ diyen Aşık Veysel’den
‘Bir anadan dünyaya gelen yolcu
Görünce dünyaya gönül verdin mi
Kimi böyük, kim böcek, kimi kul
Marak edip heçbirini sordun mu
Bunlar neden nedenini sordun mu?’ diyen Neşet Ertaş’tan
‘Kendi kitabıma girdim saklandım
Kelime kelime buldular beni
Denizin dibinde ot oldum bittim
Balığın karnından yoldular beni’ diyen Mahzuni Şerif’ten
Kadının aşağılandığı, görgüsüzlüğün yüceltildiği, küfrün sanat diye pazarlandığı günlere geldik.
Aslında tüm sorunların temelinde de bu yozlaşma yatıyor.