Nejdet KALA

CHP'DE SİYASET ZOR

Nejdet KALA

Türkiye’de siyaset zor.

Görülen o ki, CHP’de daha da zor.

Eski il başkanlarından Kemal Nakipoğlu’nun adaylığını açıkladığı toplantıda buna bir kez daha tanık oldum.

CHP her ne kadar yüzde 20-30 bandında bir oy oranıyla siyasi yelpazede kendine yer bulsa da, Türkiye’nin en kozmopolit partisi…

İçinde;

Devrimcisi var,

Liberali var,

Ulusalcısı var,

Etnisiteyi ön planda tutanı var…

Ve bunların hepsi aynı partinin çatısı altında…

Başka bir değişle Türkiye’nin tüm renkleri var bu partide…

Yani Türkiye gibi renkli ve bir o kadar da zor.

Bu aynı zamanda bir de avantaj; bir kitle partisi iseniz herkesi kucaklamanız gerekiyor.

Ancak CHP’nin handikabı özeleştiri ve eleştirinin dozunun biraz fazla kaçması ve kuşkuculuğunun sağ duyunun önüne geçmesi.

Bu sade CHP’nin değil Türkiye solunun gelen sorunu…

Sağdaki partilere baktığınız zaman eleştiri ve özeleştirinin yerini biat kültürün aldığını görüyorsunuz.

Solda ise eleştiri, özeleştiri her şeyin önüne geçer.

Baykal gitsin, bu parti kazanır diyenler Baykal’ın yerine Kılıçdaroğlu geldiğinde, sol düşüncenin hiçbir yerine sığmayacak bir bakış açısıyla, mezhepsel bir yaklaşımın içinde yer alır.

Türkiye’de yaşanan zorluk Kayseri’de ise daha da fazla.

Kimin adı bir yer için geçse, icraatlarından çok, ne iş yaptığı, kimlerle oturup kalktığı, işinin yada oturup kalktığı kişilerin belediyelere yada devlete iş yapıp yapmadığı tüm tartışmaların önüne geçer.

Elbette bunlar önemli noktalardır.

Ancak işin başında böyle bir ayrıma girmek, partiyi yalnızlaştırmak başka bir işe yaramaz.

Eğer il başkanı bir müteahhit ise devletle yada belediyelerle iş yapmayacak mı?

Bence Türkiye Cumhuriyeti’ndeki her vatandaş gibi yapabilmeli.

Bunu yaparken de yeri geldiğinde belediyeyi yeri geldiğinde hükümeti çatır çatır eleştirebilmeli.

Eleştirmedi mi o zaman eleştirin.

Elbette bu eleştiri de bir ölçü olmalı, eleştirmek için eleştirmemeli.

Ama daha ilk günden bu müteahhit belediyelerle işi var, bunun işyerinin belediyeden ruhsat alması gerekiyor, bunun gözünün üstünde kaşı var derseniz, Mars’tan da birilerini getiremeyeceğinize göre, sen ben bizim oğlan partisi olursunuz.  

Dün Kemal Nakipoğlu’nun adaylığını açıkladığı basın toplantısın ardından CHP kulislerinde de bu kuşkucu bakış açısını gördüm.

Kemal Nakipoğlu il başkanı olacak, iş ortağı Mehmet Sağıroğlu’nu da milletvekili yapacak…

Bu iş bu kadar basit mi?

Ya da Nakipoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile diyalogları iyi.

Bir il başkanının bir belediye başkanı ile diyaloglarının iyi olması, belediye başkanının partiye hükmetmesini gerektirmez.

O il başkanı, başkanlık makamını kişisel çıkarları için mi kullanıyor, o zaman geçer karşısına hesap sorarsınız.

Ama önce bir şans vermeniz gerekiyor.

Bizler mesleğimiz gereği olaylara kuşku ile bakmak zorunda olan kişileriz.

Fakat CHP’liler bizlerden daha kuşkucu…

Eğer dozajını ayarlarsanız, kuşkuculuk iyi bir davranıştır.

Ama dozajı kaçırdığınızda paranoyaya döner, ki sağlıklı karar veremezsiniz.

CHP’de başkan kimler aday çıkar bilemiyorum ama kim çıkarsa işi zor.

İşinin zor olmaması için CHP İl Başkanı’nın önce dünya ile irtibatını kopartması gerekiyor! 

Yazarın Diğer Yazıları