Nejdet KALA

BİR OPERASYON VAR!

Nejdet KALA

Türkiye 17 Aralık tarihinden itibaren aralarında bakanlar ve çocuklarının da adlarının karıştığı rüşvet ve yolsuzluk iddialarını konuşuyor.

Türkiye’de büyük çoğunluk bunun yolsuzluk ve rüşvete karşı bir OPERASYON olduğunu düşünüyor.

Her fırsatta topu taca atmayı seven iktidar çevresi ise yine dış güçleri işaret ederek, ısrarlarla AKP değil de AK Parti diyerek AK olduğunu kanıtlamaya çalıştığı gibi, kendine toz kondurmuyor.

Onlara göre OPERASYON AK Parti’ye karşı dış güçlerin bir oyunu…

Bu tartışmaların arasında yeni bir OPERASYON var.

Oda AK Parti’nin AK’lanma OPERASYONU:

Tabii AK’lanmadan AK Parti’nin anladığı, gerçeklerin ortaya çıkma(ma)sı için yeni savcılar görevlendirmek, emniyet müdürlerini değiştirmekten ibaret.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’yı görevden alamayan AK Parti iktidarı, soruşturmaya iki yeni savcının atanmasına karar veriyor.

Sonrasında Hatay’da Belediye Başkanlığı için yürüttüğü  çalışmaları apar topar yarıda keserek önce Ankara’ya, ardından da İstanbul’a geçen Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in İstanbul Başsavcısı Turan Çolakkadı ile bir araya geldiği öne sürülüyor.

Görüşme oldu mu olmadı mı bilemem ama Çolakkadı’nın savcılar arasındaki anlaşmazlık durumunda oy çokluğuna bakılacağı, daha sade bir anlatımla, sonradan atanan iki savcının sözünün geçeceği yönündeki talimatı, kuşkuların daha da artmasına neden oluyor.

Biz de bir operasyon yapalım, dil kurallarını da bir tarafa bırakarak, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne kısaca AK Parti diyelim.

Bakın ne kadar AK oldular!

 

CEMAAT DAHA TUTARLI

Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu Türkiye için bir turnusol kağıdı görevi de üstlendi.

AK kim KARA kim onu zaman çok daha iyi gösterecektir ama biz olaya taraf olduğu belirtilen kesimlerin tutarlılıklarını ölçmek için bu turnusol kağıdını kullanalım.

Kamuoyunun büyük bölümü, konunun diğer tarafında cemaatin olduğunu düşünüyor.
Bu noktadan hareketle, cemaatin tutarlı olduğunu hemen belirtmek lazım.

Cemaat Ergenekon Davası’nda, Balyoz Davası’nda ne söylediyse bugün de aynı şeyi söylüyorlar.

Operasyonunun başında olduğu belirtilen Savcı Zekeriya Öz, onlar için dün de önemliydi, bugün de önemli.

Konunun diğer tarafındaki AK Parti iktidarı için söylenecek söz ise çevir kazı yanmasın…

AK Parti, dün ne söylediyse bugün tam tersini yaparak, aslında 11 yıldır en istikrarlı olduğu, istikrarsızlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

AK Parti’ye göre Savcı Zekeriya Öz dün kahraman savcıydı, bugün derin devlet, çete…

Dün bırakın savcılar görevini yapsın diyen AK Parti, bugün savcıların yerini daraltıyor.

Gezi’de çocukları öldüren, gözlerini çıkartan polisleri

AK Parti’ye göre dün sabahın köründe kansere karşı yaşam mücadelesi veren 80 yaşındaki Türkan Saylan’ın evinin basılmasına alkış tutan AK Parti, Bakan çocuklarının sabah saatlerinde evinin basılmasının ne kadar dramatik olduğunu söylüyor.

Kısacası AK Parti, Balyoz’da, Ergenekon’da vs. ne söylediyse bugün tam tersini söylüyor.

Bir de bu olayı dışarıdan izleyen üçüncü bir kesim var.

Onlar Zekeriya Öz’e dün nasıl kuşku ile baktılarsa bugün de aynı kuşku ile bakıyorlar.

Ama bir şeyi es geçmiyorlar, iddiaların da üzerine samimiyetle gidilmeli.

Ben kendimi üçüncü kesimden görüyorum.

Zekeriya Öz’e kuşku ile bakmak yolsuzluğu iddialarını görmezden gelmemi gerektirmiyor.

Bence bu da bir tutarlılık.

 

 

 

DAVUL DA ÇALSALARDI

AK Parti’nin duygusal isimlerinden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, rüşvet ve yolsuzluk OPERASYONU’nun ardından, oğlu gözaltına alınan İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlunun gözaltına alındığını televizyondan öğrenmesinin ne kadar dramatik olduğunu söylüyor.

Kurda kuzu teslim etmenin dramatik boyutunu görmeyen Arınç, Bakan Güler’in oğlunun takip edilmesine karşı oluşturduğu TİM iddialarına ne diyecek, ortaya nasıl bir dramatik tablo çıkartacak gerçekten merak ediyorum.

Arınç, Bakan Güler’e haber verilmemesini de bir parça anladığını ifade etmek için OPERASYONU yürütenlerin başka üstlerine haber vermeleri gerektiğini ifade ediyor.

AK Parti’nin yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ardından izlediği yol, OPERASYONU yürüten savcı ve emniyet müdürlerinin ne kadar da haklı olduklarını gözler önüne sermiyor mu?

Aslında Arınç, demek istiyor ki, OPERASYON var diye davul çalsalardı da biz de olayı içinden çıkılmaz bir hale getirebilseydi.

Olur, başka bir arzunuz…

Arınç, konuyla ilgili durumu kurtarmaya çalışırken aslında bir de itirafta bulunuyor:

Cemaat – Hükümet kavgasının yarar getirmeyeceğini daha önceden söylediğini hatırlatan Arınç, ‘Gelinen noktada haklı olduğum görülüyor’ diyor.

Bu şu demektir: Niye kavga ettik! Kavga etmeseydik, bu devran böyle sürecekti.

Arınç’ın üzüldüğü şeye bak.

 

Yazarın Diğer Yazıları